Benim yaratabildiğim .
İLYAS GENÇOĞLU
2 kitab. ILYAS KUZU
TÜRKÜDEN KORKANLAR ADAM OLUR MU?
Yüzümü çevirdim gıble yönüne
Çok insanlar girer hayvan donuna
Inancina bakın birde dinine
Inançsiz imansiz adam olur mu?
Dünya boş kalmasın diye yaratmış
Beni âdemleri yoktan var etmiş
Yüzüne sürmemiş pislik sır etmiş
Pislikle uğraşan adam olur mu?
Allah'a özünü tam sağlam bağla
Eşeğin kaçmışsa dur otur ağla
Havadan sudan sen türkü söyle
Türküden korkanlar adam olur mu?
Kul hakkıyla çıkıp varma Allah'a
Miden bulaşıksa çıkman sabaha
Ne hayrin olacak senin babana
Hayâs1z olandan adam olur mu?
Boş ver be yiğidim dünyan karanlık
Midense senin zaten haramlık
Allah'a mahsustur sade selamlık
Selam almayanlar adam olur mu?
Zenginlik fakirlik her kula mahsus
Değerine ahirette keserler mahbus
Insan yaşantısı kelek bir karpuz
Yetmemiş kelekte lezzet olur mu?
Ilyas Gençoğlu'yum çok kelek kaldı
Yillarca koşturdu açıkta kaldı
Sanki bu dünyada çok yüzü güldü
Yüzü gülmeyenler adam olur mu?
25.08.2008
-241-
AZER GIZI
Yalınızlık bana mahsus mu?
Bende Allah' in bir kuluyum
Ancak Allah yalnız kalır
Alişırim azer gizi
Anan atan sağlar iken
Neden gitmedin o zaman
Bu ne vicdan ne de iman
Yalniz koydun azer gizi
Ben gitmedim neden sensiz
Ama sen uçuyon bensiz
Salvar bol ayakkabın ensiz
Sikar ayağını azer gizi
Hep üstümde oynadınız
Büyük sözü duymadınız
Insanlıği sevmediniz
Yahşi yollar azer gizi,
Dün onları beğenmezken
Hallerini hiç sevmezken
Onları evine koymazken
Örnek aldın azer gizı
Ağır otur sen batman kalk
Yaptığıni sayarım halt
Sana ayip görürse bu halk
Hoş mu gelir azer gızı
Olan işler hiç hoş değgil
Benim ahım hiç boş değil
Insanliğa biraz eğil
Çölde kalın azer gi
Olmez amma sürünürsün
Kara yasa bürünürsün
Yüreğinden vurulursun
Ah aldın Ilyas' dan sen azer gizi
25.08.2008
-242а-
YEŞILHISAR
Yeşilhisar'in üzüm bağı
Karşida Erciyes dağı
En yoksulu Büget köyü
Köylerinden Yeşilhisar'in
Yeşilhisar' in zerdalisi
Pancar eker gördelesi
Araplının hergelesi
Nasil gezer köy içinde
Yeşilhisar'in kale köyü
Birleştirir iki dağı
Soğanlının baraj suyu
Can veriyor Yeşilhisar' a
Yeşilhisar'ın kestelici
Çetin olur her yıl kişi
Dağda öter keklik kuşu
Avcular gezer peşinde
Yeşilhisar'ın eğri köyü
Kargı kamış adam boyu
Kavalının çorak suyu
Ilaç gibi bostan bağga
Yeşilhisar' in Tiras köyü
Nohut olur arpa boyu
Kuşcu da uçuşan toyu
Vurur avculari köyde
Ilyas' imin Yeşilhisar'
Yeşil yeşildir bağlari
Kaleye doğru dağlari
Düz ovada Yeşilhisar'im
27.08.2008
-242в-
iki AYAKLI KÖYDEKÍ KURTLAR
Kartal yuvasıina güvercin inmez
Kurtlarla koyunlar bir yerde olmaz
Katırın kiymatından kurtlar ne anlar
Yikar parçalar yer katırı kurtlar
Sirt sirta dayayıp yatarlar karda
Insana saldırırlar kalınca darda
Köylere inerler düşünce zorda
Saldırırlar insana korkusuz kurtlar
Karla kış demez dolaşır dağda
Ne geyik birakır ne tavşan bağda
Bu sene keçiler tükendi köyde
Ortak olmuşlar anama insandan kurtlar
Girnap hasan kurt ağzı bağlardı
Davara gitmezdi yönüs ağlardı
Kurttan korkusundan türkü söylerdi
Yönüsü dinlerdi dağlarda kurtlar
Bizim köyün çobanları tüm öldü
Ağıldaki sürüyü hırsızlar böldü
Înaniyom köylümün elide vardı
Işte iki ayaklı köydeki kurtlar
Size yemin olsun herkes biliyor
Nefesleri kokmuş dağda uluyor
Çalmişlar davarları köpek gibi uluyor
Bizim köyde yetişen şerefsiz kurtlar
llyas yine dertli nereye geldik
O gancik kurtları çok iyi bildik
Izinden sürerek yerini bulduk
Keçiyi susa da kaçırmış kurtlar
28.08.2008
-243-
DUT YEMÍS ÖTMEYEN BULBŪLE DÖNDÚM
Yine toz dumana ben esir oldum
Içinden çikilmaz bir hale düştüm
Baş kaldrdı yine kara küheylan
Çikması zor olan kuyuya düştüm
Ne kadar kalleşsin sen kahbe dünya
Şu ömrümün sonunda ben kaldım yaya
Her halde uymadım ben yeni çağa
Oturdum düşündüm çıkmaza düştü
Ne kadar düşünsem ne kadar yazsam
Hayale dalınca dünyayı gezsem
Ummana dalıpta göllerde yüzsem
Hep suyu kurumuş göllere döndüm
Bülbüle özendim birde kekliğe
Alişmışım ömür boyu çokluğa
Kaldık avrat ile yine tekliğe
Dalları budanmış ağaca döndüm
Var olan varlığa sakıl güvenmen
Malım mülküm evlat diye öğünmen
Daha ben yiğidim diye öğünmen
Düşüpte darlığa ayyaşa döndüm
Hayat nerden nere bahara benzer
Yine beni yumuşatti o kara hınzır
Yaşamiya ne var olmasa Munzur
Yeşeripte açan bağlara döndüm
Biletini aldı koydu cebine
Inemedim bu sırrinin dibine
Biraz açık verdi geldi gibime
Dut yemiş tmeyen bülbüle döndüm
29.08.2008
-244-
MUSTAFA I
O yeşil gözüne sari saçina
Dünya hayran idi sana Mustafa
Allah'in lütfuydu sen Türkiye'min
Başında bulundun gazi Mustafa
Yedi düelin gözü bütün sendeydi
Iman gücü vardı sende Mustafa
Rusya Karadeniz den hücuma geçti
Karşı koydun onlara sarı Mustafa
Erzurum mütahakeresi olduğu zaman
Ruslara vermedin asla hiç aman
Hala hor bakıyor sana Mollalar
Kendini bilmezler onlar Mustafa
Cepheden cepheye sanki şahindin
O Mollalar o zamandan haindi
Sana küfredenler zaten gavurdu
Onlar zaten jorgo morgo Mustafa
Onların kanında bozukluk vardır
Türkiye'min toprakları onlara dardır
Anasi atası tamamen zırdır
Jorgolar digranlar ürer Mustatfa
Senin varlığında onlar vatanda
Gâvurlarla koyun koyuna yatanda
Ana bacıları güneş batanda
Düşmanim koynunda idiler Mustafa
Menemende neler neler yaptılar
Allah'i unutup jesüslere taptilar
Kubülay'i hunharca şehit yaptilar
Onlar gâvurdan da kötü Mustafa
30.08.2008
-245-
MUSTAFA II
Sen ki Aliriza Efendibaban
Sen ordan ayrıldın şaşırdı Y unan
Bizlere müzedir doğduğun binan
Seni unutur mu Türklük Mustafa
Hatıra defterine neler yazdılar
Otobüste üre üre gezdiler
Zübeyde'nin oğlu diye kızdılar
Keşke kardeşlerinde olsa idi Mustafa
Yurda sulh cihana sulhu sen verdin
Dumlupinar Sakarya bunları gördün
Silah arkadaşın Ismet' le cephede kaldin
Yilmadın ileri dedin Mustafa
Çanakkale'm şehitlerin diyar
O mavi gözlümün saçları sarı
Seni sevmiyenler Molla hiyarı
Veletleri hala yurt da Mustafa
Sürmedin onları sen bu topraktan
Ne istiyorlardı benim Atam'dan
Rusdan Ermeni' den olan sipandan
Intikam almadı sizden Mustafa
Simdi biz Íran' dan daha beterdik
Cephane yoktu sapan taşı atardık
Analı bacılı dağda yatardık
Kağnılarla erzak çektik Mustafa
Ilyas Gençoğlu'yum Türkiye'm benim
Vatanıma kurban bu hasta canim
Ay yıldızlı bayrak ünvanım şanım
Başka topraklarda akmasın kanım
Oz vatanım yurdum benim Mustafa
30.08.2008
-246а-
SELIM ABÍ
Holzminden de bizim bu laz Selim'i
Çarşida olunca sorar halimi
Ehli erkân bilir düzgün yolunu
Hep ileri gider laz Selim Abi
Haramdan anlamaz helālı sever
Ağzından çikacağı beş kere gever
Her sohbet başında atayı över
Gerçekten ayrılmaz bu Selim Abi
Ibadeti yapar Allah'i için
Tarihten anlatır hep biçim biçim
Alevi sunisi yok onun için
Kulu kuldan ayirmaz bu Selim Abi
Azinikla çoğunluk hepsi eşittir
Beni Ademoğlu çeşit çeşittir
Bizim Selim insanliğa âşıktır
Insanlari sever hep Selim Abi
Alevi sunisi gürcü Abaza
Hep kendi halinde gider namaza
Sağina dönüpte geline kiza
Doğrulupta bakmaz laz Selim Abi
Ibadetin değerini çok iyi biliyor
Bazen hiddetlenip bazen gülüyor
Holzmindenin çarşısinda yürüyor
Kula kulluk etmez bu Selim Abi
Bildiğinden asla hiç taviz vermez
Insan olmayanı zaten hiç sevmez
Istiyerek asla hiç gönül kirmaz
Saat on ikiden sonra yok Selim abi
30.08.2008
-246в-
SAHIP OL PENCERENLE METAL KAPINA
Ey havada uçuşan kanatli kuşlar
Hepside yüksekten uçup giderler
Söz sohbetini de bilmiyen puştlar
Gel görki ardımdan sohbet ederler
Dostum bu dünyada neler yapmadım
Seni yaradana sense tapmadın
Dedin ki eğri yola asla sapmadın
Ne zaman düz yolda yürüdün söyle
Defol sen önümden çıkma karşıma
Renkli tuz koyarim sonra turşuna
Pazar kurar isem senin çarşına
Tezgah toplamaya zamanın olmaz
Sahip ol pencerenle metal kapina
Sahip çk bey namaz aksi sıpana
Atma sözlerimi sakıl yabana
Halden hale düşürür o sıpan seni
Martılar uçuşur deniz üstünde
Gel bana bulaşma bana kastın ne
Bak haline felek ile aşkın ne
Sonra halden hale düşürür seni
Çalışıp da bana çörek mi verdin
Harman mi savurdun kendini yordun
Saygıli davrandın el pence durdun
Kirklar meclisine alırlar seni
El açtım hüdaya haval eyledim
Uçan kuşu yerde kurdu neyledin
Helal haram demedin hepsin avladın
Gün gelir Ilyas'1da vurursun canim
30.08.2008
-247-
SEVGINĪN ȘERBETI ŞURUBU NIZAH
Sana küstüğümü nasıl anlatam
Kirmak istemedim seni sevdiğim
Yollarına yüksek duvarlar örsem
Aşta git yolundan kalma sevdiğim
Sevginin şerbeti şurubu nizah
Derdimi şiirle ederim izah
Çuvala sığmıyor bendeki mizrak
Tak mizrahı beline çek git sevdiğim
Benden selam götür senin vatana
Kabrini ziyaret et egil atana
Hep beni esir ettin yetim sipana
Ezdirdin beni sen ona sevdiğim
Hep ona savundum haksız ben oldum
Sözüm kar etmedi artık yoruldum
Kulağım duymadı gözden kör oldum
Ardına baksan da görmem sevdiğim
Bir gün olsun size çıkmadım haklı
Çektigim çileler içimde saklı
Verdiğiniz 1zdırap tam yedi katlı
Bina diktireyim size sevdiğim
Allahın kuluysan bana doğru gel
Bir gün size vurursa eğer kaba yel
Tutani unutman hele coșkun sel
Gelip de alacak sizi sevdiğimn
Ilyas'in kaderi ömrünün sonu
Saşırdı pusulayı kaybetti yönü
Geçmedi son zaman tatli bir günü
Sizde görün ayni günü sevdiğim
01.09.2008
-248-
ÜKRÜM ALLAHIMA VALLAHÍ VALLAH
Vekilim Allah'im kefilim Allah
Her seher kalkanda derim bismillah
Her el açtiğımda ilahi ilah
Zikrim Allah' ma vallahi vallah
Şu cümle alemi yoktan var eden
Benim gibi kuldur o ölen dedem
Rizasiz lokmayı ben kabul etmem
Zikrim Allah' ima vallahi vallah
Verdiğin nimete şükür eylerim
Ağzimi açanda Allah söylerim
Bizi yaradana dua eylerim
Şükrüm Allah'ma vallahi vallah
Rizasiz so fraya kaşık sallamam
Haram yemiyorsa iti yalamam
Eğer haksız ise insan kollamam
Zikrim Allah' ima vallahi vallah
Harama eğilme ey sofu gardaş
Bulunmaz aslında sana hiç yoldaş
Bu devirde yoktur yezit Kızılbaş
Şükrüm Allah' ima vallahi vallah
Herkesi yaratmış o koca hüda
Balik bulunmaz ki bulanık suda
Gel dolaşıp durma sen orda burda
Zikrim Allah'ima vallahi vallah
Ilyas ayrı değil öbür kullardan
Beyni çalışmayan bütün kellerden
Dön de gel geriye eğri yollardan
Sükrüm Allah' ima vallahi vallah
01.09.2008
-249-
YORULDUM YA YORAMADIM
Her gün kafamı duvara
Vura vura yaramadim
Birde baktım ömür geçmiş
Geri dönüp gelemedim
Geri dönsem neye yarar
Sürüp gitsem bana zarar
Dağdaki güttüğüm davar
Kayıb ettim bulamadım
Dişim düşdü saç kalmadı
Bu gül benzim erken soldu
Sürüme hep kurtlar daldı
Vuram dedim vuramadım
Kurtlar verdi bana zarar
Söylen yaramı kimler sarar
Anam her gün beni sorar
Gel diyor ya gelemedim
Neredeyse ben unuttum
Yine yanlış bir iş tuttum
Parasiz hep davar güttüm
Yoruldum ya yoramadim
Şikâyetim tek Allaha
Yol daraldı yoktur saha
Iran' daki Riza şaha
Varam dedim varamadım
Az kaldı Ilyas'in ömrü
Allah olanları da gördü
Felek defterimi dürdü
Gelem dedim gelemedim
01.09.2008
-250-
YEDINIZ BENI
Yedim şu ömrümü şu kullar için
Kullar yordu yollar çok yordu beni
Höxter dedikleri küçük kasaba
Elimi kolumu bağladı beni
Çok uğraştım çekip gideyim diye
Sanki bana Höxter geldi hediye
Omrümü geçirdim gerçekten niye
Bir vefas1z yar bağladi beni1
Nere gitsem durmaz geri gelirdim
Gözlerim kör iken yolu bulurdum
Nefes almaz amma yine solurdum
Yaşarken öldürdü tüketti beni
Yirmi beş yılımı verdim Höxtere
Hasta oldum artık aldım teskere
Isterse öleyim gitmem doktora
Ne kadar uğraşsam eyi etmez beni
Tükenmiştir kalbim dermanı yoktur
Nasıl çare bulsun bana bu doktur
Kimseye borcum yok yüzüm apaktır
Bana borçlu olanlar yediler beni
Istemiyom artık dostlari görmek
Artık bana düştü sadaka vermek
Yok mudur sizlerde hal hatır sormak
Duvar kağidı gibi dürdüler beni
Ilyas'im gidiyor sizlerde gelin
Ben ne damat olurum nede siz gelin
Tek kalmış kurt gibi delikte ulun
Derime tuz basıp yediniz beni
01.09.2008
-251-
HÖXTER I
Şu ömrümü yedin bitirdin benim
Bağlanıp da sana kaldım be Höxter
Yirmi beş yılımi sende geçirdim
En son defterimi dürdün be Höxter
Çok çaliştım daldan dala siçradım
Yetmiş dokuzda esnafliğa başladım
Kazandım kaybettim ama şaşmadim
Dertden derde saldın beni be Höxter
Hiç insan seçmedim herkesi sevdim
Azül felan demedim bağrıma koydum
O zamanlar gerçek bir Ilyas beydim
Düşünce beni sen görmedin Höxter
Hangi kapiya vardiysam eger
Bu Almanlar verirdi bana çok değer
Pil bitince işim bitermiş meğer
Bana vefa borcun yok mudur Höxter
Çok işs yeri açtim çok para verdim
Finanzamtınızla pek çoktu derdim
Vatanıni sevmeği ben sizde gördüm
Maliyeniz kurt gibi sizin be Höxter
Yamukluk yapmadim doğru çalıştim
Hesaba kitaba sizde alıştım
Bu serbest mesleğe nerden bulaştım
Doğru dürüst rente vermedim Höxter
Ilyas'a dert verdin yüzü gülmedi
Bana ölsün diyenler hala ölmedi
Sürünesice avratlar kiymet bilmedi
Onlar benden sonaya kalsınlar Höxter
02.09.2008
-252-
HÖXTER II
Borçlandım âleme ödedim geri
Hala yanimdadır borçlu defteri
Birine akılliysam beşine serseri
Onlar benden dik geziyorlar be Höxter
Kötülüğüm olmadı bilerek asla
Var diyen var ise mezara sakla
Yardım için millete atardım takla
Yinede kiymatım olmadı Höxte
Biri gelip tutsun bernim yakamdan
Bilir bilmez konuştular arkamdan
Kim senin hakkı yok tuta hirkamdan
Sirtmdan soymaya deyil mi Höxter
Açına aş verdim toka sigara
Sigara içmeyene hep sütlü kahve
Hatırima dokandılar bir şey bahane
Yerden yere çaldilar beni be Höxter
Eger bir defa daha doğupta gelsem
Hasbel kader Höxter'e bir güneş olsam
Kara bulut olup Höxter'i sarsam
Ne demeye hakkın vardır be Höxter
Son zamanda ölüp ölüp özendim
Geçmiş hatıralarimı kitaba yazdımn
Serveti kaybettim hatır kazandım
Bilmeyen bilmesin bilen var Höxter
Isterdim mezarım Höxter de olsun
O batan güneşim üstüme doğsun
Kollarımı böğrüme Zeyneb'im koysun
Ama sende ölmem yinede Höxter
02.09.2008
-253-
HOXTER III
Alti ayda yedi sefer dükkán
Soyup talan edip alıp gittiler
Vefalı Türklerim sensin dediler
Utanmaz yüzlüler sendedir Höxter
En son yakalandı firidhelm schimid
Ekmeğimi çok yedi böylesi bir it
Meselenin neresinden tutarsan tut
Çocuklarım doğruya şahittir Höxter
Omrümün üçte biri Höxter'de geçti
Bazen oldu her şey boyumu aşti
Baktıki olmuyor Höxter' den kaçtı
Kalanların yeri bol olsun Höxter
Ne sitemim vardır nede hiç derdim
Beyhüda yirmi beş yılımi verdim
Zannettim her şeyi ben sende gördüm
Beyhüda bağlandım ben sana Höxter
Zannederler beni uyanık ayık
Yakışmayan kişiye vacip mi biyık
Helede Ağustos da vurursa soğuk
Durulmaz boranda kişında Höxter
Süleyman koçumuz var idi gitti
Kel Ali ardından hep takip etti
Veli aşçi eridi tükenip bitti
Kimleri bağrında sakladın Höxter
Sirasiyla yavaş yavaş herifler öldü
Müftü dayı inan ne güzel öldü
Anladimki sıra artık Ilyas'a geldi
Kürt Hasan' la sağir sıirada Höxter
02.09.2008
-254-
HOXTER IV
Gerçi Allah bilir kim gider önce
Daglarda arardn dört dalli yonca
Kendini zannetdin koskoca hanci
Handa yıkılacak hanei da Höxter
Yeri geldi gerçek aç susuz kaldm
Bazen çok ağladım bazense güldüm
Gülenle çok güldüm ölenle öldüm
Ama yine yüzüm gülmedi Höxter
Canavar Tahir' im yalınız kaldı
Içimizde şanslı laz Temel oldu
Ordulu Mehmet de hiç saç mi kaldı
Hidır hepimizi yolcu eder Höxter
Çanakkaleli Hüsey in'in ölmüş karısı
Kendiside zaten eşek arısı
Kara Ali Höxter' in zır zir delisi
Nermin' ide alıp yok ettin Höxter
Kel Ali'ye dedim bir derdim vardır
Dedi söyle görem sonucu nedir
Desem mi demesem gerçekten zordur
Bin mark istedi benden Kel Ali Höxter
Rasim hoca gaydalıydı kocadı
Gülüstan hanımin hali neceydi
Vari yoğu sevgilisi hocaydi
Uzun Ali Molla oldu be Höxter
Hepsi yalan amma bu yani esas
Ezrail gelecek kisasa kisas
Obür tarafta yok ki bankada hesap
Her şeyi Ilyas'dan aldın be Höxter
02.09.2008
-255-
ALLAHI ALDATMAYA NE GEREK VARK
Ya Müslüman olun ya gâvur kalın
Akciğer bozuksa sen nasıl solun
Birazcik doğrulsa o eğri yolun
Allah'dan korkmaya ne gerek varki
Hayatın hatayla doluysa eğer
Allah'dan korkmayı o zaman değer
Sirtina vurulursa tahtadan eğer
Insan gibi gezmene ne gerek var ki
On bir ayda özün düizgün değilse
O sultan bir ayda zaten düzelmen
Eğer ömür boyu Allah diyorsan
Kuldan utanmaya ne gerek var ki
Kul hakkı yediysen kurtuluşun yok
Dünya'yı yesen bile olamazsın dok
O zaman ahret de hiç de yerin yok
Zenginim demeye ne gerek var ki
Allah'1 Allah bil canı gönülden
Yalpa yapma sakıl doğru yolundan
Utanmayacaksan eğğer Allah kulundan
Yüzüne perde tutmaya ne gerek var ki
Kulluk yaptın ise yüce Allah'a
Her seher kalkınca sen Bismillaha
Duayın içinde süpanallaha
Inandıysan korkmana ne gerek var ki
Inanci olmayanı imanı olmaz
Itikati olmayan allahı bilmez
Yalan dolan ile hiç kulluk olmaz
Allah'1 aldatmaya ne gerek var ki
03.09.2008
-256-
ÇOK SERINDIR SUYUN ŞEKER PINARI
Karakaşlarına sirma saçına
Işlemeli yazma takmış sevdiğim
Boynunu büküp bir köşeye oturmuş
Nazli yar gelecek diye sevdiğim
Çekmiş sürmesini kara gÖzüne
Karişmiş obaya bey lik düzüne
Yörük çadırında şavkı yüzüne
Vurmuş parlıyordu benim sevdiğim
Sariçiğdem sarmiş tüm yamaçlari
Seher seher öter bülbül kuşları
Yörük yaylasından son gidişleri
Olmali herhalde canım sevdiğim
Dönde gel geriye desem gelmezsin
Seni sevdiğimi neden bilmezsin
Küsmüsün kadere neden gülmezsin
Gülmeyi bilmezsen ağla sevdiğim
Yüklemişler develere yükünü
Bu sabah erkenden aşmış tekiri
Torosun döşüne kurmuş çadıri
Bozantiya doğru yürür sevdiğim
Çifte handa sira Sira katari
Çok serindir suyun şeker pinari
Dar boğazdır yiğitlerin diyar
Ulu kışla sende imiş sevdiğim
Yörükler beyleri bora gelmişler
Niğdeye yönelip yolun almişlar
Su bizim Büget'e seher inmişler
Ilyas göçü orda bulmuş sevdiğim
03.09.2008
-257-
ALISMISSIN SEN
Tutsam şu ağzini iple baglasam
Fuzuli hirgüre alişmişsin sen
Oturup da ardin sra ağlasam
Boş yere hirgüre alişmişsin sen
Kaç gündür kaşındin nizah etmeye
Kafaya koydun sen zaten gitmeye
Birde diyorsunki izin yapmaya
Insan dolamaya alışmışsin sen
Ana bala vazgeçin çürük işlerden
Mideniz kabullenmiyor helal aşlardan
Tavuk gibi gördüğünüz sahte düşlerden
Asılsiz düşlere alışmişsin sen
Taşıma su ile değirmen dönmez
Ruzunuz gidenler geriye gelmez
Inşallah gidenler geriye gelmez
Akil aramaya alışmişsin sen
Hele bir git gel senle görüşem
Hallerin olacak senin perişan
Var midır işine senin karışan
Allahi görmemeye alişmişsin sen
Senin hiç sucun yok hatalar bende
Bende suç aramiyom hiç artık sende
Solmaz' örnek aldim gidip gelende
Solmaz çalışıyor yatmaya alışmışsin sen
Sana söyleyecek hię sözüm yoktur
Sen gerçek hastasin dermanin yoktur
Sana akil veren balalar çoktur
Yikıp dağitmaya alışmişsin sen
04.09.2008
-258-
ALLAH YUKARDADIR BIL AZER GIZI
Açtim kapısıinı benim komşumun
Ayı bana bakar bende ayiya
Ayıyla biraktun beni baş başa
Sira bana gelir ey azer giz
Kaderde var imiş hayvanla kalmak
Bir günde pis oldu sirtimda gömlek
Gelince canana var hesap vermek
Ayin bana yoldaş ay azer giz
Bazen o hayvanlar insandan yahş1
Ama adi hayvan o onun bahti
Canlisi diğrandan dahada yahşi
Doğru değil midir ay azer gizi
Pişirdiğin tavuğu soğanla ekmek
Yiyorum yoksunki seni beklemek
Başladı Ilyas'a yeni emeklemek
Yalniz hiç olmuyor can azer gizi
Yaptiğin sarmalar dolapta durur
Bu yalnız olmağımi o Allah görür
Ozün doğru ise meri mohsun yol verir
Yoksa yurdunda sen kal azer gızi
Incitme sakıl sen orda kimseyi
Galeye alma sakıl her şeyi
Ne olursan ol unutma bir şeyi
Allah yukardadır bil azer gızı
Bazen oldu önüme aşda koymadıin
Hep bana kinlendin sarilip yatdin
Her zaman bèni sen diğrana sattin
Sebeb neyidi bilmem de azer gizi
05.09.2008
-259-
YA BIR DAHA GÍTME YA DA HIÇ GELME
Yola koydum seni geldim evime
Lambayi yaktım amma odam karanlık
Ne bir ses geldi ne de bir soluk
Gerçek ağır geldi durum cananim
Ya bir daha gitme ya da hiç gelme
Hiç kendi başına bir karar alma
Sonunda ağlayıp saçını yolma
Tek başına yolda kalın cananim
Ben çocuk değilim bom boma kanmam
Bir daha cahillik yapmazsın sanmam
Ben senden gidersem bir daha gelmem
Gel kendini düzelt artık cananim
Güvenme âlemin süslü sözüne
Fazla oynayamam artık nazına
Hastayim diye bakmam alin yazima
Bu yazgiyı kimler yazdi cananım
Sakıl demiyesin takdir ilahi
Musiye giderim derim billahi
Firişkaya şikâyetim vallahi
O zaman cevabin nedir cananım
Oturdun oturdun birden hiz aldın
Bu sefer balana kimden kiz aldin
Kimin kapisindan gidip söz aldın
Git de gel bakalım an lat cananım
Hiç boyun eğmiyom artik sizlere
Hep boyun eğdiğim kara gÖzlere
Utanmak bilmeyen iki yüzlere
Böyle olur ise daha bakmam cananim
05.09.2008
-260-
ASKER
Nüfusu artırdık bir asker daha
Doğup da gelmiştir yalan dünyaya
Enişte Micheil olmuştur baba
Analı babalı büyüisün asker
Her ana babanın büyük arzusu
Doğup da gelirse erkek kuzusu
Takdiri ilahi alın yazısı
Analı babalı büyüsün asker
Dinle beni sayin ey küçiük asker
Daha dün annen çocuktu senin
Inşallah mutlu olur gelecek günün
Içtimaya hazır ol ey küçük asker
Şimdilik büyümen yetiyor bize
Bir selam yollayım dedim ben size
Dikkatli olunda gelmeyin göze
Karavana hazırdır yetiş be asker
Tlyas amcan size mutluluk diler
Nenesi çok sever dedesi güler
Cananın evine konan bülbüller
Zamani gelince uçup gidecek
Canan abimin kızidır okudu yılmadı. Diplomasını aldı evlendi ve
bir çocuğu olmuş onun için ona asker diyorum doğan her erkek çocuğu vatan
hizmetini yapması lazım inşallah o da büyüyüp vatani görevini yapacak fakat bizim
ömrümüz yetmez onu görmeye. Allah akil fikir versin. Anali babalı büyüsün dileğim budur.
06.09.2008
-261-
DAYIMIN OĞLU KAZÍMi 42 YILDIR
GÖRMÜYORUM KENDISİ İZMIRDE!
Şu Büğet köyünün yiğit dostları
Duydum sesinizi şadıman oldum
Nice yıllar geçti hasretik bizler
Duydum sesinizi şadıman oldum
Ozledim kazimi dostum Yaşar'i
Yine hatırladım natır Hasan'i
Dursun'u Ilhan'i bana küseni
Adıni andıkça şadıman oldum
Gurbetlik bizleri yedi bitirdi
Bir geçim derdine alıp götürdü
Sizlere yazdığıim üç dört satırdı
Yazdiğım şiirle şadıman oldum
Ilyas'im yürek den çok yara aldı
Yillar sonra yine dostları buldu
Derdini unuttu yüzleri güldü
Hele bu yaştan sonra şadiman oldu
Herkes dağilıp da gitti yurdundan
Kirk iki yıldır haber yok Hasan kurtundan
Aysecik felç olmuş köyün derdinden
Bu haberi duydum tarımar oldum
Özledim yediden yetmiş köylümü
Adını söylemiyom sana boylu mu?
Hig kimseye demedim kendi halimi
Yanip tutuşarak kehribar oldum
Ilyas'in dertleri saymayla bitmez
Selam salsam dostlara selamin gitmez
Garipler yurdunda bülbüller ötmez
Şu Büğet köyünden ben şair oldum
06.09.2008
-262-
BÖYLE OLMUYOR
Sen gideli günler bana karanlık
Sensiz yediklerim hepsi haramlık
Ne halimi ne hatirmı soran yok
Yeter artık gayri dön gel olmuyor
Gündüzler karanlık gecem aydınlık
Inan benim bu yaşantım baygınlık
Bitti artık bu dünyada saygınlık
Sayılsakta sevilsekte olmuyor
Çiceklerin susuzluktan kurudu
Yola bakan bu gözlerim kurudu
Yalnız kalmak bu Adem'e zor idi
Adem Havva olmayınca olmuyor
Seni beni bir odaya koysalar
Koyun gibi baba dağda yaysalar
Yavru kuzu gibi seni seni sevseler
Koyun gibi melesende olmuyor
Sira sira yüce dağları aştın
Turna gibi sende yalıniz uçtun
Ay dogmadan yaylaları sen geçtin
Dön gel desem gelemezsen olmuyor
Günler sensiz kolay kolay geçmiyor
Gönül bohçasında güller açmiyor
Bülbül neden yuvasından uçmuyor
Yavrusu yuvada kalsa olmuyor
Ilyas'in hiç bitmiyor çilesi derdi
Hep böyledir kahpe dünyanın ferdi
Duydum ölmüş bülbülümün tek ferdi
Kafes boştur bülbül şaşkın olmuyor
07.09.2008
-263-
MEZARIMA BEKLERIM GEL GIZLi GÍZLİ
Adinıin baş harfi her satırimda
Yazdığım şiirde hep gizli gizli
Derdimi döktüğüm sarı tellere
Vurdukça ötüyor hep gizli gizli
Bam teline vurdum fazla bağırdı
Cim teline vurdum seni çağırdi
Mizrabim yok idi düzen dağıld
Çalmadan çağırdım tüm gizli gizli
Notayı bilmiyom kara düzenden
Yillarca hastayım senin yüzünden
Dermanim kesildi iki dizimden
Ah edip çekiyom dert gizli gizli
Derman dilenirken bir de sen çıktın
Ezrailden beter göğsüme çöktün
Siktin ümmüğümü yüzüme baktın
Beni öldürürs ün sen gizli gizli
Adını döşüme döğme yaptırdım
Elimden kaçırdım yele kaptırdım
Kaba yel dokandı yine hapşırdım
Hep derman aradım ben gizli gizli
Çiktim yüce dağda seni aradım
Araziyi karıç karıç taradım
Seni kollarımla sik sik sarardım
Bağrıma basardım hep gizli gizli
Ilyas'in derdine olmadin derman
Bana hazır ettin koskoca ferman
Kollarımla artık seni hiç sarmam
Mezarıma beklerim gel gizli gizli
08.09.2008
-264-
ABUZER MUTLU
Geldim gidiyorum yalan dünyadan
Kalanlar mutsuzdur gidenler mutlu
Yavan yağlı yedin etli ve sütlü
Aç gezen mutsuzdur dok ölen mutlu
Ne yaptin ne ettin özüne sakla
Sevabin günahın ölmeden pakla
Haşır neşir olmadıysan halkla
Sorgulanan mutsuz soranlar mutlu
Hak deyip de hak yolundan gittiysen
Yalan dolan ile geçim ettiysen
Ali'nin keçisi sütsüz seninkisi sütlüyse
Ali çok mutsuzdur Abuzer mutlu
Hak deyince akan sular durulur
Allah'a asiler çabuk yorulur
Boş boşuna öfkelenir darılır
Darılan mutsuzdur daraltan mutlu
Ne olursan ol yolun düz olsun
Olünce ardından her gün söz olsun
Dört mevsimden biri her yıl güz olsun
Sonbahar mutsuzdur ilkbahar mutlu
Ne kadar çalışsan olmaz servetin
Evlat hayırsızsa işte mürvetin
Deli akillısı vardır herkesin
Baba mutsuz öldü evlat çok mutlu
Ilyas Gençoğlu'yum doğdum ölürüm
Allah'a can borcum aldım veririm
Hep kendime oldu inan zararim
Sevdiklerim mutsuz sevenim mutlu
09.09.2008
-265-
GEL KARDEŞĪM ȘÜKRET NOLUR ALLAHA
Kirma merdivenin basamağini
Atlayıp sıçramakla dama çıkılmaz
Birak sen el âlemin yaşamagini
Gözleri kapalı göğe bakılmaz
Gözlerin açıkken geldin dünyaya
Bazen atlı bazen yürürdün yaya
Hiç âmin demedin hayır duaya
Merdiven olmazsa dama çıkilmaz
Gel kardeşim şükret nolur Allah'a
Yetmez mi hasretliğın senin anana
Neden siğinırsın bilmem yalana
Yalan ne alınır hem de satılmaz
Satılık neyin var nerde terazin
Soyuna sopuna var mi garazin
Böyle mi doğuştan hep alın yazın
Alın yazISina asla tadılmaz
Aciyı tatlıyı dilinle ara
Nolur Allah deme düşünce dara
Bülbül gibi alışmışsın hep zara
Kafesteki bülbül gibi ötülmez
Yurdun olsa senin meşeyle orman
Gördügün düşleri hayıra yormam
Eğer insan isen hiç hatır kırman
Gönül kirdıysan hatır yapılmaz
Ilyas çok özendi hatır almaya
Ortağim dünyaya güneşe aya
Hissedar olduğum çağlayan suya
Baldır siğamadan asla girilmez
10.09.2008
-266-
BEYCE KÖYLÜ MUHARREM
Kütahya Ili'nin Simav kazasi
Beyce köyündendi Sarı Muharrem
Bir geçim uğruna dünya dolaştı
En son almanyaya geldi Muharrem
Çoluk çocuk dedi çok işler yapt
Ticareti severdi aldı ve sattı
Gitti Azerbeycan'a iki hafta yatt
Arabasıni ölmüşe sattı Muharrem
Ağır vasıta sürerdi uzun yollarda
Günlerce dışarda bazı hallerde
Tirci diye dolaşırdı bütün dillerde
Gerçekten şofördü bizim Muharrem
Sessizdi kimseye vermedi zarar
Dünyayı kucaklasa neyeki yarar
Izine gitmeye vermişti karar
Toprak seni çekti gittin Muharrem
Allah'in sevdiği kulu senmişsin
Hakkin rahmetine gönül vermişsin
Rabbim'in izniyle kabe görmüşsün
Yüzünü kabeye sürdün Muharrem
Tam caminin dibinde Beyce'de evi
Inan ağlamıştır sana hep köylün
Bol olsun toprağın bol olsun suyun
Ne alip götürdün söyle Muharrem
Iki ay öncesi son son görüşümdü
Gözleri maviydi hep sarışındi
Derdiki Ilyas'a bu sağdicımdı
Sana rahmet olsun sağdıç Muharrem
10.09.2008
-267-
YARDAN AYRI DÜŞTÜM BU OCAK SÖNÜK
Koyun sürüsüne çoban olmayı
Ne kadar isterdim ama olmad
Hayırsiz evlata baba olmayı
O kadar istedim ama olmadı
Istedim ki Musa gibi dağlarda,
Davar otlataydım yeşil bağlarda,
Viraneye dönmüş köhne köylerde
Gezip dolaşmağa zaman olmadi.
Ne güzel meleşir körpe kuzular
Anasız dolaşır yürek sızılar
Balsız kovanlarda arı vizılar
Bal alıp bal satam dedim olmadı
Samiş yamaçları sarıçiçekler
Balalar yetişmiş artık emekler
Yavruları ölmüş celep inekler
Alip satam dedim ama olmadı
Obaya kurulmuş kara çadırlar
Düzt aban toprakta olmaz sedirler
Gönül sevdiğini yine hatırlar
Unutayım dedim ama olmadı
Efkârland gönül geçmişe dönük
Yardan ayrı düştüm bu ocak sönük
Hep boşuna gitti verdiğim emek
Tut elimden dedim yine olmadı
Ilyas'in gönlünde hep sira dağlar
Viraneye dönmüş köyümde evler
Anasız kuzular hep yürek dağlar
Yavruya babayım dedim yine olmadı
10.09.2008
-268-
SARIKAYALI HEMŞERIM FIKRET BAYER
Ilk gelenler yavaş yavaş dönüyor
Hani o tahta bavulun sevgili Fikret
Zamanı değildi çekip gitmenin
Görecek gününü görmedin Fikret
Az daha beklesen olsaydı düğün
Demek ki gel demiş Rabbim büyüğüm
Topraği çekmiştir seni köyüyün
Toprağin bol olsun hemşerim Fikret
Ne aldın ne sattin fani dünyada
Demekki çok sevmiş seni o hüda
Oğlunda erecek ama murada
Fakat sen yoksunki sevgili Fikret
Işte bu böyle dünya ahvali
Dünyaya kalacak dünyanın malı
Yorganın istersen ipekten halı
Alip götürmeye zaman yok Fikret
Çok iyi tanırım yüzü gülerdi
Erken yolculuğu nerden bilirdi
Egilmezdi dimdik yolda yürürdü
Çok erken yoluna gittin be Fikret
Iki yıldır bende çok çile çektim
Ezraili gözledim yollara baktım
Hep kendi kendime ağitlar yaktım
Seni ben fazla gözletmem Fikret
Bu Ilyas çok çekti hala çekiyor
Siram gelsin diye yola bakıyor
El açıp Allah'a dua okuyor
Bende gidem diye hemşerim Fikret
12.09.2008
-269-
CANANIM
Bekledim yolunu çok şükür geldin
Oksüzlüğüm bitti artık cananim
On dört günün bana on dört yıl geldi
Çok özlemiştim seni canim cananim
Sanada o günler gerçek zor geçti
Zannettim ki kaderi kefenim biçti
Felek bana zaten az ömür biçti
Beni gözletmedin geldin cananim
Bu kadar uzun ayri düşmediyidin
Silaya yalınız gitmediyidin
Benden böyle uzun geçmediyidin
Artık yalnız salmam seni cananım
Herhalde hayata yeni başladık
Geçmiş de birbirimizi fazla haşladık
Ayri kaldık ikimizde düşledik
Daha salmam seni canimin cananım
Hep aramiza girdi bir kara kedi
Üç beş yıl içinde ömrümü yedi
Benim çektiğimi sende çek hadi
O soysuzda sürünsün benim canım
O geçen günleri iple çekerdim
Mesaj var mi diye telefona bakardım
Oksüz çocuk gibi boyun bükerdim
Geldinde sevindim nazlı cananım
Yaşlandm kabulüm yalnız kalamam
Artik seni tek başına salamam
Ilyas'im öksüzse sende gülemen
Geldin ya beraber gülek cananım
13.09.2008
-270-
ALESKER MUALLĪM
Bir de baktım telefonum çaliyor
Alesker Muallim'in sesi geliyor
Ayın dördüne düğüne davet eyliyor
Inan gül hatırın için gelirim hocam
Böyle hayır işe elbet gelirim
Bende bir insanım hatır bilirim
Davet olmasaydım gönül goyarım
Inan şirin diline gelmişim hocam
Söylediki bana sen bizim yezne
Yürekten hastasin özünü üzme
Azeri düğünlerine gel düzeni bozma
O şirin dillerine gelmişim hocam
Bak şu gonaklara ne mutlu sana
Toplanıp gelmişler sonayla zena
Inançla imanımiz yüce Allah'a
Birde bayraminız mübarek hocam
Gonakları uzaktan çıkıp gelmişler
Anladımki seni candan sevmişler
Bu mutlu gününe ortak olmuşlar
Uşakların hoşbaht olsunlar hocam
Işte böyle olur sevip sevilmek
Toy bitende geri yola goyulmak
Gülüp oynayarak toydan ayrılmak
Bizlere lezzetdir sevgili hocam
llyas Gençoglu'dur Bakü yeznesi
Baktim ki gonaklar gizıl süzmesi
Saldi gurbet ele gader yazmasi
Gelenler vatana döneler hocam
14.09.2008
-271-
ANAM
Yine bayram geldi anam uzak da
Hiç oğlan kalmadı bizim ocakta
Hep $engül çalıştı köşe bucakta
Bayramin mübarek olsun be anam
Dünyalar durdukça sende durasın
Arayıp sordumu oğlun Irasim
Yüz yaşında sana yapak merasim
Dünyalar durdukça durasın anam
Ana derim bu dillerim dolaşır
Yavrularn kuzu gibi meleşir
Senden küçükleri hep helâllaşır
Dünyalar durdukça durasın anam
Elbet ki her ömürün bir sonu vardır
Sengül sana evlat hemide yardır
Ezrail uğramaz gözleri kördür
Dünyalar durdukça durasın anam
Bilirim kimseyi hiç incitmedin
Yeri geldi yavan çöreği yedin
Doymadiğın zamanlar çok şükür dedin
Şükretmeyi bildin çok yaşa anam
Dayılarım teker teker göçüyor
Muharrem dayım hala tirpan biçiyor
Kuşlar yuvasindan artık göçüyor
Göçmek için sira bendedir anam
Hep seni beklettim hayli gözledin
Hiç haberim olmadan beni sözledin
Benim kaderimi hiç sen yazmadın
Felek kaderimi bozdu be anam
15.09.2008
-272-
KULDAN MI UTANDIN YOKSA ALLAHDAN
Hayirdir sevdiğim ne oldu sana
Daha çok yaklaştın bu kuru cana
Gidip geldin yine senin vatana
Kuldan mi utandin yoksa Allah' dan
Hiç fayda etmiyor sorumsuz olmak
Ne kadar güzeldir Allah'i bilmek
Mevla'nin buyruğu düz yola gelmek
Kuldan mı utandın yoksa Allah'dan
Hayalle yaşadın hep düşler kurdun
Oyle zaman oldu yürekten vurdun
Gidip gelişine izin mi aldın
Kuldan mi utandın yoksa Allah' dan
Ben sana çok dedinm yapma cahillik
Anladım ki sende vardır pahıllık
Senden az görmüşüm ahır sağolluk
Kuldan mı utandın yoksa Allah' dan
Allah'a kurbanım ne yaptiI sana
Sözüm geçmiyor ki bozuk zamane
Cahil olan ermez kolay kemale
Kuldan mi utandın yoksa Allah'dan
Eğer dinleseydin gitmeden beni
Cebinde kalırdı tam sağlam bini
Kimden hayır gördün kurtardın kimi
Kuldan mı utandın yoksa Allah'dan
Zannetme Ilyas'1 gerçekten deli
Esecek bağrına çok seher yeli
Bu can deli değil sade bir veli
Kuldan mi utandn yoksa Allah' dan
16.09.2008
-273-
GÖGSÜNDEN YARALI CEYLAN
Yamaç dağda aven vurmuş iniler
Yarali ceylanım yerde yatiyor
Yavrular aç kalmış ana kayıp da
Kalk yerinden nolur benim cey lanım
Yavrular meleşir ana ararlar
Rast gelmişler o avcuya sorarlar
Saşkin avcu anaları vururlar
Kalkta git yavrulara benim ceylanim
Anasız yavrular dağda kalmışlar
Vicdansiz avcular ana vurmuşlar
Kurtlar kuşlar yüce dağa dolmuşlar
Yavrular bekliyor dön gel ceylanım
Yüce dağın hiç bitmiyor kışları
Parçalamış yiyor kartal kuşları
Oksüz kalmış yaralıdır döşleri
Dönüp gelmen ahretliktir ceylanım
Indim düze rastlamışim avcuya
Dayanılmaz yürekteki sanciya
Yolum düştü düz ovada hanciya
Sen olmazsan handa kalmam ceylanım
Söyle bana gidip bulam yavrunu
Dönüp dövem döşüm ile bağrımı
Söyle avcu sen neyledin yavrunu
Yavrular anasin arar ceylanim
Ilyas Gençoglu'yum yandi yüreğim
Anasiz kuzuya sütler vereyim
Yetirdim yavrumu nerde arayım
Buluşak çöllerde benim ceylanım
17.09.2008
-274-
EĞRI BÜĞRÜ GÍTMEK ȘEYTANA MAHSUS
Güneşi sağıma koyun ayi soluma
Yine devam edeceğim dogru yoluma
Ne kadar yaklaşsamda hain ölüme
Yine devam edeceğim doğru yoluma
Allah göz ile görülmez bunu bilmeli
Alçıdan yapılmadı ki ele almalı
Inancın yok ise senin sana gülmeli
Yine devam edeceğim doğru yoluma
Yol erkan bilmeyen Allah'1 bilmez
Bakracın delikse uğraş ki dolmaz
Kalbi bozuk olan ecelsiz ölmez
Yine devam edeceğim doğru yoluma
Gel üstadım sapma hakkın yolundan
Ayın şavkı vursa senin solundan
Gidişat bozuktur belli halinden
Yine devam edeceğim doğru yoluma
Alişmişsın eğri büğrü yollara
Sülaleni koyma türlü hállara
Atlayıp yıkansan berrak sulara
Yine devam edeceğim doğru yollara
Dişdan çok temizsin özün çok berbat
Şirin kayıp olmuş perişan Ferhat
Allah'i aldatıp eyleme feryat
Gel sende devam et doğru yoluna
Eğri büğrü gitmek şeytana mahsus
O yolun sonunda yoktur ki bahşiş
Ilyas'a verdigin öğütler yanlış
Yine devam edeceğim doğru yoluma
18.09.2008
-275-
BIR BAHCANIN GÜLÜ DEĞiL
Manavdaki tüm elmalar
Bir ağacın malı değil
Çicekcide olan güller
Bir bahcanin gülü değil
Yeryüzünde insanoğlu
Bazen eğri bazen doğru
Sapitanlar doğru yolu
Bir atanin oğlu değil
Yuvada ötüşür kuşlar
Havadakio baykuşlar
Her yil erken gelir kışlar
Hala kiştr bahar degil
Dağda otlar hep sürüler
Dostun dili hep yaralar
Evi basmış tüm fareler
Her yer beton delik değil
Besledim bu sene tosun
Hep küstü akraba hisım
Bu sene bahçeler hışım
Oldu amma berbat değil
Ne verdiyse hakka şükür
Erken öldü bizim Şakir
Eğilmişdir kara bakir,
Egik amma delik değil
Ilyas'imn tutmaz dizi
Omür boyu gülmez yüzü
Kirip attı yaprak sazı
Çalmak onun harcı değil
18.09.2008
-276-
SON !

Комментариев нет:
Отправить комментарий