Benim yaratabildiğim .
İLYAS GENÇOĞLU
2 kitab. ILYAS KUZU
HOS GELDÍNÍZ GONAKLAR
Bu gün bize hoş geldiniz gonaklar
Yillarca bu günü biz çok bekledik
Hep biz gelip gittik sizlere
Bu gün bize hoş geldiniz gonaklar
Mehman'1 Nazım'1 Sona Hanımi
Ara sira gelin alın canımi
Simdi mutlu ettiniz Ira Hanımi
Bu gün bize hoş geldiniz gonaklar
Nata'yı Naza'sı bir de Azeri
Gonaklarım güzellerin güzeli
GIsmatsa beraber gezek Hazarı
Bu gün bize hoş geldiniz gonaklar
Jale'si Elçin'i Eksik Cemo'su
Sona'yla Nata'nin küçük Nevesi
Azeri Nazan' in tatlı balas
Bugün bize hoş geldiniz gonaklar
Tevfik Warburgdadır Hamburgda Telman
Gelen gonakları ben bugün salmam
Eğer hayır derseniz ben de hiç gelmem
Bugün bize hoş geldiniz gonaklar
Insan dost sayılmaz yiyip içmekle
Bu dünya kurulmuş gonup göçmekle
Servetin ne ise kendine sakla
Bugün bize hoş geldiniz gonaklar
ilyas'i şad ettiniz siz de şad olun
Beklerim sizleri her zaman gelin
Bizden irak gitsin bu zalim ölüm
Bu gün bize hoş geldiniz erenler
-31-
siRKECIDE BAŞLADI GURBET
Sirkeciden tren kalktı yürüdü
Vagonları arkasından sürüdü
Aci aci çalan onun düdüğü
Aldı gitti bizi gurbet ellere
Gece yarısiydı girdik Yunana
Gümrük kontrolü vardı kaldık sehere
Yolculuk denk geldi yeşil bahara
Aldı gitti bizi gurbet ellere
Gümrük işi bitti tren yürüdü
Yugoslavya' yı geçmek gerçek zor idi
O zamanlar başta Tito var idi
Izin verdi geldik gurbet ellere
Tito'nun emriyle tren yürüdü
Avusturya sinırı bize göründü
Makinist gerçekten fazla yoruldu
Alip da getirdi bizi gurbet ellere
Viyana Almanya arasi uzun
Gurbetçilerin çilesini tarihe yazın
Asıl şimdi başladı çilemiz bizim
Kara tren getirdi gurbet ellere
Geldik A Imanya'ya başladı hasret
Hiç dil bilmiyoruz çok acı gurbet
Herhalde Almanya bizlere ahret
Ahreti görmeye geldik gurbet ellere
Ilyas' im der sefil olup yaşadik
Cok çalışıp çok zor işleri başardik
Kim çağırsa ardı sıra koşardik
Bu yaban ellerde ölmeye geldik
-32-
DESTURSUZ BAĞA GÍRÍLMEZ
Destursuz bir bağa girersen dostum
Vururlar burnuna yere yiğilin
Boyunun posunun hayrını görme
Serefle gururun yere serilir
Zannetme kendini aslanla kaplan
Rezil olacağını hiç hesaplaman
Karnın büyük çünkü sen tasalanman
Güvenme gövdene bir gün yarılır
Sen kimsin ki ulan neye yararsin
Arkana dön de bak kimi ararsın
Sen kendi kendine tümden zararsın
Inan ki defterin bir gün dürülür
Deyyus oğlu deyyus şöyle bir düşün
Hiç tadi var midır yaptığın işin
Söyler misin sade senin karamı kaşın
Avrat olun bir gün saçın örülür
Sürgüne yollarlar seni yurdundan
Korkmuyorum deme çakal kurdundan
Kimse gitmez artık senin ardından
Divan kurulur senden hesap sorulur
Kısa at adımını artık yollara
Kapilir gidersin toşkun sellere
Kartallar leşini asar dallara
Kol kanadın bir gün dala gerilir
Namus pazarinda namus satılmaz
Her kara pekmeze lokma batılmaz
Kararti görmezse it boşa ürümez
Uluturlar seni elbet Ilyas yorulur.
-33-
ORDULU AYȘE BACI
Gelmişi geçmişi koy bir sepete
Salla gitsin suya balıklar yesin
Kir gönlünün zincirini nolur çek otur
Ömür gelip geçti ben Ayşe bacı
Geriye dön bak arkandan gelen var midır?
Gönlünü frenlemek sana zor mudur?
Şu ömrün sonunda kader bu mudur?
Geldik gidiyoruz be Ayşe bacı
Evlatlarin olmuş boyundan büyük
Biliyorum geçmişte gezmedi ayık
Bu ömrün sonunda vallahi ayip
Düzeni bozmayın be Ayşe bacı1
Torunlar büyüdü sizlerden uzun
Huzursuz olanda başlıyor hüzün
Yoluna kapansın bu iki gözüm
Nolur beni kırma can Ayşe bacı
Ekmek yedik çörek yedik beraber
Şu ömrün sonunda olman harabe
Senin için nolur girem kabire
Şu düzeni bozma bal Ayşe baci
Ayse bacım tatlıların tatlısı
Artık bize gerek gönül yalısı
Bizim olsa Bursa'nin ipek halısı
Yeter bize kefen be Ayse baci
Sizlatma anayın kemiklerini
Red etme Mehmet'in dileklerini
Yerine getir ilyas'ın tüm dileklerini
Bozulmasın düzenin gül Ayşe baci
-34-
COŞKUN SU
Coşkun sular akar akar yorulmaz
Hep bulanık akar asla durulmaz
Sağlam itin gözü boşa kör olmaz
Tüm itleri alıp gitmiş coşkun su
Hizlı akar bütün dağın selleri
Talan etmiş bunca güzel yollar
Hasret koydu bizi gavur elleri
Al götür bizleri nolur coşkun su
Ne barajlar dinler ne de nehri
Coşunca alıyor köyü şehiri
Ne müslüman seçer ne de kâfiri
Onüne katınca yutar coşkun su
Baktim ki sürükler dağ ile taşı
Fakire yedirmez tatlı bir aşı
Ne çimento tanır ne çakıl taşı
Dağları sürükler alır coşkun su
Ne tepeler tanır ne de ovayı
Bir anda batırır güzel doğayı1
Sürüyü götürmüş bir de boğayı
Doğayı boğayı bilmez coşkun su
Havada kuşları kalkıp tutamaz
Bulutu yıldızı asla yutamaz
Ates gibi yakar amma tütemez
Nedense dumanın çıkmaz coşkun ssu
Çok uğraştın bana ben ise kaçtım
Ecel bana ben ecele artık yaklaştım
Gelip gittin şu Ilyas'a bulaştın
Al beni de karnın doysun coșkun su
-35-
EROL'UN BEBIşiBizim
Erol'un bebişi
Talan etmiş ortalığı
Ne kavum der ne akraba
Mahvetmiş akrabalığı
Ne ari var ne namusu
Aslında yiğidin hasi
Açılmış gönlünün pası
Ferman okur ortalığa
Işte yiğit böyle olur
Gönül sultanını bulur
Gelin ayağına gelir
Her yiğidin kârı değil
Bebi damatlık istiyor
Gelin hanım çok küsüyor
Kaynana daha ne istiyor
Bunu böyle hoş gömeli
-36а-
Gelinle damadı üzmeyin
Sakıl ha arayı bozmayın
Onlar şerefsizlik etmiş
Siz kendinizi üzmeyin
Nikâhını kiydırmadan
Gitmesinler sakıl yola
Ara sira olur mola
Yorulup da yatmasınlar
Bebiyle Sultana düğün
Çalgısını ben çalayım
Ulan deyyus Bebi sana
Vallahi kurban olayım
Sonradan açıldın amma
Hisıim gavum tanimadın
Iki yüzün kara olsun
Yakıştı mı Bebi sana
Ilyas duydu şaştı işe
Yazgı kader gelir başa
Rezil herif sen çok yaşa
Sülalede erkek çıktin
Vay şerefsiz Bebi vay kahpe Sultar
rezil oldunuz dünyaya
-36в-
TURNALAR
Ankara'dan kalkıp çıkmışlar yola
Kirşehir' e konup vermişler mola
Kaman'dan süzülüp Hacı Bektaş'a
Konaklayın orda kalın turnalar
Urgüp'e gelince şöyle bir bakın
Göreme sizlere daha çok yakın
Soğanliya konup durmayın sakın
Güzel özkayalık konun turnalar
Keşlikle Kesteliç Yeşilhisarı
Erciyes eteği sazlık diyarı
Develi Yahyallı kara Madazı
Çadırkaya sizlere durak turnalar
Darboğazdan geçin Ali gediği
Eğri köyde kaynar misır hediği
Sindellinin hergün pekmez yediği
Ciftlik düz arazi konun turnalar
Içmeceden geçin varın kuşçuya
Hacı Omer için edin bir dua
Tirasa uçmayın yürüyün yaya
Gördelese uçun inin turnalar
Tevfik'in Kadir'e bir selam verin
Medine bacınıin halini soran
Gözleri görmezmiş Alman Omer'in
Geçmiş olsun deyin ona turnalar
Aşlama çarıklı bir de karatlı
Edikli pancara pek çok meraklı
Yokuşun çıkılmaz zalim Arapli
Su bizim bügete inin turnalar
Ilyas'i gurbetlik her gün yaralar
-37-
ECEL GELMÍŞ iKEN ÖLÜR GIDERIM
Aşk elinden yandi yandı yüreğim
Her nefes alanda Sızlar küreğim
Yikılmıştır evim barkım direğim
Bir sevda elinden yanar giderim
Yanar yanar gizli gizli yanarim
Yaram derin öz özüme sararim
Kurumuştur gözümdeki pinarım
Karıştım sellere çeker giderim
Esti seher yeli değdi sineme
Nazlı yâre dedim hele gel hele
Dönüp de bakmazsa bana bir kerre
Kadere darılır küser giderim
Coşkun seller alıp beni götürsün
Derdim yetmez gibi bine yetirsin
Vefasız bir yâri yere batirsın
Ardıma bakmadan çeker giderim
Tükendi şu ömür geçti beyhuda
Insanı boğarlar bir yudum suda
Olmasa yanımda o büyük Huda
Kadere kahredip çeker giderim
Vefa yoksa eğer sevdiğin yarda
Parçalar yedirir kuş ile kurda
Omür gelip geçti mesele burada
Başıma bir kurşun sikar giderim
Ilyas Gençoğluyu' m derdim yazarım
Viran olmuş benim gönül pazarim
Derin olsun nolur benim mezarım
Ecel gelmiş iken ölür giderim
-38-
[19AGA NE BÍLSIN
Su yalan dünyadan konup göçenler
Aşkin badesinden kanıp içenler
Yoksulun halinden anlamaz eller
Varlkli fakirin derdin ne bilsin
Yürü kulum derse Yaradan Hüda
Yoktan var olmaz koşma Beyhüda
Insana uğrarsa kazayla gada
Çile çekmeyenler halden ne bilsin
Yaradana sığıin yapma yanlışı
Dağ başına serilmez taban halısı
Villası var hem de büyük yalısı
Yol uzun bitmiyor yürü ha yürü
Damını kar almış çok çabuk kürü
Kapida beslenir o kadar sürü
Kaymağı yiyenler sütü ne bilsin
Ambarında dolu unu bulguru
Çok ileri gitme biraz gel geri
Ineklerle dolmuş koca ahırı
Sürüsü olmayanlar koçu ne bilsin
Altında taksisi ben de yok eşşek
Ağanın altında çok kalın döşşek
Bu sene tokluydu gel güze şişek
Keçisi olmayan kıldan ne bilsin
Ilyasın hayali beş koyun inek
Beni de düşünsen ne olur dönek
Misafiri gelmez kapiya konak
Hatıri gönülü ağa ne bilsin
-39-
SENINDIR KÖYÜM
Hatır gönül vardı önce köyümde
Orman oğlu tapulu gayış dayımda
Atmaca keferde gizli sayımda
Ummühan da senin değil mi köyüm
Yusuf atmacanın torunu oldu
Anli şanlı Münüre bir gelin geldi
IIk uşaği çöz Abidin oldu
Peşinden gelenler senindir köyüm
Çopur dedem oğlanları dağttı
Remziye Aliye kaçip seğirtti
Birbirine katıp köyü dağıttı
Olüp de gelenler senin mi köyüm
Nazik' le Hasan' in vardı galibi
Hurşut' un tombuldu sarı Salim'i
Erdoğan' n kaynı cumuk Halim'i
Girnap yönüz de senindir köyüm
Sülman emmi muhtar ata binerdi
Yağizla Doruyu koşardı Ferzi
Natır Mehmet derdi herkese dürzü
Hasan ağa dışarıdan senindir köyüm
Cullukların dedesi o hatem emmi
Şıhliğa meraklı Ferzi'nin Döndü
Isliğı çalardı hep Muslu emmi
Tren baci aşiret senindir köyüm
Mehmet Ali emmi der ki keçi kimindir
Aynı nene der ki valla bizimdir
Gabak keçi öldü bu boynuzludur
Ekmemi tikmemi senindir köyüm
Niyazi tutar dirgen firlatır
Cemal'in muradı her gün tek yatır
Ufacik köyümde kalmamış hatır
Sultan nene yaşlanmış senindir köyüm
-40а
Kara dursun once radyoyu ald
Sadık aga Hac da sirayi sald
Kaynanam Güfer çok erken öldu
Gencağayla incik senindir köyüm
Bayram öztürk askerde sihhiye olmus
Babasina zehirli iğneyi vurmuş
Nasibe genç yaşta çok sefil ölmüs
Senem'i dul kalmiş senindir köyüm
Ankara'ya gitmiş Sadık' in Adem
Kardeşsi Muharrem sanki bir badem
Memduh bembeyazdır çıkmiyor sudan
Ayse ana ediklili ya senindir köyüm
Simdi sıra geldi küçcük Hasan'a
Boncuklulu Zeynep de pişer tarhana
Kömürcüye gelin gitti Ferdana
Anası Boduda senindir köyüm
Mahmud'un Mehmedi demir yolcusu
Dursun gardiyanmış Mahmut kolcusu
Demircinin Cuma köyün solcusu
Demirci ile Fatma senindir köyüm
Bir zamanlar vardı sümüklü Sülman
Halil' le Ramazan fazlaya dalmam
Kara üssünün Mehmet ihsan'1 bilmem
Abdide taşınmış senindir köyüm
Yağcı Musa bir de Suatı vardı
Onun işi gücü bütün davardı
Koyun kuyusunda keçi sağard
Döndü aşiretten senindir köyüm
Karaman Hasan çifte giderdi
Sadığin Adem'e kayın pederdi
Baba Alah Allah her gün söylerdi
Sivastan gelmeydi senindir köyüm
-40в-
Kör Kadir evini satmış Çatala
Mersin'i birakmış gelmiş bak hele
Hayri'si Fahri'si Asım tabela
Hepsi köye gelmiş senindir köyüm
Yukarda Dursun var bir de Ibo'su
Başına belaydı Ala Mollisi
Duydum hastaymış Şamil in gülüsü
Ibo soğanlida senindir gönlüm
Irzanin firlatma cansız Musa'sı
Sol tarafta herhal kolun kısası
Eniştesi tosun Bayram tasasi
Tosunda Döndü de senindir köyüm
Vallah Abdullah emmi kırma dalında
Kekliğe gidiyor killik yolundan
Ordeğini vurdular hanın önünde
Necmiyenin Fadımana senindir köyüm
Mahmut emmi atsı1z araba koşar
Necmiyenin tuvaletinin üstünden aşar
Düğünde testiyi kırar kör Yaşar
Hasan üssüğün gelmiş senindir köyüm
Bayram' la Kezi'yi unuttu sanman
Duydum davar güder sümüklü Sülman
Haydar enişte nolur gel muhtar olma
Haydarla Kiraz senindir köy üm
-41а
Boşa hizmet ettin yıllarca halka
Al üç koyun beş keçi kendine sakla
Ek bahçene artık fasulye bakla
Mesut'la Serhat'in senindir köyüm
Allessen Cemal emmi yiğitti
Ali Çavuş kovdu o da seğirtti
Tavşan sandı kertahana tüfeği sıktı
Yigit Cemal emmi senindir köyüm
Bir sürü oğlu var ala-karalı
Bayram Şahin'i bilmem sıralı
Alirizanın kalbi çoktan yaralı
Musa'sı Sırımı senindir köyüm
Apdulla Ismail köye gelmişler
Kara tepede zamanla burçak yolmuşlar
Konuşturursan eğer pek çokbilmişler
Ali çavuş sır oldu senindir köyüm
Teker teker köye geri döndüler
Köyün kymetini şimdi bildiler
Büğedi sermiyon kötü dürzüler
Sen de doğanlar hep senindir köyüm
Fazla yazacağım yerim kalmadı
Badak oğlan yaşıyor hala ölmedi
Şu Ilyas'n yüzü bir gün gülmedi
Boncukludan çıkanlar senindir köyüm
-41в-
SU KÖTÜ GÜNÜMÜ BULAMAZSIN SEN
Bana hatır için kulluk eyleme
Yukarda yaradan görür her şeyi
Gün gelecek benden beter olursan
Bir bardak çayı da içemezsin sen
Ne çöreğim tatlı ne tatlı aşımn
Hep gerçek oluyor gördüğüm düşüm
Çalışmağa eğer yok ise işin
Bir dilim ekmeği bulamazsın sen
Ey büyük Yaradan ne güne kaldım
Inan ki yetiyor ben çok bunaldım
Alev alev yanan ateşe daldım
Ama bir kibrit çöpünü bulamazsin sen
Insanı insan gör Yaradan varsa
Seni yer tüketir küçük karınca
Bir yetim yüzünden her gün bir firça
Benim gibi abdal bulamazSin sen
Bu Tanrinın kulu sade sen misin?
Bir kuru canım var alır yer misin?
Kork Allah'tan diyorum sana kör müsün?
Duy sesimi yoksa bulamazsın sen
Ben gelip gidiyom sen de gelirsin
Ahrette yeri sen zor bulursun
Allah korkusu yok çok zor ölürsün
Dört metre kefeni bulamazsin sen
Allahı Allah gör yoksa felç olun
Sade bana değil sana da ölüm
Ilyas'a yapmayın bu kadar zulüm
Şu kötü günümü bulamazsin sen
-42-
AÇTIMI AĞZINI KOCAYI SUÇLAR
Kara duman çökmüş evin üstiüne
Saat gelmiş akşamüstü beşine
Yorgan mi sarmış avrat döşüne
Böyle bir yuva da bereket olmaz
Sabah erken kalkmaz yatar yatakta
Bu gidişle yuva yine batakta
Hiç zaman geçmiyor tek göz otakta
Bu yuvada artık hareket olmaz
Kalktıği zaman besmeleyi çekmeden
Sokağa firlıyor yemek yemeden
Yüz göz yıkanmiyor evden çıkmadan
Böyle bir avratla bereket olmaz
Avrat yatar herif kahvaltı yapar
Avaş yavaş artık evlilik kopar
Böylesi avrada değmesin nazar
Böyle bir yuvada zevafat olmaz
Allah korkusu yok çünkü fikir yok
Ne namaz ne niyaz ne de zikir yok
Yatacaği bir yer ben de ahır yok
Böyle bir insanda bereket olmaz
Açtimi ağzını kocayı suçlar
Avrattan çalışkan o serçe kuşlar
Yalandan ağliyor akmiyor yaş lar
Böyle bir avrattan sadakat olmaz
ilyasım başladı dertli yazmaya
Ben alıştım artık gurbet gezmeye
Bu tatlı yuvayı değmez bozmaya
Gelecek avrattan hiç hayır gelmez
-43-
ZEHIRLEMEN BENÍ NOLUR
Nedir bu çektiğim senden
Ne istediydin benden
Allahin verdiği candan
Çek elini artık nolur
Mutlu olur zannetmiştim
Açık açık konuşmuştum
Küskünlerle barışmıştım
Halt etmişim yapma nolur
Bana bir nefes lazımdı
Ağlayanım tek kızmdı
Bunlar hep alın yazımdi
Zulüm etmen artık nolur
Öz evimde kaçkın oldum
Söyleyin ki nerde güldüm
Bir gün değil her gün öldüm
Ceza vermen artık nolur
Herkes gitsin öz yoluna
Minnet etmem eloğluna
Hele o gavur dölüne
Boyun eğmem artik nolur
Hayatımda hiç kimseye
Böyle boyun eğmemiştim
Boşa geçti bunca zaman
Söyletmeyin artık nolur
Çok çektim ben yanılmışım
Oz özüme kırılmışım
Meğer ylana sarılmışım
Zehirlemen beni nolur
-44-
Yalan dünya zaten fani
Allah alr ancak canı
Insanliğın nerde hani
Insan olun biraz nolur
Ekmek yedik çörek kestik
Yedi yıldr her gün küstük
Hiç gülmedik surat astık
Zulüm vermen artık nolur
Ne dediysen yapmadım m1?
Söyle sana tapmadım m1?
Dükkân alıp satmadım m1?
Senin için söylen nolur
Deki bundan mahrum koydun
Boynumdan zinciri soydun
Sülaleni tek tek saydın
Bir tek sağol desen nolur
Bir kuru çöpü almadım
Gavumuma hiç salmadım
Yine giymatım bilmedin
Inkâr etme artık nolur
Boş ver bana bir şey olmaz
Giden şey geriye gelmez
Insan hiç bunlardan ölmez
Yaralaman beni nolur
Bundan böyle her şey sizin
Allah'imdan aldım izin
Benim derdim dizim dizim
Inkâr etmen artık nolur
Ilyasıi ana doğurdu
Tutup da bana bağırdı
Zehir ettiniz yoğurdu
Zehirlemen beni nolur
-44в-
HOCAYLA KASIM'IKOYMAYIN YAN YANA
Hocayla Kasım'1 koyman yan yana
Tükürürler ikisi de aynı fincana
Biri koca Yezit biri mileana
Ikisi yan yana gelince bunlar!
Kare eksik kalmış yoktur bir kişi
Corweyli Temel'in ağzında kalmamış dişi
Kafası kel olmuş başında saçı
Temel'le Ordu'lu gelmiş yan yana
Cin arabasına binmiş geldi canavar
Berber burhan gelsin hele sıra var
Kara Ali çekince durmaz zırvalar
Azminin inadına çeker kara Ali
Cafo sessiz sessiz elli bir oynuyor
Numan yenildikçe asla doymuyor
Bakkal ortalıkta kalın koymuyor
Yiyorlar Halil'le bunlar yan yana
Ankaralı sarı sanki Saddam tosunu
Sinirlendirmeyin nolur bizim Kasım'1
Bizim sansar Celal onun hısımi
Duman ediyorlar milleti bunlar yan yana
Hüseyin'le Aydın eş olur oynar
Aydin için ocakta sade çay kaynar
Sigaradan çıkan o pis dumanlar
Insanda kokuyor sanki leş gibi
Ilyas Gençoğluyum fazla yazmayım
Size kurban olam sizi üzmeyim
Çk erkendir size mezar kazmayım
Ahrette gelelim sizlerle yan yana
-45-
BizIM HiDo (HÜSEYIN TUNA)
Yamuk yumuk yürür cilali Ibo
Neşe kaynağidır şu bizim Hido
Adami boğar bazen bir damla suda
Neşe kaynağımiz şu bizim Hido
Oturur masaya masanin gülü
Irmak kenaridır hep onun yolu
Bu günlerde geçti Yunus Bülbülü
Neşe kaynağıdır șu bizim Hido
Bazen cömert olur bazense cimri
Gece arkadaşı onun hep gancık tilki
Yerde para bulmak hep onun fikri
Neşe kaynağımız şu bizim Hido
Noluyo lan" deyişi tam bir Yattara
Kilosu hafiftir çıkmaz kantara
Bazen çok efendi bazen soytarı
Neşe kaynağıdır şu bizim Hido
Diş çöpü firması kurmuş Cevat'la
Azmiye diyor ki roleyi sivazla
Meister takipte son sürat gazla
Neşe kaynağımız hep bizim Hido
Hido çekip gelmiş gavur eline
Yanlış yapıp sakil düşmen eline
Dokunmayın Höxterin beyaz gülüne
Herkese neşe kaynağı bu bizim Hido
Ilyasa tosladı vay emmi diyor
Yüzlüğü kaptırdı bir hiyar yiyor
Hidirdan kalmadır Hido yadigar
Neşe kaynağımız bu bizim Hido
-46-
ÖNCEKI DOSTLAR
Eğer düşmüş isen herkes yan bakar
Çarşıda selamı vermezler dostum
Once sarmaş dolaş olduğum dostlar
Simdi tanimazlar seni be dostum
Yaninda hanımla geziyor isen
Yalaka yaklaşır hal hatır sorar
Selam vermiyordun önce ne haber
Karakterin bozuk senin be dostum
Çok çörek kestiğim önceki dostlar
Düşmemi beklermiş meğerki puştlar
Bana ters geliyor böylesi işler
Düşman bile erkek olmalı dostum
Yalakalık yapar ağizda diş yok
Kafesi boş durur içinde kuş yok
Gece uykusunda gördüğü düş çok
Hayale kapılıp dolaşma dostum
Damarda dolaşan kanın çok bozuk
Karnın aç geziyon haline yazik
Hasretsin Sıla'ya hal bozuk bozuk
Geçmişine dön bak cilalı dostum
Giyim kuşam ile adam olunmaz
Sağ horozun telekleri yolunmaz
Arkan çakıldaklı sanma bilinmez
Once pisliğini temizle dostum
Ilyas'1 zannetmen sakıl enayi
.. babaydım ...
O uzun kavağım doğuştan ayi
Yalak yulakasınız hepiniz dostum
Eda'yı
.
-47-
CANIM SEVDIĞIM!
Kuşlar gibi boş bir yuva kurmadık
Ana baba oğul uşak sormadık
Ikimiz de mutlu bir gün görmedik
Bu yol böyle gitmez artık sevdiğim
Yazgı kismet böyle imiş dedin ya
Ana baba gurbet elde koydun ya
Hayır gelmez bu evlattan dedim ya
Ne verdi ki sana bana sevdiğim
Kim demiş ki bu iş böyle gidecek
Nerde bize söyle hayır edecek
Beddua eyledim benden önce ölecek
Aslında sana da zulüm verdi sevdiğim
Söyler misin bu boş yuvay1 neyleyim
Bu iş böyle gitmez bunu söyleyim
Tanrim yetiş artık inan dardayım
Çözüm çekmek midir söyle bana sevdiğim
Dizi sevdalısısiın gece yatmazsin
Öğle iki olur hala kalkmazsın
Koca aç susuz mu ona bakmazsın
Bu gidişatın sonu yok canım sevdiğim
Ağustostan beri düzenim yoktur
Bu kaderin elinden çektiğim çoktur
Böyle zulüm görmek bana çok haktır
Sen razıysan ben değilim sevdiğim
Ilyas'in derdini bilenim yoktur
Bu bozuk düzende haksızlık çoktur
Benim yüzüm kara sizin ki haktır
Hep yüzünüz ak olsun canım sevdiğim
-48-
SARI TÜTÜN
Temelin memleketi Karadeniz' de
Ekerler dikerler toplarlar seni
Yetiştirip gölgeye asarlar iple
Bi de baktın sapsarı bu sarı tütün
Kiyarlar doğrarlar hazır ederler
Verirler tekele harman ederler
Sapsarı olunca bayram ederler
Iemeye hazır olur bu sarı tütün
Ite atsan it yemez ama paradır
Kötü arkadaştan iyi bazen devadır
Çek üfür dumanı hepsi havadır
Efkâr dağitmaya yarar bu sarı tütün
Delikanlılar için ceplerin süsü
Çok fazla içince zorlar nefesi
Kurtuluş yok değişmezse kalbin kafesi
Büyük düşmansın bedene sen sarı tütün
Damarları tıkarsın nefes alamaz
Seni çekenler hep ağlar gülemez
Omür boyu sürünür kolay ölemez
Süründürürsün insanları sen sarı tütün
Gelinlik kız gibi görücü bekler
Duman olur uçar sana verdiğim emekler
Sakattır insanlar yürümez tekler
Bizi ne hallere koydun sen sari tütün
Pis kokan ağızda avrat yanaşmaz
Akşam duş aldığın suyu köpekler içmez
Dumanlı odada kızıl gül açmaz
Ilyas'i mahvettin sen sarı tütün
-49-
ÇEKIRGELER
Cırt cirt dedin cirtladın
Birt birt dedin birtladın
Uçüncüyů zıpladin
Seni gidi ey çekirge
Gece cir cir cirtlarsin
Uyuyunca hep horlarsın
Bilmem kime mirlarsın
Seni gidi ey çekirge
Bir dakikada milyonlar
Çika gelir yüz tonlar
Dans ederek oynarlar
Seni gidi ey çekirge
Oter yüksek tepede
Gizlenirler sepede
Keyfi yoktur efede
Seni gidi ey çekirge
Sinek avlar dağlarda
Gezer yeşil bağlarda
Su içerler çaylarda
Seni gidi ey çekirge
Ne bağ kor ne bostanı
Topalliyon hastamı
Şu dünyanın aslanı
Seni gidi ey çekirge
Karıncaya biniyorlar
Eşsek gibi zırlıyorlar
Ateş gibi parlıyorlar
Seni gidi ey çekirge
Dağda otlar sürüsü
Teki deve yarısı
Dostu eşsek arısı
Seni gide ey çekirge
-50а
Inim inim inlerler
Her gün uydu dinlerler
Irtibati cinlerle
Seni gidi ey çekirge
Fili sirtna almış
Yorulup yolda kalmış
Derin bir nefes almış
Seni gidi ey çekirge
Aslana ferman okurlar
Dağlarda halı dokurlar
Bugün keyifleri çakir
Seni gidi ey çekirge
Deveye yükü vurmuşlar
Kovalayip da yormuşlar
Tutup dişini kırmışlar
Seni gidi ey çekirge
Itlerinen dalaşmışlar
Dağda tilkiye bulaşmışlar
Ta Amerika'ya ulanmışlar
Sizi gidi ey çekirge
Gece uçağa binmişler
Ta Avusturalya' da inmişler
Türkiye'ye benzer sanmişlar
Sizi gidi vay çekirge
Pasaportta vize yokmuş
Gümrüklük malları çokmuş
Polis tutup hapse sokmuş
Sizi gidi vay çekirge
Yollamışlar geri yurda
Kafa tutmuşlar kuşa kurda
Efelik var ya serde
Sizi gidi vay çekirge
-50в
Yağlı güreş kispetini
Kesmiş hasmin nefesini
Basmiş yere ensesini
Sizi gidi vay çekirge
Ferman olur şu dünyaya
Az kaldı ki çıka aya
Inanmazlar hiç duaya
Sizi gidi vay çekirge
Öyle kinci olurlar ki
Sakin sakin solurlar ki
Yerde böcek bulurlar ki
Sizi gidi vay çekirge
Dünyaya bir baş belası
Ne emmisi ne halas
Yoktur bunların telaşı
Sizi gidi vay çekirge
Ilyas yazdı sizler için
Bu soysuzlar biçim biçim
Vallah yoktur benim suçum
Işte budur çekirgeler
-51с-
iKBAL HANIM
Yillar önceden tanırim
Ovmüs yaratmıştır Tanrım
Yaralıdır benim kalbim
Bu kalp sana kurban Ikbal
Kimse yok mu program
Kucakladın şu alemi
Unutmak yoktur Mevlamı
Seni yaradanı Ikbal
Gündüz bakamazsam eğer
Gece seyrederim seni
Ağrılarm yatırmaz beni
Sanki bana derman Ikbal
Yüreğimi tüm yardılar
Içine stent koydular
Dünya hep seni sevdiler
Derde devasın sen Ikbal
Mutluluk hakkındr senin
Gözyaşın akmasın senin
Gönlünü aldığım Sedefin
Duaları yeter Ikbal
Sedefle sen de ağladın
Yüreğimi sen dağladin
Çocuk gibi ben de ağladım
Canım size kurban Ikbal
Anam desem kIZim desem
Baharimsin yaZim desem
Sana iki gözüm desem
Yine azdır kızım Ikbal
Sen benim kizıl gülümsün
Petekte arı balımsin
Bahçemde iğde dalımsın
Benim kara kızım Ikbal
Altmış beş yaşına geldim
Nefes almaz hale geldim
ok ağladım pek az güldüm
Derdim çoktur canım Ikbal
Allah kuvvet versin sana
Sesin duyulur cihana
Dua et sen şu Ilyas'a
Kara gözlü kızım kbal
-52в-
ANAMIN AMCASI OĞLU FERZI'YE
Bir insanda biraz haya olmazsa
Ne insanlık tanır ne de komşuluk
Dünyayı yiyince gözü doymaZsa
Ne emmioğlu tanir ne emmi kizi tanir
Neler geldi geçti senin elinden
Yillardır ayrısın sen Ergülü'nden
Okulun dükkanın tüm virgülünden
Yiyip tüketse de ne dünya tanır
Bahçe duvarına şöyle bir bakın
Sirtin gibi kambur gücenmen sakın
Musalla taşı sana çok yakın
Ne musalla tanır ne kefen tanır
Onceleri Ferzi'ye sevgimiz vardı
Bahçe duvarında ipini kırdı
Gezdi gurbet eli dünyayı gördü
Ne hatırdan anlar ne gönül tanir
Ellez'in yerine gelip kondunuz
Yaşarı yönüzü hiçe saydınız
Semiha'yla Zarifi dışa koydunuz
Ne yeğen tanırlar ne yenge tanır
Ismail'e kirgınım ama o da boş
Herkesin önüne gelir dik yokuş
Tarlayı edelim gel değiş tokuş
Ne kiliyi tanır ne dönüm tanir
Dünya malı sizin olsa ne olur
Ferzi'nin sırtında kamburu kalır
Ismaille Ferzi ölür Ilyas da ölür
Ne insanlık tanır ne kul hakkı tanır
-53-
ÇEKIL DUMAN ÇEKĪL
Kara duman kapalı karşıki dağlar
Dağların ardında nazlı yar ağlar
Neden viran olmuş o yeşil bağlar
Çekil duman çekil bulam yarimi
Irili ufaklı kara bulutlar
Kesildi canandan artık umutlar
Başımdan eksilmez kara bulutlar
Çekil duman çekil görem yarimi
Nazlı yar kirılmış bana gelmiyor
Kizıl gül dalına bülbül konmuyor
O belalı dumanlar geçit vermiyor
Çekil duman çekil soram yarimi
Bahar geldi yamaçtan açıyor güller
Yavrusuz dolaşır alageyikler
Yavrum evde anne diye sayıklar
Çekil duman çekil alam yarimi
Ulaştım canana Mayıs ayında
Çok çileler çektik gavur dağında
Yeşilhisarın ufacık Büget köyünde
Çekil duman çekil saram yärimi
Bu gavur dağınin havası ayrı
Yaralı geyikler yavrudan ayr
Avclar dağlarda hep ayri ayri
Çekil duman çekil saram yarimi
Çok dolaştım dağı taşı yalınız
Bu gidişle bilmem nolur halimiz
Bize gurbet oldu yaban elimiz
Çekil duman Ilyas sarsın yarini
-54-
BIR SEVGi UĞRUNA DAĞILIP GITMIiş
Yalanci sevgiye esir olandan
Ne medet beklenir ne de mürüvvet
Görmez ki gözleri koca dünyay1
Ne insaf beklenir ne de sadakat!
Gözleri kör olmuş görmez dünyayı
Ne anayı tanır ne de Konyayı
Kapkaranlık görür yeşil doğayı
Ne yeşili tanır ne sonbaharı
Mecnun gibi girmiş sevda çölüne
Gözleri kapalı aşkın gölüne
Mandayı çıkartmış söğüt dalına
Ne ahreti tanır ne de mahşeri
Kapılmi§ sevdanin coşkun seline
Kaptırmış kendini bahar yeline
Ne damada benzer ne de geline
Kupkuru bir ağaç dalına benzer
Bir sevgi uğruna dağılıp gitmiş
Sevmiş sevilmemiş bayılıp gitmiş
Artık boş yuvada baykuşlar ötmüş
Kanadı kırılmış kartala benzer
Çok havalı gezdin sevda yüzünden
Hep ayrı düştüğün oğul kızından
Çok eziyet gördüğün sevgi yüzünden
Suyu kurumuş bir pinara benzer
Yalancı sevginin halleri bunlar
Boş bir kafeste ötmez bülbüller
Duvarsiz bahçede açmaz ki güller
Sonbahardır Ilyasın gülüne benzer
-55-
SAZIYE BACI
Bakkalda rastladım bir öğle vakti
Hal haturdan sorup sohbet eyledik
Getir şirlerini kitap yapalımn
Dedi ki maddiyat müsait değil
Söyledim ki hiçbir şey beklemiyorum
Onde ortadan veya arkadan
Şiirlerini koyalım senin adına
En azindan beraber kitap yapalım
Dedi ki bu sefer hele bakalım
Senin șiirlerinle benimki ayrı
Erenlerden yazar yazdıği zaman
Benimki kozmopolit Şaziye baci
Yaşadıklarımı gördüklerimi yazdım
Bu dünyada fazla çok gurbet gezdim
Madem saklı kalacak sen niye yazdın
Bence mutluluktur Şaziye bacı
Ben baş eğerim bilgine karşı
Yazdiğın eserler âlemi arşı
Benim yazdıklarım pazarla çarşı
Ama duyur sesini Şaziye bacı
Sen beni zannetme çok da cahili
Zaten aptal zannetti bütün ahali
Ama ben bilirim unu tahıl
Mahkúm etme eserlerini Şaziye bacı
Mademki yazdın bu hale geldi
Bakimi olmayan nergizler soldu
Ilyas hep ağladı ne zaman güldü
Sakin ağlama gül ȘŞaziye bac
-56-
BENIM BABAM
Çocukken başladım şiir yazmağa
Küçücük yaşımda gurbet gezmeğe
Dumanlı dağlarda esip tozmağa
Dağda taşta esen kuru yelim ben
Toprak örter gerçekleri su alıp gider
Ah eşşek oğlu eşşek derdi rahmetli peder
Ben de oğullarıma dedim aynı sözleri
Hakliymiş benim babam demek ki ben buyum
Bakiyorum haklıymış haklıymış benim babam
Okumadım okuyup da olmadım adam
Yorulmadım ezilmedim ezilmedi bu beden
Yorulmayan ezilmeyen adam olmayan ben buyum
Dinlemedim babamı çıktım yanından
Beni de oğullarım dinlemediler biktım canımdan
Ikisinin de anaları ayrı ayrı hanımdan
Günah mi sevap mı işledim yoksa ben buyum
Cahildim aldandım uzun saçlarına gaydalı yürüyüşlerine
Girmezdi bile bu işler hiç düşlerime
Gelen giden karıştı hep benim işlerime
Kimseyi kırmadım kiramadım işte ben buyumn
Ogul oğul dedim beni duyan olmadı
Ağlattılar hep beni ondan yüzüm gülmedi
ilyas' imın derdi bir gün olsun dinmedi
Hep ağladım gülmedim işte ben buyum
-57-
SENDEN BAȘKA BĪLEN OLMAZ YA RABBi
Her kul gibi insan olarak doğdum
Bilirsin ki harama hiç de bakmadım
Yeyip içtiğim helalı haramı
Sen'den başka bilen olmaz Ya Rabbi
Inancım büyüktür yüce Allah'a
Bir doğar ölürsün gelmen bir daha
Gövdeni de bassan Kelamullaha
Sen'den başka bilen olmaz Ya Rabbi
Muhammed Mustafa bize yol açtı
Hz. Ali bize ilimle işığı saçtı
IlIk islamiyeti Hz. Ali seçti
Omer Osman sonra döndü Ya Rabbi
Dört kitap yolladın cümle kuluna
Incili Isa'ya verdin gitti yoluna
Evlat verdin bir kocasız geline
Her şeye Kadirsin yüce Ya Rabbi
Tevradı isteyip Musa'ya verdin
Dağda koyun güder onu sen gördün
Gördüğüm düşleri hep hayra yordun
Sen' den başkasını tanımam Ya Rabbi
Zeburu Davut'a verdin.kalktı yürüdü
Hüseyin'i Kerbela' da kestiler diri
Kabul etmek zor oldu bu islamliğ
Sen ulusun Sen yücesin Ya Rabbi
Kur'an efendimizindir bize baş taci
Bu Islam alemi dağınıktır ne aci
Kirşehir'de pîrim Hacı Bektaş'
Mevlâna'yı Sen gönderdin bize Ya Rabbi
-58-
YAZDIĞIM KITAP
Bir kitap yazdım da çıkaramadım
Araya sebepler girdi bilmiyom
Almanya pahalı Türkiye ucuz
Gümrüğü vergisi dahası vardır
Tabi bunların hepsi hep hesap işi
Onüme rast gelen koca yokuşu
Mutlak vardı bunun bir de çıkş1
Allah büyük elbet bir yolu vardur
Hastayım yıllarca yazdım bunları
Hatırladim geçip giden günleri
Mevlam verdi bana tüm ümitleri
Elimden tutacak bir gülün vardır
içine girdiğim çıkılmaz işi
Uyurken gördüğüm korkulu düşü
Hayra yoracak elbet bir kişi
Gelip de yoracak birisi vardır
Servetim sermayem sade bu kitap
Küsmedim herkese eyledim hitap
Bakü'ye gidince yediğim gutap
Elbet bizden yapan birisi vardır
Kalsın bu eserim çocuklarıma
Kahrettim ben bütün karılarıma
Ağrılar giriyor tüm bacaklarıma
Mevlama sığındım dermanım vardır
Ilyas azimlidir yola koyuldum
Bazen inek oldum pek çok sağıldım
Koyun gibi yeterince yayıldım
Melemeyi öğreten birisi vardır
-59а
GECE UÇMAZ YEşiL ÖRDEK
Yeşilbaşlı yüzen ördek
Hani senin eşin nerde
Sen yeşile bürünmüşsün
Hani senin dişin nerde
Yavruları yok yanında
Yalınız kalmıştır damında
Çekilmiş yatar ininde
Kirgın misın yeşil ördek
Çaylar güller hepsi senin
Elli gram gelmez canın
Aveiyi sesinden tanın
Gece uçmaz yeşil ördek
Başka kuşların karışmaz
Kargalarla hię yarışmaz
Kartallarla hiç barışmaz
Yalnız yaşar yeşil ördek
Gördüm ki hiç uçamiyor
Yavrulardan geçemiyor
Gece gündüz seçemiyor
Görmez olmuş yeşil ördek
Ilyas sever hep kuşları
Otersiniz gündüzleri
Tipide görünmez gözleri
Süzülürsün yeşil ördek
-59в-
NE BIRAKIP GÍTTIN
Yalan dünya sana gelip gidenler
Ne alıp götürdü söyler misin sen
Omrünü yediğin bunca kulların
Ne birakp gitti söyler misin sen
Sen yerinden kıpırdamaz dönersin
Sevdiğini şah damardan vurursun
Karıncadan daha ağır yürürsün
Ne çok yedin ne az doydun söyler misin sen
Işi vurdun deliliğe duymazsın
Ceplerine para pulu koymazsin
Musa gibi dağda koyun yaymazsın
Fitre zekât verdiğini söyler misin sen
Felaketle tufanlarla dolusun
Agrı Dağa Nuh'un gemisinin yolusun
Yalan dünya söyle kimin malısn
Kirist misin Müslüm müsün söyler misin sen
Aldiğın kulların var hüviyeti
Ana-baba tanıiman ne zürriyeti
Yok, etme milleti ver hürriyeti
Insan olmadığını söyler misin sen
Allah' tan başka kimse tanıman
Ama bir gün olur olursun sen de tarımar
Bir kuru canım var gel onu da al
Kalbin ciğerin var nmı söyler misin sen
Ilyas Gençoğlu'yum şaşıp kalmışam
Dünya âlemine ben çok gülmüşem
Neyine aldanıp sana gelmişem
insan olmadığıni söyler misin sen
-60-

Комментариев нет:
Отправить комментарий