понедельник, 3 октября 2011 г.

Kitab 2 ( 241- 276 Saifa)


Benim yaratabildiğim . 




İLYAS GENÇOĞLU

2 kitab. ILYAS KUZU


  TÜRKÜDEN KORKANLAR ADAM OLUR MU?

Yüzümü çevirdim gıble yönüne
Çok insanlar girer hayvan donuna
Inancina bakın birde dinine
Inançsiz imansiz adam olur mu?

Dünya boş kalmasın diye yaratmış
Beni âdemleri yoktan var etmiş
Yüzüne sürmemiş pislik sır etmiş
Pislikle uğraşan adam olur mu?

Allah'a özünü tam sağlam bağla
Eşeğin kaçmışsa dur otur ağla
Havadan sudan sen türkü söyle
Türküden korkanlar adam olur mu?

Kul hakkıyla çıkıp varma Allah'a
Miden bulaşıksa çıkman sabaha
Ne hayrin olacak senin babana
Hayâs1z olandan adam olur mu?

Boş ver be yiğidim dünyan karanlık
Midense senin zaten haramlık
Allah'a mahsustur sade selamlık
Selam almayanlar adam olur mu?

Zenginlik fakirlik her kula mahsus
Değerine ahirette keserler mahbus
Insan yaşantısı kelek bir karpuz
Yetmemiş kelekte lezzet olur mu?

Ilyas Gençoğlu'yum çok kelek kaldı
Yillarca koşturdu açıkta kaldı
Sanki bu dünyada çok yüzü güldü
Yüzü gülmeyenler adam olur mu?

25.08.2008

 -241-

 AZER GIZI

Yalınızlık bana mahsus mu?
Bende Allah' in bir kuluyum
Ancak Allah yalnız kalır
Alişırim azer gizi

Anan atan sağlar iken
Neden gitmedin o zaman
Bu ne vicdan ne de iman
Yalniz koydun azer gizi

Ben gitmedim neden sensiz
Ama sen uçuyon bensiz
Salvar bol ayakkabın ensiz
Sikar ayağını azer gizi

Hep üstümde oynadınız
Büyük sözü duymadınız
Insanlıği sevmediniz
Yahşi yollar azer gizi,

Dün onları beğenmezken
Hallerini hiç sevmezken
Onları evine koymazken
Örnek aldın azer gizı

Ağır otur sen batman kalk
Yaptığıni sayarım halt
Sana ayip görürse bu halk
Hoş mu gelir azer gızı

Olan işler hiç hoş değgil
Benim ahım hiç boş değil
Insanliğa biraz eğil
Çölde kalın azer gi

Olmez amma sürünürsün
Kara yasa bürünürsün
Yüreğinden vurulursun
Ah aldın Ilyas' dan sen azer gizi

25.08.2008

 -242а-

YEŞILHISAR

Yeşilhisar'in üzüm bağı
Karşida Erciyes dağı
En yoksulu Büget köyü
Köylerinden Yeşilhisar'in

Yeşilhisar' in zerdalisi
Pancar eker gördelesi
Araplının hergelesi
Nasil gezer köy içinde

Yeşilhisar'in kale köyü
Birleştirir iki dağı
Soğanlının baraj suyu
Can veriyor Yeşilhisar' a

Yeşilhisar'ın kestelici
Çetin olur her yıl kişi
Dağda öter keklik kuşu
Avcular gezer peşinde

Yeşilhisar'ın eğri köyü
Kargı kamış adam boyu
Kavalının çorak suyu
Ilaç gibi bostan bağga

Yeşilhisar' in Tiras köyü
Nohut olur arpa boyu
Kuşcu da uçuşan toyu
Vurur avculari köyde

Ilyas' imin Yeşilhisar'
Yeşil yeşildir bağlari
Kaleye doğru dağlari
Düz ovada Yeşilhisar'im

27.08.2008

 -242в-

iki AYAKLI KÖYDEKÍ KURTLAR

Kartal yuvasıina güvercin inmez
Kurtlarla koyunlar bir yerde olmaz
Katırın kiymatından kurtlar ne anlar
Yikar parçalar yer katırı kurtlar

Sirt sirta dayayıp yatarlar karda
Insana saldırırlar kalınca darda
Köylere inerler düşünce zorda
Saldırırlar insana korkusuz kurtlar

Karla kış demez dolaşır dağda
Ne geyik birakır ne tavşan bağda
Bu sene keçiler tükendi köyde
Ortak olmuşlar anama insandan kurtlar

Girnap hasan kurt ağzı bağlardı
Davara gitmezdi yönüs ağlardı
Kurttan korkusundan türkü söylerdi
Yönüsü dinlerdi dağlarda kurtlar

Bizim köyün çobanları tüm öldü
Ağıldaki sürüyü hırsızlar böldü
Înaniyom köylümün elide vardı
Işte iki ayaklı köydeki kurtlar

Size yemin olsun herkes biliyor
Nefesleri kokmuş dağda uluyor
Çalmişlar davarları köpek gibi uluyor
Bizim köyde yetişen şerefsiz kurtlar

llyas yine dertli nereye geldik
O gancik kurtları çok iyi bildik
Izinden sürerek yerini bulduk
Keçiyi susa da kaçırmış kurtlar

28.08.2008

 -243-

DUT YEMÍS ÖTMEYEN BULBŪLE DÖNDÚM

Yine toz dumana ben esir oldum
Içinden çikilmaz bir hale düştüm
Baş kaldrdı yine kara küheylan
Çikması zor olan kuyuya düştüm

Ne kadar kalleşsin sen kahbe dünya
Şu ömrümün sonunda ben kaldım yaya
Her halde uymadım ben yeni çağa
Oturdum düşündüm çıkmaza düştü

Ne kadar düşünsem ne kadar yazsam
Hayale dalınca dünyayı gezsem
Ummana dalıpta göllerde yüzsem
Hep suyu kurumuş göllere döndüm

Bülbüle özendim birde kekliğe
Alişmışım ömür boyu çokluğa
Kaldık avrat ile yine tekliğe
Dalları budanmış ağaca döndüm

Var olan varlığa sakıl güvenmen
Malım mülküm evlat diye öğünmen
Daha ben yiğidim diye öğünmen
Düşüpte darlığa ayyaşa döndüm

Hayat nerden nere bahara benzer
Yine beni yumuşatti o kara hınzır
Yaşamiya ne var olmasa Munzur
Yeşeripte açan bağlara döndüm

Biletini aldı koydu cebine
Inemedim bu sırrinin dibine
Biraz açık verdi geldi gibime
Dut yemiş tmeyen bülbüle döndüm

29.08.2008

-244-

 MUSTAFA I

O yeşil gözüne sari saçina
Dünya hayran idi sana Mustafa
Allah'in lütfuydu sen Türkiye'min
Başında bulundun gazi Mustafa

Yedi düelin gözü bütün sendeydi
Iman gücü vardı sende Mustafa
Rusya Karadeniz den hücuma geçti
Karşı koydun onlara sarı Mustafa

Erzurum mütahakeresi olduğu zaman
Ruslara vermedin asla hiç aman
Hala hor bakıyor sana Mollalar
Kendini bilmezler onlar Mustafa

Cepheden cepheye sanki şahindin
O Mollalar o zamandan haindi
Sana küfredenler zaten gavurdu
Onlar zaten jorgo morgo Mustafa

Onların kanında bozukluk vardır
Türkiye'min toprakları onlara dardır
Anasi atası tamamen zırdır
Jorgolar digranlar ürer Mustatfa

Senin varlığında onlar vatanda
Gâvurlarla koyun koyuna yatanda
Ana bacıları güneş batanda
Düşmanim koynunda idiler Mustafa

Menemende neler neler yaptılar
Allah'i unutup jesüslere taptilar
Kubülay'i hunharca şehit yaptilar
Onlar gâvurdan da kötü Mustafa

30.08.2008

-245-

 MUSTAFA II

Sen ki Aliriza Efendibaban
Sen ordan ayrıldın şaşırdı Y unan
Bizlere müzedir doğduğun binan
Seni unutur mu Türklük Mustafa

Hatıra defterine neler yazdılar
Otobüste üre üre gezdiler
Zübeyde'nin oğlu diye kızdılar
Keşke kardeşlerinde olsa idi Mustafa

Yurda sulh cihana sulhu sen verdin
Dumlupinar Sakarya bunları gördün
Silah arkadaşın Ismet' le cephede kaldin
Yilmadın ileri dedin Mustafa

Çanakkale'm şehitlerin diyar
O mavi gözlümün saçları sarı
Seni sevmiyenler Molla hiyarı
Veletleri hala yurt da Mustafa

Sürmedin onları sen bu topraktan
Ne istiyorlardı benim Atam'dan
Rusdan Ermeni' den olan sipandan
Intikam almadı sizden Mustafa

Simdi biz Íran' dan daha beterdik
Cephane yoktu sapan taşı atardık
Analı bacılı dağda yatardık
Kağnılarla erzak çektik Mustafa

Ilyas Gençoğlu'yum Türkiye'm benim
Vatanıma kurban bu hasta canim
Ay yıldızlı bayrak ünvanım şanım
Başka topraklarda akmasın kanım
Oz vatanım yurdum benim Mustafa

30.08.2008

 -246а-

 SELIM ABÍ

Holzminden de bizim bu laz Selim'i
Çarşida olunca sorar halimi
Ehli erkân bilir düzgün yolunu
Hep ileri gider laz Selim Abi

Haramdan anlamaz helālı sever
Ağzından çikacağı beş kere gever
Her sohbet başında atayı över
Gerçekten ayrılmaz bu Selim Abi

Ibadeti yapar Allah'i için
Tarihten anlatır hep biçim biçim
Alevi sunisi yok onun için
Kulu kuldan ayirmaz bu Selim Abi

Azinikla çoğunluk hepsi eşittir
Beni Ademoğlu çeşit çeşittir
Bizim Selim insanliğa âşıktır
Insanlari sever hep Selim Abi

Alevi sunisi gürcü Abaza
Hep kendi halinde gider namaza
Sağina dönüpte geline kiza
Doğrulupta bakmaz laz Selim Abi

Ibadetin değerini çok iyi biliyor
Bazen hiddetlenip bazen gülüyor
Holzmindenin çarşısinda yürüyor
Kula kulluk etmez bu Selim Abi

Bildiğinden asla hiç taviz vermez
Insan olmayanı zaten hiç sevmez
Istiyerek asla hiç gönül kirmaz
Saat on ikiden sonra yok Selim abi

30.08.2008

 -246в-

SAHIP OL PENCERENLE METAL KAPINA

Ey havada uçuşan kanatli kuşlar
Hepside yüksekten uçup giderler
Söz sohbetini de bilmiyen puştlar
Gel görki ardımdan sohbet ederler

Dostum bu dünyada neler yapmadım
Seni yaradana sense tapmadın
Dedin ki eğri yola asla sapmadın
Ne zaman düz yolda yürüdün söyle

Defol sen önümden çıkma karşıma
Renkli tuz koyarim sonra turşuna
Pazar kurar isem senin çarşına
Tezgah toplamaya zamanın olmaz

Sahip ol pencerenle metal kapina
Sahip çk bey namaz aksi sıpana
Atma sözlerimi sakıl yabana
Halden hale düşürür o sıpan seni

Martılar uçuşur deniz üstünde
Gel bana bulaşma bana kastın ne
Bak haline felek ile aşkın ne
Sonra halden hale düşürür seni

Çalışıp da bana çörek mi verdin
Harman mi savurdun kendini yordun
Saygıli davrandın el pence durdun
Kirklar meclisine alırlar seni

El açtım hüdaya haval eyledim
Uçan kuşu yerde kurdu neyledin
Helal haram demedin hepsin avladın
Gün gelir Ilyas'1da vurursun canim

30.08.2008

 -247-

 SEVGINĪN ȘERBETI ŞURUBU NIZAH

Sana küstüğümü nasıl anlatam
Kirmak istemedim seni sevdiğim
Yollarına yüksek duvarlar örsem
Aşta git yolundan kalma sevdiğim

Sevginin şerbeti şurubu nizah
Derdimi şiirle ederim izah
Çuvala sığmıyor bendeki mizrak
Tak mizrahı beline çek git sevdiğim

Benden selam götür senin vatana
Kabrini ziyaret et egil atana
Hep beni esir ettin yetim sipana
Ezdirdin beni sen ona sevdiğim

Hep ona savundum haksız ben oldum
Sözüm kar etmedi artık yoruldum
Kulağım duymadı gözden kör oldum
Ardına baksan da görmem sevdiğim

Bir gün olsun size çıkmadım haklı
Çektigim çileler içimde saklı
Verdiğiniz 1zdırap tam yedi katlı
Bina diktireyim size sevdiğim

Allahın kuluysan bana doğru gel
Bir gün size vurursa eğer kaba yel
Tutani unutman hele coșkun sel
Gelip de alacak sizi sevdiğimn

Ilyas'in kaderi ömrünün sonu
Saşırdı pusulayı kaybetti yönü
Geçmedi son zaman tatli bir günü
Sizde görün ayni günü sevdiğim

01.09.2008

 -248-

ÜKRÜM ALLAHIMA VALLAHÍ VALLAH

Vekilim Allah'im kefilim Allah
Her seher kalkanda derim bismillah
Her el açtiğımda ilahi ilah
Zikrim Allah' ma vallahi vallah

Şu cümle alemi yoktan var eden
Benim gibi kuldur o ölen dedem
Rizasiz lokmayı ben kabul etmem
Zikrim Allah' ima vallahi vallah

Verdiğin nimete şükür eylerim
Ağzimi açanda Allah söylerim
Bizi yaradana dua eylerim
Şükrüm Allah'ma vallahi vallah

Rizasiz so fraya kaşık sallamam
Haram yemiyorsa iti yalamam
Eğer haksız ise insan kollamam
Zikrim Allah' ima vallahi vallah

Harama eğilme ey sofu gardaş
Bulunmaz aslında sana hiç yoldaş
Bu devirde yoktur yezit Kızılbaş
Şükrüm Allah' ima vallahi vallah

Herkesi yaratmış o koca hüda
Balik bulunmaz ki bulanık suda
Gel dolaşıp durma sen orda burda
Zikrim Allah'ima vallahi vallah

Ilyas ayrı değil öbür kullardan
Beyni çalışmayan bütün kellerden
Dön de gel geriye eğri yollardan
Sükrüm Allah' ima vallahi vallah

01.09.2008

-249-

 YORULDUM YA YORAMADIM

Her gün kafamı duvara
Vura vura yaramadim
Birde baktım ömür geçmiş
Geri dönüp gelemedim

Geri dönsem neye yarar
Sürüp gitsem bana zarar
Dağdaki güttüğüm davar
Kayıb ettim bulamadım

Dişim düşdü saç kalmadı
Bu gül benzim erken soldu
Sürüme hep kurtlar daldı
Vuram dedim vuramadım

Kurtlar verdi bana zarar
Söylen yaramı kimler sarar
Anam her gün beni sorar
Gel diyor ya gelemedim

Neredeyse ben unuttum
Yine yanlış bir iş tuttum
Parasiz hep davar güttüm
Yoruldum ya yoramadim

Şikâyetim tek Allaha
Yol daraldı yoktur saha
Iran' daki Riza şaha
Varam dedim varamadım

Az kaldı Ilyas'in ömrü
Allah olanları da gördü
Felek defterimi dürdü
Gelem dedim gelemedim

01.09.2008

-250-

YEDINIZ BENI

Yedim şu ömrümü şu kullar için
Kullar yordu yollar çok yordu beni
Höxter dedikleri küçük kasaba
Elimi kolumu bağladı beni

Çok uğraştım çekip gideyim diye
Sanki bana Höxter geldi hediye
Omrümü geçirdim gerçekten niye
Bir vefas1z yar bağladi beni1

Nere gitsem durmaz geri gelirdim
Gözlerim kör iken yolu bulurdum
Nefes almaz amma yine solurdum
Yaşarken öldürdü tüketti beni

Yirmi beş yılımı verdim Höxtere
Hasta oldum artık aldım teskere
Isterse öleyim gitmem doktora
Ne kadar uğraşsam eyi etmez beni

Tükenmiştir kalbim dermanı yoktur
Nasıl çare bulsun bana bu doktur
Kimseye borcum yok yüzüm apaktır
Bana borçlu olanlar yediler beni

Istemiyom artık dostlari görmek
Artık bana düştü sadaka vermek
Yok mudur sizlerde hal hatır sormak
Duvar kağidı gibi dürdüler beni

Ilyas'im gidiyor sizlerde gelin
Ben ne damat olurum nede siz gelin
Tek kalmış kurt gibi delikte ulun
Derime tuz basıp yediniz beni

01.09.2008

-251-

HÖXTER I

Şu ömrümü yedin bitirdin benim
Bağlanıp da sana kaldım be Höxter
Yirmi beş yılımi sende geçirdim
En son defterimi dürdün be Höxter

Çok çaliştım daldan dala siçradım
Yetmiş dokuzda esnafliğa başladım
Kazandım kaybettim ama şaşmadim
Dertden derde saldın beni be Höxter

Hiç insan seçmedim herkesi sevdim
Azül felan demedim bağrıma koydum
O zamanlar gerçek bir Ilyas beydim
Düşünce beni sen görmedin Höxter

Hangi kapiya vardiysam eger
Bu Almanlar verirdi bana çok değer
Pil bitince işim bitermiş meğer
Bana vefa borcun yok mudur Höxter

Çok işs yeri açtim çok para verdim
Finanzamtınızla pek çoktu derdim
Vatanıni sevmeği ben sizde gördüm
Maliyeniz kurt gibi sizin be Höxter

Yamukluk yapmadim doğru çalıştim
Hesaba kitaba sizde alıştım
Bu serbest mesleğe nerden bulaştım
Doğru dürüst rente vermedim Höxter

Ilyas'a dert verdin yüzü gülmedi
Bana ölsün diyenler hala ölmedi
Sürünesice avratlar kiymet bilmedi
Onlar benden sonaya kalsınlar Höxter

02.09.2008

 -252-

 HÖXTER II

Borçlandım âleme ödedim geri
Hala yanimdadır borçlu defteri
Birine akılliysam beşine serseri
Onlar benden dik geziyorlar be Höxter

Kötülüğüm olmadı bilerek asla
Var diyen var ise mezara sakla
Yardım için millete atardım takla
Yinede kiymatım olmadı Höxte

Biri gelip tutsun bernim yakamdan
Bilir bilmez konuştular arkamdan
Kim senin hakkı yok tuta hirkamdan
Sirtmdan soymaya deyil mi Höxter

Açına aş verdim toka sigara
Sigara içmeyene hep sütlü kahve
Hatırima dokandılar bir şey bahane
Yerden yere çaldilar beni be Höxter

Eger bir defa daha doğupta gelsem
Hasbel kader Höxter'e bir güneş olsam
Kara bulut olup Höxter'i sarsam
Ne demeye hakkın vardır be Höxter

Son zamanda ölüp ölüp özendim
Geçmiş hatıralarimı kitaba yazdımn
Serveti kaybettim hatır kazandım
Bilmeyen bilmesin bilen var Höxter

Isterdim mezarım Höxter de olsun
O batan güneşim üstüme doğsun
Kollarımı böğrüme Zeyneb'im koysun
Ama sende ölmem yinede Höxter

02.09.2008

-253-

HOXTER III

Alti ayda yedi sefer dükkán
Soyup talan edip alıp gittiler
Vefalı Türklerim sensin dediler
Utanmaz yüzlüler sendedir Höxter

En son yakalandı firidhelm schimid
Ekmeğimi çok yedi böylesi bir it
Meselenin neresinden tutarsan tut
Çocuklarım doğruya şahittir Höxter

Omrümün üçte biri Höxter'de geçti
Bazen oldu her şey boyumu aşti
Baktıki olmuyor Höxter' den kaçtı
Kalanların yeri bol olsun Höxter

Ne sitemim vardır nede hiç derdim
Beyhüda yirmi beş yılımi verdim
Zannettim her şeyi ben sende gördüm
Beyhüda bağlandım ben sana Höxter

Zannederler beni uyanık ayık
Yakışmayan kişiye vacip mi biyık
Helede Ağustos da vurursa soğuk
Durulmaz boranda kişında Höxter

Süleyman koçumuz var idi gitti
Kel Ali ardından hep takip etti
Veli aşçi eridi tükenip bitti
Kimleri bağrında sakladın Höxter

Sirasiyla yavaş yavaş herifler öldü
Müftü dayı inan ne güzel öldü
Anladimki sıra artık Ilyas'a geldi
Kürt Hasan' la sağir sıirada Höxter

02.09.2008

 -254-

HOXTER IV

Gerçi Allah bilir kim gider önce
Daglarda arardn dört dalli yonca
Kendini zannetdin koskoca hanci
Handa yıkılacak hanei da Höxter

Yeri geldi gerçek aç susuz kaldm
Bazen çok ağladım bazense güldüm
Gülenle çok güldüm ölenle öldüm
Ama yine yüzüm gülmedi Höxter

Canavar Tahir' im yalınız kaldı
Içimizde şanslı laz Temel oldu
Ordulu Mehmet de hiç saç mi kaldı
Hidır hepimizi yolcu eder Höxter

Çanakkaleli Hüsey in'in ölmüş karısı
Kendiside zaten eşek arısı
Kara Ali Höxter' in zır zir delisi
Nermin' ide alıp yok ettin Höxter

Kel Ali'ye dedim bir derdim vardır
Dedi söyle görem sonucu nedir
Desem mi demesem gerçekten zordur
Bin mark istedi benden Kel Ali Höxter

Rasim hoca gaydalıydı kocadı
Gülüstan hanımin hali neceydi
Vari yoğu sevgilisi hocaydi
Uzun Ali Molla oldu be Höxter

Hepsi yalan amma bu yani esas
Ezrail gelecek kisasa kisas
Obür tarafta yok ki bankada hesap
Her şeyi Ilyas'dan aldın be Höxter

02.09.2008

-255-

 ALLAHI ALDATMAYA NE GEREK VARK

Ya Müslüman olun ya gâvur kalın
Akciğer bozuksa sen nasıl solun
Birazcik doğrulsa o eğri yolun
Allah'dan korkmaya ne gerek varki

Hayatın hatayla doluysa eğer
Allah'dan korkmayı o zaman değer
Sirtina vurulursa tahtadan eğer
Insan gibi gezmene ne gerek var ki

On bir ayda özün düizgün değilse
O sultan bir ayda zaten düzelmen
Eğer ömür boyu Allah diyorsan
Kuldan utanmaya ne gerek var ki

Kul hakkı yediysen kurtuluşun yok
Dünya'yı yesen bile olamazsın dok
O zaman ahret de hiç de yerin yok
Zenginim demeye ne gerek var ki

Allah'1 Allah bil canı gönülden
Yalpa yapma sakıl doğru yolundan
Utanmayacaksan eğğer Allah kulundan
Yüzüne perde tutmaya ne gerek var ki

Kulluk yaptın ise yüce Allah'a
Her seher kalkınca sen Bismillaha
Duayın içinde süpanallaha
Inandıysan korkmana ne gerek var ki

Inanci olmayanı imanı olmaz
Itikati olmayan allahı bilmez
Yalan dolan ile hiç kulluk olmaz
Allah'1 aldatmaya ne gerek var ki

03.09.2008

-256-

 ÇOK SERINDIR SUYUN ŞEKER PINARI

Karakaşlarına sirma saçına
Işlemeli yazma takmış sevdiğim
Boynunu büküp bir köşeye oturmuş
Nazli yar gelecek diye sevdiğim

Çekmiş sürmesini kara gÖzüne
Karişmiş obaya bey lik düzüne
Yörük çadırında şavkı yüzüne
Vurmuş parlıyordu benim sevdiğim

Sariçiğdem sarmiş tüm yamaçlari
Seher seher öter bülbül kuşları
Yörük yaylasından son gidişleri
Olmali herhalde canım sevdiğim

Dönde gel geriye desem gelmezsin
Seni sevdiğimi neden bilmezsin
Küsmüsün kadere neden gülmezsin
Gülmeyi bilmezsen ağla sevdiğim

Yüklemişler develere yükünü
Bu sabah erkenden aşmış tekiri
Torosun döşüne kurmuş çadıri
Bozantiya doğru yürür sevdiğim

Çifte handa sira Sira katari
Çok serindir suyun şeker pinari
Dar boğazdır yiğitlerin diyar
Ulu kışla sende imiş sevdiğim

Yörükler beyleri bora gelmişler
Niğdeye yönelip yolun almişlar
Su bizim Büget'e seher inmişler
Ilyas göçü orda bulmuş sevdiğim

03.09.2008

 -257-

 ALISMISSIN SEN

Tutsam şu ağzini iple baglasam
Fuzuli hirgüre alişmişsin sen
Oturup da ardin sra ağlasam
Boş yere hirgüre alişmişsin sen

Kaç gündür kaşındin nizah etmeye
Kafaya koydun sen zaten gitmeye
Birde diyorsunki izin yapmaya
Insan dolamaya alışmışsin sen

Ana bala vazgeçin çürük işlerden
Mideniz kabullenmiyor helal aşlardan
Tavuk gibi gördüğünüz sahte düşlerden
Asılsiz düşlere alışmişsin sen

Taşıma su ile değirmen dönmez
Ruzunuz gidenler geriye gelmez
Inşallah gidenler geriye gelmez
Akil aramaya alışmişsin sen

Hele bir git gel senle görüşem
Hallerin olacak senin perişan
Var midır işine senin karışan
Allahi görmemeye alişmişsin sen

Senin hiç sucun yok hatalar bende
Bende suç aramiyom hiç artık sende
Solmaz' örnek aldim gidip gelende
Solmaz çalışıyor yatmaya alışmışsin sen

Sana söyleyecek hię sözüm yoktur
Sen gerçek hastasin dermanin yoktur
Sana akil veren balalar çoktur
Yikıp dağitmaya alışmişsin sen

04.09.2008

 -258-


ALLAH YUKARDADIR BIL AZER GIZI

Açtim kapısıinı benim komşumun
Ayı bana bakar bende ayiya
Ayıyla biraktun beni baş başa
Sira bana gelir ey azer giz

Kaderde var imiş hayvanla kalmak
Bir günde pis oldu sirtimda gömlek
Gelince canana var hesap vermek
Ayin bana yoldaş ay azer giz

Bazen o hayvanlar insandan yahş1
Ama adi hayvan o onun bahti
Canlisi diğrandan dahada yahşi
Doğru değil midir ay azer gizi

Pişirdiğin tavuğu soğanla ekmek
Yiyorum yoksunki seni beklemek
Başladı Ilyas'a yeni emeklemek
Yalniz hiç olmuyor can azer gizi

Yaptiğin sarmalar dolapta durur
Bu yalnız olmağımi o Allah görür
Ozün doğru ise meri mohsun yol verir
Yoksa yurdunda sen kal azer gızi

Incitme sakıl sen orda kimseyi
Galeye alma sakıl her şeyi
Ne olursan ol unutma bir şeyi
Allah yukardadır bil azer gızı

Bazen oldu önüme aşda koymadıin
Hep bana kinlendin sarilip yatdin
Her zaman bèni sen diğrana sattin
Sebeb neyidi bilmem de azer gizi

05.09.2008

 -259-

 YA BIR DAHA GÍTME YA DA HIÇ GELME

Yola koydum seni geldim evime
Lambayi yaktım amma odam karanlık
Ne bir ses geldi ne de bir soluk
Gerçek ağır geldi durum cananim

Ya bir daha gitme ya da hiç gelme
Hiç kendi başına bir karar alma
Sonunda ağlayıp saçını yolma
Tek başına yolda kalın cananim

Ben çocuk değilim bom boma kanmam
Bir daha cahillik yapmazsın sanmam
Ben senden gidersem bir daha gelmem
Gel kendini düzelt artık cananim

Güvenme âlemin süslü sözüne
Fazla oynayamam artık nazına
Hastayim diye bakmam alin yazima
Bu yazgiyı kimler yazdi cananım

Sakıl demiyesin takdir ilahi
Musiye giderim derim billahi
Firişkaya şikâyetim vallahi
O zaman cevabin nedir cananım

Oturdun oturdun birden hiz aldın
Bu sefer balana kimden kiz aldin
Kimin kapisindan gidip söz aldın
Git de gel bakalım an lat cananım

Hiç boyun eğmiyom artik sizlere
Hep boyun eğdiğim kara gÖzlere
Utanmak bilmeyen iki yüzlere
Böyle olur ise daha bakmam cananim

05.09.2008

 -260-

 ASKER

Nüfusu artırdık bir asker daha
Doğup da gelmiştir yalan dünyaya
Enişte Micheil olmuştur baba
Analı babalı büyüisün asker

Her ana babanın büyük arzusu
Doğup da gelirse erkek kuzusu
Takdiri ilahi alın yazısı
Analı babalı büyüsün asker

Dinle beni sayin ey küçiük asker
Daha dün annen çocuktu senin
Inşallah mutlu olur gelecek günün
Içtimaya hazır ol ey küçük asker

Şimdilik büyümen yetiyor bize
Bir selam yollayım dedim ben size
Dikkatli olunda gelmeyin göze
Karavana hazırdır yetiş be asker

Tlyas amcan size mutluluk diler
Nenesi çok sever dedesi güler
Cananın evine konan bülbüller
Zamani gelince uçup gidecek

Canan abimin kızidır okudu yılmadı. Diplomasını aldı evlendi ve
bir çocuğu olmuş onun için ona asker diyorum doğan her erkek çocuğu vatan
hizmetini yapması lazım inşallah o da büyüyüp vatani görevini yapacak fakat bizim
ömrümüz yetmez onu görmeye. Allah akil fikir versin. Anali babalı büyüsün dileğim budur.

06.09.2008

-261-

DAYIMIN OĞLU KAZÍMi 42 YILDIR
        GÖRMÜYORUM KENDISİ İZMIRDE!

Şu Büğet köyünün yiğit dostları
Duydum sesinizi şadıman oldum
Nice yıllar geçti hasretik bizler
Duydum sesinizi şadıman oldum

Ozledim kazimi dostum Yaşar'i
Yine hatırladım natır Hasan'i
Dursun'u Ilhan'i bana küseni
Adıni andıkça şadıman oldum

Gurbetlik bizleri yedi bitirdi
Bir geçim derdine alıp götürdü
Sizlere yazdığıim üç dört satırdı
Yazdiğım şiirle şadıman oldum

Ilyas'im yürek den çok yara aldı
Yillar sonra yine dostları buldu
Derdini unuttu yüzleri güldü
Hele bu yaştan sonra şadiman oldu

Herkes dağilıp da gitti yurdundan
Kirk iki yıldır haber yok Hasan kurtundan
Aysecik felç olmuş köyün derdinden
Bu haberi duydum tarımar oldum

Özledim yediden yetmiş köylümü
Adını söylemiyom sana boylu mu?
Hig kimseye demedim kendi halimi
Yanip tutuşarak kehribar oldum

Ilyas'in dertleri saymayla bitmez
Selam salsam dostlara selamin gitmez
Garipler yurdunda bülbüller ötmez
Şu Büğet köyünden ben şair oldum

06.09.2008

 -262-

BÖYLE OLMUYOR

Sen gideli günler bana karanlık
Sensiz yediklerim hepsi haramlık
Ne halimi ne hatirmı soran yok
Yeter artık gayri dön gel olmuyor

Gündüzler karanlık gecem aydınlık
Inan benim bu yaşantım baygınlık
Bitti artık bu dünyada saygınlık
Sayılsakta sevilsekte olmuyor

Çiceklerin susuzluktan kurudu
Yola bakan bu gözlerim kurudu
Yalnız kalmak bu Adem'e zor idi
Adem Havva olmayınca olmuyor

Seni beni bir odaya koysalar
Koyun gibi baba dağda yaysalar
Yavru kuzu gibi seni seni sevseler
Koyun gibi melesende olmuyor

Sira sira yüce dağları aştın
Turna gibi sende yalıniz uçtun
Ay dogmadan yaylaları sen geçtin
Dön gel desem gelemezsen olmuyor

Günler sensiz kolay kolay geçmiyor
Gönül bohçasında güller açmiyor
Bülbül neden yuvasından uçmuyor
Yavrusu yuvada kalsa olmuyor

Ilyas'in hiç bitmiyor çilesi derdi
Hep böyledir kahpe dünyanın ferdi
Duydum ölmüş bülbülümün tek ferdi
Kafes boştur bülbül şaşkın olmuyor

07.09.2008

-263-

 MEZARIMA BEKLERIM GEL GIZLi GÍZLİ

Adinıin baş harfi her satırimda
Yazdığım şiirde hep gizli gizli
Derdimi döktüğüm sarı tellere
Vurdukça ötüyor hep gizli gizli

Bam teline vurdum fazla bağırdı
Cim teline vurdum seni çağırdi
Mizrabim yok idi düzen dağıld
Çalmadan çağırdım tüm gizli gizli

Notayı bilmiyom kara düzenden
Yillarca hastayım senin yüzünden
Dermanim kesildi iki dizimden
Ah edip çekiyom dert gizli gizli

Derman dilenirken bir de sen çıktın
Ezrailden beter göğsüme çöktün
Siktin ümmüğümü yüzüme baktın
Beni öldürürs ün sen gizli gizli

Adını döşüme döğme yaptırdım
Elimden kaçırdım yele kaptırdım
Kaba yel dokandı yine hapşırdım
Hep derman aradım ben gizli gizli

Çiktim yüce dağda seni aradım
Araziyi karıç karıç taradım
Seni kollarımla sik sik sarardım
Bağrıma basardım hep gizli gizli

Ilyas'in derdine olmadin derman
Bana hazır ettin koskoca ferman
Kollarımla artık seni hiç sarmam
Mezarıma beklerim gel gizli gizli

08.09.2008

 -264-

ABUZER MUTLU

Geldim gidiyorum yalan dünyadan
Kalanlar mutsuzdur gidenler mutlu
Yavan yağlı yedin etli ve sütlü
Aç gezen mutsuzdur dok ölen mutlu

Ne yaptin ne ettin özüne sakla
Sevabin günahın ölmeden pakla
Haşır neşir olmadıysan halkla
Sorgulanan mutsuz soranlar mutlu

Hak deyip de hak yolundan gittiysen
Yalan dolan ile geçim ettiysen
Ali'nin keçisi sütsüz seninkisi sütlüyse
Ali çok mutsuzdur Abuzer mutlu

Hak deyince akan sular durulur
Allah'a asiler çabuk yorulur
Boş boşuna öfkelenir darılır
Darılan mutsuzdur daraltan mutlu

Ne olursan ol yolun düz olsun
Olünce ardından her gün söz olsun
Dört mevsimden biri her yıl güz olsun
Sonbahar mutsuzdur ilkbahar mutlu

Ne kadar çalışsan olmaz servetin
Evlat hayırsızsa işte mürvetin
Deli akillısı vardır herkesin
Baba mutsuz öldü evlat çok mutlu

Ilyas Gençoğlu'yum doğdum ölürüm
Allah'a can borcum aldım veririm
Hep kendime oldu inan zararim
Sevdiklerim mutsuz sevenim mutlu

09.09.2008

 -265-

GEL KARDEŞĪM ȘÜKRET NOLUR ALLAHA

Kirma merdivenin basamağini
Atlayıp sıçramakla dama çıkılmaz
Birak sen el âlemin yaşamagini
Gözleri kapalı göğe bakılmaz

Gözlerin açıkken geldin dünyaya
Bazen atlı bazen yürürdün yaya
Hiç âmin demedin hayır duaya
Merdiven olmazsa dama çıkilmaz

Gel kardeşim şükret nolur Allah'a
Yetmez mi hasretliğın senin anana
Neden siğinırsın bilmem yalana
Yalan ne alınır hem de satılmaz

Satılık neyin var nerde terazin
Soyuna sopuna var mi garazin
Böyle mi doğuştan hep alın yazın
Alın yazISina asla tadılmaz

Aciyı tatlıyı dilinle ara
Nolur Allah deme düşünce dara
Bülbül gibi alışmışsın hep zara
Kafesteki bülbül gibi ötülmez

Yurdun olsa senin meşeyle orman
Gördügün düşleri hayıra yormam
Eğer insan isen hiç hatır kırman
Gönül kirdıysan hatır yapılmaz

Ilyas çok özendi hatır almaya
Ortağim dünyaya güneşe aya
Hissedar olduğum çağlayan suya
Baldır siğamadan asla girilmez

10.09.2008

-266-

BEYCE KÖYLÜ MUHARREM

Kütahya Ili'nin Simav kazasi
Beyce köyündendi Sarı Muharrem
Bir geçim uğruna dünya dolaştı
En son almanyaya geldi Muharrem

Çoluk çocuk dedi çok işler yapt
Ticareti severdi aldı ve sattı
Gitti Azerbeycan'a iki hafta yatt
Arabasıni ölmüşe sattı Muharrem

Ağır vasıta sürerdi uzun yollarda
Günlerce dışarda bazı hallerde
Tirci diye dolaşırdı bütün dillerde
Gerçekten şofördü bizim Muharrem

Sessizdi kimseye vermedi zarar
Dünyayı kucaklasa neyeki yarar
Izine gitmeye vermişti karar
Toprak seni çekti gittin Muharrem

Allah'in sevdiği kulu senmişsin
Hakkin rahmetine gönül vermişsin
Rabbim'in izniyle kabe görmüşsün
Yüzünü kabeye sürdün Muharrem

Tam caminin dibinde Beyce'de evi
Inan ağlamıştır sana hep köylün
Bol olsun toprağın bol olsun suyun
Ne alip götürdün söyle Muharrem

Iki ay öncesi son son görüşümdü
Gözleri maviydi hep sarışındi
Derdiki Ilyas'a bu sağdicımdı
Sana rahmet olsun sağdıç Muharrem

10.09.2008

 -267-

YARDAN AYRI DÜŞTÜM BU OCAK SÖNÜK

Koyun sürüsüne çoban olmayı
Ne kadar isterdim ama olmad
Hayırsiz evlata baba olmayı
O kadar istedim ama olmadı

Istedim ki Musa gibi dağlarda,
Davar otlataydım yeşil bağlarda,
Viraneye dönmüş köhne köylerde
Gezip dolaşmağa zaman olmadi.

Ne güzel meleşir körpe kuzular
Anasız dolaşır yürek sızılar
Balsız kovanlarda arı vizılar
Bal alıp bal satam dedim olmadı

Samiş yamaçları sarıçiçekler
Balalar yetişmiş artık emekler
Yavruları ölmüş celep inekler
Alip satam dedim ama olmadı

Obaya kurulmuş kara çadırlar
Düzt aban toprakta olmaz sedirler
Gönül sevdiğini yine hatırlar
Unutayım dedim ama olmadı

Efkârland gönül geçmişe dönük
Yardan ayrı düştüm bu ocak sönük
Hep boşuna gitti verdiğim emek
Tut elimden dedim yine olmadı

Ilyas'in gönlünde hep sira dağlar
Viraneye dönmüş köyümde evler
Anasız kuzular hep yürek dağlar
Yavruya babayım dedim yine olmadı

10.09.2008

 -268-

SARIKAYALI HEMŞERIM FIKRET BAYER

Ilk gelenler yavaş yavaş dönüyor
Hani o tahta bavulun sevgili Fikret
Zamanı değildi çekip gitmenin
Görecek gününü görmedin Fikret

Az daha beklesen olsaydı düğün
Demek ki gel demiş Rabbim büyüğüm
Topraği çekmiştir seni köyüyün
Toprağin bol olsun hemşerim Fikret

Ne aldın ne sattin fani dünyada
Demekki çok sevmiş seni o hüda
Oğlunda erecek ama murada
Fakat sen yoksunki sevgili Fikret

Işte bu böyle dünya ahvali
Dünyaya kalacak dünyanın malı
Yorganın istersen ipekten halı
Alip götürmeye zaman yok Fikret

Çok iyi tanırım yüzü gülerdi
Erken yolculuğu nerden bilirdi
Egilmezdi dimdik yolda yürürdü
Çok erken yoluna gittin be Fikret

Iki yıldır bende çok çile çektim
Ezraili gözledim yollara baktım
Hep kendi kendime ağitlar yaktım
Seni ben fazla gözletmem Fikret

Bu Ilyas çok çekti hala çekiyor
Siram gelsin diye yola bakıyor
El açıp Allah'a dua okuyor
Bende gidem diye hemşerim Fikret

12.09.2008

-269-

CANANIM

Bekledim yolunu çok şükür geldin
Oksüzlüğüm bitti artık cananim
On dört günün bana on dört yıl geldi
Çok özlemiştim seni canim cananim

Sanada o günler gerçek zor geçti
Zannettim ki kaderi kefenim biçti
Felek bana zaten az ömür biçti
Beni gözletmedin geldin cananim

Bu kadar uzun ayri düşmediyidin
Silaya yalınız gitmediyidin
Benden böyle uzun geçmediyidin
Artık yalnız salmam seni cananım

Herhalde hayata yeni başladık
Geçmiş de birbirimizi fazla haşladık
Ayri kaldık ikimizde düşledik
Daha salmam seni canimin cananım

Hep aramiza girdi bir kara kedi
Üç beş yıl içinde ömrümü yedi
Benim çektiğimi sende çek hadi
O soysuzda sürünsün benim canım

O geçen günleri iple çekerdim
Mesaj var mi diye telefona bakardım
Oksüz çocuk gibi boyun bükerdim
Geldinde sevindim nazlı cananım

Yaşlandm kabulüm yalnız kalamam
Artik seni tek başına salamam
Ilyas'im öksüzse sende gülemen
Geldin ya beraber gülek cananım

13.09.2008

-270-

 ALESKER MUALLĪM

Bir de baktım telefonum çaliyor
Alesker Muallim'in sesi geliyor
Ayın dördüne düğüne davet eyliyor
Inan gül hatırın için gelirim hocam

Böyle hayır işe elbet gelirim
Bende bir insanım hatır bilirim
Davet olmasaydım gönül goyarım
Inan şirin diline gelmişim hocam

Söylediki bana sen bizim yezne
Yürekten hastasin özünü üzme
Azeri düğünlerine gel düzeni bozma
O şirin dillerine gelmişim hocam

Bak şu gonaklara ne mutlu sana
Toplanıp gelmişler sonayla zena
Inançla imanımiz yüce Allah'a
Birde bayraminız mübarek hocam

Gonakları uzaktan çıkıp gelmişler
Anladımki seni candan sevmişler
Bu mutlu gününe ortak olmuşlar
Uşakların hoşbaht olsunlar hocam

Işte böyle olur sevip sevilmek
Toy bitende geri yola goyulmak
Gülüp oynayarak toydan ayrılmak
Bizlere lezzetdir sevgili hocam

llyas Gençoglu'dur Bakü yeznesi
Baktim ki gonaklar gizıl süzmesi
Saldi gurbet ele gader yazmasi
Gelenler vatana döneler hocam

14.09.2008

-271-

ANAM

Yine bayram geldi anam uzak da
Hiç oğlan kalmadı bizim ocakta
Hep $engül çalıştı köşe bucakta
Bayramin mübarek olsun be anam

Dünyalar durdukça sende durasın
Arayıp sordumu oğlun Irasim
Yüz yaşında sana yapak merasim
Dünyalar durdukça durasın anam

Ana derim bu dillerim dolaşır
Yavrularn kuzu gibi meleşir
Senden küçükleri hep helâllaşır
Dünyalar durdukça durasın anam

Elbet ki her ömürün bir sonu vardır
Sengül sana evlat hemide yardır
Ezrail uğramaz gözleri kördür
Dünyalar durdukça durasın anam

Bilirim kimseyi hiç incitmedin
Yeri geldi yavan çöreği yedin
Doymadiğın zamanlar çok şükür dedin
Şükretmeyi bildin çok yaşa anam

Dayılarım teker teker göçüyor
Muharrem dayım hala tirpan biçiyor
Kuşlar yuvasindan artık göçüyor
Göçmek için sira bendedir anam

Hep seni beklettim hayli gözledin
Hiç haberim olmadan beni sözledin
Benim kaderimi hiç sen yazmadın
Felek kaderimi bozdu be anam

15.09.2008

 -272-

 KULDAN MI UTANDIN YOKSA ALLAHDAN

Hayirdir sevdiğim ne oldu sana
Daha çok yaklaştın bu kuru cana
Gidip geldin yine senin vatana
Kuldan mi utandin yoksa Allah' dan

Hiç fayda etmiyor sorumsuz olmak
Ne kadar güzeldir Allah'i bilmek
Mevla'nin buyruğu düz yola gelmek
Kuldan mı utandın yoksa Allah'dan

Hayalle yaşadın hep düşler kurdun
Oyle zaman oldu yürekten vurdun
Gidip gelişine izin mi aldın
Kuldan mi utandın yoksa Allah' dan

Ben sana çok dedinm yapma cahillik
Anladım ki sende vardır pahıllık
Senden az görmüşüm ahır sağolluk
Kuldan mı utandın yoksa Allah' dan

Allah'a kurbanım ne yaptiI sana
Sözüm geçmiyor ki bozuk zamane
Cahil olan ermez kolay kemale
Kuldan mi utandın yoksa Allah'dan

Eğer dinleseydin gitmeden beni
Cebinde kalırdı tam sağlam bini
Kimden hayır gördün kurtardın kimi
Kuldan mı utandın yoksa Allah'dan

Zannetme Ilyas'1 gerçekten deli
Esecek bağrına çok seher yeli
Bu can deli değil sade bir veli
Kuldan mi utandn yoksa Allah' dan

16.09.2008

 -273-

 GÖGSÜNDEN YARALI CEYLAN

Yamaç dağda aven vurmuş iniler
Yarali ceylanım yerde yatiyor
Yavrular aç kalmış ana kayıp da
Kalk yerinden nolur benim cey lanım

Yavrular meleşir ana ararlar
Rast gelmişler o avcuya sorarlar
Saşkin avcu anaları vururlar
Kalkta git yavrulara benim ceylanim

Anasız yavrular dağda kalmışlar
Vicdansiz avcular ana vurmuşlar
Kurtlar kuşlar yüce dağa dolmuşlar
Yavrular bekliyor dön gel ceylanım

Yüce dağın hiç bitmiyor kışları
Parçalamış yiyor kartal kuşları
Oksüz kalmış yaralıdır döşleri
Dönüp gelmen ahretliktir ceylanım

Indim düze rastlamışim avcuya
Dayanılmaz yürekteki sanciya
Yolum düştü düz ovada hanciya
Sen olmazsan handa kalmam ceylanım

Söyle bana gidip bulam yavrunu
Dönüp dövem döşüm ile bağrımı
Söyle avcu sen neyledin yavrunu
Yavrular anasin arar ceylanim

Ilyas Gençoglu'yum yandi yüreğim
Anasiz kuzuya sütler vereyim
Yetirdim yavrumu nerde arayım
Buluşak çöllerde benim ceylanım

17.09.2008

 -274-

 EĞRI BÜĞRÜ GÍTMEK ȘEYTANA MAHSUS

Güneşi sağıma koyun ayi soluma
Yine devam edeceğim dogru yoluma
Ne kadar yaklaşsamda hain ölüme
Yine devam edeceğim doğru yoluma

Allah göz ile görülmez bunu bilmeli
Alçıdan yapılmadı ki ele almalı
Inancın yok ise senin sana gülmeli
Yine devam edeceğim doğru yoluma

Yol erkan bilmeyen Allah'1 bilmez
Bakracın delikse uğraş ki dolmaz
Kalbi bozuk olan ecelsiz ölmez
Yine devam edeceğim doğru yoluma

Gel üstadım sapma hakkın yolundan
Ayın şavkı vursa senin solundan
Gidişat bozuktur belli halinden
Yine devam edeceğim doğru yoluma

Alişmişsın eğri büğrü yollara
Sülaleni koyma türlü hállara
Atlayıp yıkansan berrak sulara
Yine devam edeceğim doğru yollara

Dişdan çok temizsin özün çok berbat
Şirin kayıp olmuş perişan Ferhat
Allah'i aldatıp eyleme feryat
Gel sende devam et doğru yoluna

Eğri büğrü gitmek şeytana mahsus
O yolun sonunda yoktur ki bahşiş
Ilyas'a verdigin öğütler yanlış
Yine devam edeceğim doğru yoluma

18.09.2008

-275-

BIR BAHCANIN GÜLÜ DEĞiL

Manavdaki tüm elmalar
Bir ağacın malı değil
Çicekcide olan güller
Bir bahcanin gülü değil

Yeryüzünde insanoğlu
Bazen eğri bazen doğru
Sapitanlar doğru yolu
Bir atanin oğlu değil

Yuvada ötüşür kuşlar
Havadakio baykuşlar
Her yil erken gelir kışlar
Hala kiştr bahar degil

Dağda otlar hep sürüler
Dostun dili hep yaralar
Evi basmış tüm fareler
Her yer beton delik değil

Besledim bu sene tosun
Hep küstü akraba hisım
Bu sene bahçeler hışım
Oldu amma berbat değil

Ne verdiyse hakka şükür
Erken öldü bizim Şakir
Eğilmişdir kara bakir,
Egik amma delik değil

Ilyas'imn tutmaz dizi
Omür boyu gülmez yüzü
Kirip attı yaprak sazı
Çalmak onun harcı değil

18.09.2008

 -276-

 SON !

Комментариев нет:

Отправить комментарий