Benim yaratabildiğim .
İLYAS GENÇOĞLU
3 kitab. ILYAS KUZU
SIRLARINA AKIL ERMEZ KÍ DÜNYA!
Kimse senin sirrina ermez ki dünya,
Çünkü insan ömrü yetmez ki buna,
Neler yedin yuttun ama doymadın,
Kimse senin sirrna ermez ki dünya.
Ug sene beş sene değil ki yaşın,
Mevsim mevsim gelir yaz ile kışın,
Taş üstüne koyduğun o koca taşın,
Kimse bu sırlara ermez ki dünya.
Ne Isa' lar yuttun ne de Musa' lar,
Nuh'un Gemisi'ni Ağrı'ya sallar,
Ne denizler koydun ne kara yollar,
Kimse böyle sırra ermez ki dünya.
Dört kitabın sahipleri kalmadi,
Onlar ölüp gitti sense ölmedin,
Bir gün olsun hiçbir kula gülmedin,
Hiç kimse bu sirra ermez ki dünya.
Allah'la aranda yaş farki var mi?
Insanlar doğuştan Islam gavur mu?
Davud'a yollanan sade Zebur' du.
Kur'an efendimizin ya kimse yok dünya.
incil'in sahibi babasız Isa,
Tevrat' n sahibi Peygamber Musa,
Efendimize dünya büründü yasa,
Gelenler gidiyor nerdeler dünya.
llyas Gençoğluyum aklım ermiyor,
Gidenlerden hię kimsecik gelmiyor,
Dünya tek bir kula değer vermiyor,
Bu sırlarına akıl ermez ki dünya.
-121-
NEVRUZ I
Nevruz Türkiye'de değil ki sade,
Bakin görün ki nevruz kalmış ne hale,
Taşlar barikatlar kurulmuş yola,
Dünyaya bakınca utanmak gerek.
Nevruz hiçbir yere simge değildir,
Sadece baharın müjdecisidir,
Her taraf savaş alanı ayıp değil mi?
Dünyaya bakınca utanmak gerek.
Nevruzda savaşmakla nevruz olunmaz,
Sade ateş yanar lastik yakılmaz,
Dövüş kavgalara nevruz denilmez,
Dünyaya bakınca utanmak gerek.
Bakin Ozbeklerde nevruza bakın,
Sopayla silaha bulaşman sakın,
Azerbaycan bizlere daha çok yakın,
Onlara bakınca utanmak gerek.
Bizdeki nevruza nevruz denilmez,
Silahla sopay la hiç barış olmaz,
Gidişat yanlıştır kardeşlik olmaz,
Bu hallere bakınca utanmak gerek.
Bahar gelir açar sümbül nevruzu,
El ele tutuşur gelini kızı,
Baharin ardından geliyor yaz,
Dünyaya bakınca utanmak gerek.
Insanliktan beklentim barış ve sulhu
Dünya kazan değil yoktur ki kulpu,
Düzen bozanların ipi ve sapi,
Var diyenlerden utanmak gerek.
-122-
NEVRUZ II
Nevruz ne Apo'nun ne Deniz'in Tayyip'in ne de Devletin,
Nevruz sadece Islam âlemindeki yüce milletin,
Sokmayın aranıza nifak denen illeti,
Tabloya bakınca utanmak gerek.
Ne olur nevruzu nevruz gibi sade kutlayın,
Ateş yakın, halay çekin ama yürek yakmayın,
Renklere bürünüp renklere sığınıp ocak yıkmayin,
Olaylara baktığın zaman utanmak gerek.
Nedir sokaklarda tanklar hem de zırhlılar,
Taşlı sopalı hücumda hep o çocuklar,
Çikolata dağıtan bunca yiğit polisler,
Sizlere bakınca gerçekten sevinmek gerek.
Gerek yok coplara hele hele biber gazına,
Kimse karşı koyamaz devletin asla hızına,
Demokrasi öğret nolur o oğul kızına,
Olaylara baktığın zaman utanmak gerek.
Bu ülke bizimdir nolur kardeş kalalım,
Beraber ağlayalım hep beraber gülelim,
Neden yeşeren fidanları tutup tutup yolalım,
Bu olaylara bakınca gerçek arlanmak gerek.
Ilyas Gençoğluyum gerçek çok da üzgünüm,
Olayli geçmesin ne olur hiç bir nevruzum,
Ölmesin öldürülmesin benim oğlum kızım,
El ele tutuşak nevruzda sevinmek gerek.
- 123-
UYGUN BÍR YOLDAŞ
Doğuştan alnima yazılan yazi,
Ne fakir olsan ne de çok zengin,
Silinmez ki alnından o kara yazı,
Bulunmazsa kendine uygun bir yoldaş.
Ey gönül uğraşma yama yapmaya,
Saadet pazarında saadet satmaya,
O aci çöreğine ballar katmaya,
Bulunmazsa kendine uygun bir yoldaş.
Gece gündüz koştur hiç de yorulma,
Mutlu bir yuvanda kime darılma,
Denize düşsen de yılanlara sarılma,
Bulamazsan kendine uygun bir yoldaş.
Çoluk çocuk doğar bu kader dersin,
Avrupa görünür gözüne Mersin,
Geçim zorlaşıyor naneyi yersin,
Bulamazsan kendine uygun bir yoldaş.
Nüfus üç oldu açıldı bütçe,
Ne kadar uğraşsan yine yiğitçe,
Hazirlanırsın geri köyüne göçe,
Bulamazsan kendine uygun bir yoldaş.
En iyisi sür çiftini ek buğdayını,
Unut artık emmini hem de dayını,
Çek kendi başına geçim kaygıni,
Bulunursa kendine uygun bir yoldaş.
Bu dünyanın hali fakir zengine,
Sürünürsün düşemezsen eğer dengine,
Kadere razi ol kiyma canina,
Ilyas en sonunda buldu bir yoldaş.
-124-
NAZLI NAZLI
Bahar geldi yine dereler taşkın,
Kuşlar kurtlar bütün sevinçten şaşkin,
Yeşerdi gül açtı bu benim aşkım,
Sümbül çiçek açar hep nazlı nazli
Kizıl gül boy vermiş kıpkızıl açar,
Sevda yüklü kervan bu yoldan geçer,
Yolunu şaşırmış turnalar uçar,
Uçuşur turnalar hep nazlı nazl.
Daglarda meşeler 1şgin sürüyor,
Marali ceylanlar orda büyüyor,
Kartallar şahinler avin avlıyor,
Otüyor bülbüller hep nazlı nazlı.
Bülbülün hasreti dikenli çalı,
Vatanı omanlık neylesin mali,
Ara sira çeker o da eyvahi,
Oter bülbül dağda hep nazlı nazlı.
Erkenden ötüşen ala keklikler,
Mis gibi kokuyor dağda kekikler,
Madımak topluyor küçük çocuklar,
Türkü söylüyorlar hep nazlı nazlı.
O derin göllerde ördekler yüzer,
O yüksek dağlarda avcılar gezer,
Oturmuş áşıklar destanlar yazar,
Yazarlar destanı hep nazli nazlı.
Ilyas Gençoğluyum belalı başım,
Çok erken yaşlandım kalmadı dişim,
Omür gelip geçti candan yoldaşım,
Olmadı gidiyom ben nazlı nazlı.
-125-
ÖTMEN NOLUR DELI DELİ
Deli esme seher yeli,
Selam söyle nazlı yare.
Kalmasın nolur bahara,
Esme deli seher yeli.
Yârinen olan bu aşkı,
Yağmur yağdı dere taştı,
Alıp gitti aklım şaştı,
Esme deli seher yeli.
Uzun ince yola çıktım,
Kapanmıştır benim bahtım,
Nazlı yâr di saray tahtım,
Esme seher yeli deli.
Dedi bana bekle üç gün,
Sakıl gelme dere taşkın,
Çabuk biter sonra aşkın,
Esme seher yeli deli.
Bahar gelsin hele bakam,
Ziyarete çıra yakam,
Döküldü saç tutam tutam,
Esme seher yeli deli.
Saçlarımı yele verdim,
Ben sevdamı güle verdim,
Yoldum gülü sele verdim,
Esme seher yeli deli.
İlyas'a dokunan yeller,
Açar bahar bütün güller,
Şakıyıp öten bülbüller,
Ötmen nolur deli deli hey.
-126а -
DELI GÖNÜL
Sari sümbül mor menekse.
Bahar geldi çiçek açti,
Sicim sicim yagan yağmur,
Deli çaylar yine coştu yine costu
Açtı lale sarıçiğdem,
Dolu yağdı badem badem,
Selam geldi nazlı yardan,
Deli gönlüm yine coştu yine costu
Karanfiller uzun uzun,
Benim yârim salkım üzüm,
Düğünümüz olsun güzün,
Deli gönlüm yine coştu yine coştu
Doğa büründü yeşile,
Bu sevda geldi başıma,
Yine düştü aşk peşime,
Deli gönül yine coştu yine coştu.
Ağustosun sicağında,
Uşüdüm yar kucağında,
Şu sevdanın ocağında,
Yine coştu deli gönül deli gönül.
Yeşil bağda üzüm müsün?
Benim iki gözüm müsün?
Bahar ile yazım misın?
Kurban sana deli gönül deli gönül.
Bahar oldun yazım oldun,
Yüreğimde sızım oldun,
Noldu yine vazmı geçtin
Dayanamam deli gönül deli gön
-126в-
BIR KAÇ NISAN BEKLEMEM MI LAZIM
Yardan ayrilmasI Zordur insana,
Sabir sabir dedik geldik Nisana,
Talih bana yüz çevirdi baksana,
Birkaç Nisan beklemem mi lazım.
Nisan bitti Mayıs geldi sicacik,
Insafa gelmiştir yârim birazcik,
Haziranda kızarıyor kirazcık,
Birkaç Nisan beklemem mi lazım.
Biraz sicak Temmuzu da atlattık,
Selamlaştık düşmanları çatlattık,
Ağustosta yürekleri hoplattık,
Birkaç Nisan beklemem mi lazım.
Eylül geldi ya sabırdır diyorum,
Çok üşüdüm kışlık palto giyiyorum,
Başa geldi bu kaderdir diyorum,
Birkaç Nisan beklemem mi lazım.
Ekim geldi bağ bostanı bozarım,
Yar küsülü yalniz nasıl gezerim,
Başina çalınsın senin hazarın,
Birkaç Nisan beklemem mi lazım
Ekimle kasım mevsim sonbahar
El eyledi karşıdan bana nazlı yar
Olacak iş değil gez diyar diyar
Birkaç Nisan beklemem mi lazım
Araliği atlatıp ocağa çattık,
Subatla martta hep soba yaktık,
Ilyas' im diyor ki Nisana bastık,
Birkaç Nisan beklemem mi lazım.
-127а-
BAKKAL EROL
Besmele çekmeden işe başlama,
Müşteri kraldır sakıl dişlama,
Kimseye güvenip günah işleme,
Hölemez dikeni devirir seni.
Güzellik Allah'a mahsustur amma,
Sir alıp sir satanı yanına koyma,
Sonuçta ölüm var kendini yorma,
Hafif bir kaba yel devirir seni.
Grama kuruşa çok dikkat eyle,
Arzu hallerini Handan'a söyle,
Bu dümen gitmez ki her zaman böyle,
Hafif bir samyeli devirir seni
Çok yorgun düşüyon yükün çok ağır,
Sana hayır vermez O Murat sağır,
Ciguli Mustafa tamamen gâvur,
Uzak dur onlardan devirir seni.
Siki tut Menduh' tan ne varsa ondan,
Sahip çıksın dükkâna birazcik Handan,
Hiç hayır gelmez ki hem ondan
bundan,
Hayirsiz bir çevre devirir seni.
Sözlerim manali eğer tutmazsan,
Uzun ince yoldan düzgün gitmezsen,
Handan' birazeık sen eğitmezsen,
Tepetakla atan yıkarlar seni.
Dişi kuş yuvanın temel taşıdır,
Dükkânda çalışmak hanım işidir,
Erkek ancak evin erkek başıdır,
Beni duymazsanız yıkarlar seni.
-127в-
Ilyas'in tecrübesi fazla bu yoldan,
Yamuk yumuk gitme kendini kolla,
Sağ tarafin boşsa o zaman solla,
Arkandan gelen hizlı devirir seni.
KARŞINA ÇIKMAM SEVDiĞÍM
Bir haber yolla da eğer gelmezsem,
O zaman karşına çıkmam sevdiğim,
O yüce dağları delip gelmezsem,
O zaman karşına çikmam sevdiğim.
Bir Ferhat misali âşığım âşık,
Yolunda ölürüm zülfü dolaşık,
Bir seher uyandım düşler karışık,
Uykusuz karşına çıkmam sevdiğim.
Ya destur demeden yollar bitmiyor,
Gül dalnda yine bülbül ötmüyor,
Yolladığım selam herhal gitmiyor,
Böyle ise karşına çıkmam sevdiğim.
Bir daha selamim eğer varmazsa,
Nazlı yârim benim halden bilmezse,
Ruh bedenden çıkip eğer ömezsem,
Yine de karşına çıkmam sevdiğim.
Ilyas'imin nazlı nazlı o yâri,
Sari çiçek yine sevmiş baharı,
Içime gömdüğüm kızıl gülleri,
Koklatmaya sana çıkmam sevdiğim.
-128-
HASRET KALDIM
Hasret kaldım ben sılama,
Hem silama hem anama,
Güvenmek olmaz zamana,
Yedi beni zalim gurbet.
Geçim için gurbet ele,
Düşmüşüm ben dilden dile,
Bülbül konar gonca güle,
Yedin beni zalim gurbet.
Çekilmiyor gurbet kahrı,
Yandı şu milletin bağrı,
Kol bacakta başlar ağri,
Yedin beni zalim gurbet.
Kuşlar yavrusuna döner,
iki gözüm oldu pinar,
Lamba yanar işik söner,
Yedin beni zalim gurbet.
Yol uzaktır gidilmiyor,
Kadir kymet bilinmiyor,
Koyun gibi güdülmüyor,
Yedin beni zalim gurbet
Çoluk çocuk ana baba,
Odun yoktur yanmaz soba,
Çok büyüktür yüce Huda,
Yedin beni zalim gurbet.
Ilyas'i da yakan gurbet,
Olüm yakın bitsin hasret,
Mevlam der ki kulum sabret,
Yedin beni zalim gurbet.
-129а-
SEVGILÍ RAFUŞ
Atayın atası yetim birakmiş,
O cerge yapili atani senin,
Sanki senden intikam alıyor gibi,
O insafs1z atan senin ay Rafuş.
Sen doğup gelende alın yazini,
Atan yazıp çizdi belliydi Rafuş.
Bir tek düşünürün baba, annendi,
O da yan yun gitti sevgili Rafuş.
Kader Allah' tandır boyun eğmeli,
Atan insan değil sekiz memeli,
Doğduğunda bozuk imiş onun temeli,
Zamanla gerçeği anlarsın Rafuş.
Sahtekâr atandır sahteyse anan,
Değiş tokuş ettiler seni pas ilen,
Bu dönen oyunları temelden bilen,
Benim amma ne edem yalnızım Rafuş.
Atan sevdalıydı Kemale için,
Günahin sadece doğmaktı suçun,
Çok uğraştım sana bir başım için,
Hepsi de sahte bunların sevgili Rafuş.
Sen doğarken melek geldin dünyaya,
Ata ne destek oldu kanma irâya,
Firildak gibi dönen o Mariya'ya,
Inanma hiç birine sevgili Rafuş.
Bütün sirlarımla belki ölürüm,
Gel bul mezarımda dile gelirim.
Atan çok uğraştır bir ben bilirim,
Bu yazım şahit sana sevgili Rafuş.
-129в
GÜL DIKTÍM
Gül diktim büyütüm dikene döndü,
Doğarken güneşim o bile söndü,
Ağustos ayında sularım dondu,
Güneşe koydum ya açılmiyor ki.
Çok istedim gülüm kizıla dönsün,
Allah'tan dileğim 1şığım yansin,
Her zaman söyledim her şeyim sensin,
Duymadın sen beni çekilmiyon ki.
Bu kadar olmaz ki geçmişi deşme,
Ikimizden biri olursa çeşme,
Yıkılırsa duvarlar sakıl sen şaşma,
Bu gidişle inan çekilmiyon ki.
Eskiler kapandı geride kaldı,
Bu gönlüm senle ummana daldı,
Hep bana battınız size kar kaldı,
Battıkça kahrınız çekilmiyon ki.
Doyum olmaz tatlı tatlı dillere,
Düşmeyelim çeşit çeşit hallere,
Arı hasret kalmış herhal ballara,
Kovan boş olunca çekilmiyor ki.
Arnlar bal alır bütün çiçekten,
Dikenli sözünüz keskin biçaktan,
Anlamazsan eğer sicak kucaktan,
Bu gidişle haller çekilmiyor ki.
Ilyas'in doğuştan bahtı karalı,
Dağlarda dolaşır nazlı maralı,
Inan ki dert ben de sıra siralı,
Yüküm çok oldu artık çekilmiyor ki.
-130а-
CADIR KURUP EYLESEM
Erciyes'in eteğine,
Çadir kurup seyreylese
Memleketim Yeşilhisar'
Cadıir kurup seyreylesem
Yamacinda Toros daği,
Avci doludur Yalhyalli,
Dokur gelinleri hal,
Imek çalıp seyreylesem.
Develli'de sürü daylak,
Toprakları bol bol çaylak,
Yiğitleri gezmez aylak,
Döne döne seyreylesem.
Incesuyun sirti dağda,
Kuş cenneti sultan sazda,
Geleceğim ben bu yazda,
Kuşu kurdu seyreylesem.
Erciyes in ardi Sarız,
Uzun yayla atı yağ1z,
Kayseri'min yolu dümdüz,
Sanayiyi seyreylesem.
Pinar başım pinar başım,
Sendedir asker arkadaşım,
Memleketidir Türkeş'in,
Döne döne seyreyleyim.
Bünyan'da dokunur halı,
Arılar yapiyor balı,
Ilyas' imin garip hali,
Bakıp bakıp seyreyleyim.
-130в-
YOLUNA KELLEMÍ REiN KOYMUSTUM
IIk görüşte dedim biçilmez paha,
Yere çaldin beni geldin sen aha,
Ne olur karşma çikma bir daha,
Yoluna kellemi rehin koymugtum.
Gözlerin görmüyor gelme dstüme,
Yerden yere vurdun beni kastn ne
Bilmiyorum bana karşı ahtin ne,
Yoluna kellemi rehin koymuştum.
Boşuna sallanma miadn geçti,
Bülbiülün kafesten çok erken uçtu,
O gönlün sevdamdan zamans1Z geçti,
Yoluna kellemi rehin koymuştum.
Ne dağ koyduk ne de koca taş dibi,
Boynuma taktiğino yağlı ipi,
Kapılip gittiğin o zalim tipi,
Yoluna kellemi rehin koymuştum.
Arardın dağlarda dört dallı yonca,
Zannettin kendini saksı da gonca,
Tanrinin verdiği bu canı anca,
Alır diye yoluna rehin koymuştum.
Ilyas'i susturdun sense susmadın,
Ben kadere küstüm sense küsmedin,
Bu alın yazımı sen hiç yazmadın,
Yoluna kellemi rehin koymuştum.
-131-
SUSUZ DEGIRMENDE UN OLMAZ ASLA
Ateşten gül bahçesi olamaz asla,
Düştüğü yerleri kavurur yakar,
Herkes sevdiğini alamaz asla,
Köseye oturur doğrulmaz asla.
Gül dikensiz olmaz çünkü kuş konmaz,
Asli olmasaydi Kerem hiç yanmaz,
Kurumuş çaylarla değirmen dönmez.
Susuz değirmende un olmaz asla.
Havada su var kimse inanmaz,
Kuşlar yüksek uçar ama konamaz,
Duman çıkmiyorsa ateş yanamaz,
Kuşkanatsız olmaz olamaz asla.
Yeri göğü yoktan var eden biri,
Madimak'ta yandılar hep diri diri,
Bu kadar olmaz ki insanın körü,
Gözleri kör desem olamaz asla.
Bu fani dünyanın böyle işleri,
Ağzıinda kalmamış azı dişleri,
Yazin soğuk Ağustosta kışları,
Kış da ekin ekmek olamaz asla.
Dört mevsimin ayrı ayrı tadi var,
Dikkat edin aramizda cadi var,
Serada yetişen o uzun hiyar,
Ne kadar uğraşsan kiraz olamaz.
Ilyas Gençoğluyum yolum çok kisa,
Musa'nin elinde o yanık asa,
Isyankâr değilim olamam hâşa,
Kul olan Allah'a asi olamaz asla.
-132-
BU DÜZEN DAĞILIR
BU DÜZEN BÍTER
Seni çok sevmiştim dünyalar kadar,
Zannetmiştim mutluluk cebimde artik,
Bir de baktım cebim çoktan delinmiş,
Ne yama tutuyor ne dikiş tutar.
Yine yanlış yaptim canım Allah'im,
Çok zaman kaybettim bu son eyvahim,
Getir el basayım Kelamullahım,
Ne dua anlıyor ne de nasihat tutar.
Kapilmiştım ben bir sevda seline,
Alp gitti beni Azer eline,
Tutuldum bu sevdanın kaba yeline,
Süründüre süründüre beni de yutar.
Hiç gücüm kalmadı kuru sevdaya,
Eh bunca yıllarım geçti havaya,
Bu gönül katlanmaz böyle cezaya,
Hayat bir kumarmiş beni de yutar.
Elbet ki bu sabrın vardır bir sonu,
Çok temiz giydiğim şalvarı donu,
Ucundan çıkarsa kamanın kını,
Her şey harap olur bu ömür biter
Ilyas' im kulundur Ya Rabbim Senin,
Yok, mudur sevgilim insafin senin,
Çok da karşı koyma sevgime benim,
Bu düzen dağılır, bu düzen biter.
-133а
ARAMA BENI
Eğer bu diyardan çekip gidersem,
Bil ki sevdiğimden kırmayım diye
Mutlu olmak herkesin hele de senin,
Ol o zaman ne olur arama beni.
Diyar diyar aştım düştüm peşine,
Beni duy diyorum gelmez işine,
Ne katkısI vardır oğluyun senin aşına,
Beni çok incittiniz arama beni.
Allah'a havale ettim artık o baksın,
Biliyom haksızsın ciğerin yansiz,
Haksızlık bendeyse kanlarım aksın,
Gelmezsen peşimden arama beni.
Çok ucuz buldunuz sizlerse beni,
Güvendiğin oğlun kurtarsin sen1,
Katarla geldiğiniz o korkulu günü,
Çok çabuk unuttunuz arama beni.
Insanoğlu kadir kıymet bilmeli,
Ana evladina illah yakin mi olmalı,
Sen niye geldin gözü sürmeli,
Kaderine razı değilsen arama beni.
Siz de adet eğer hanım kişiyse,
Erim dediğiniz insan madem dişiyle,
Bunca diretmeniz eğer inat işiyse,
Sen haklisın o zaman arama beni,
Ilyas'in kaderi ta baştan bozuk,
Alemin dediği çıkıyor yazık,
Sözümü dinlemeyen ey sütü bozuk,
Ogluyun dediği olsun arama beni.
-133в-
EMMIOĞLU
Yedikçe şişiyon canim emmioğlu,
Dünyayı tükettin yine doymadin,
Ne bağlar biraktin ne de bostanlar,
Dünyayı yesen de doyman emmioğlu.
Elinde silahın dağlar dolaştın,
Yorulmadan eğri büğrü yol aştın,
Bunca yıldır karnin için savaştin,
Yine acim dedin canım emmioğlu.
Tazı tuttun ava çıktın bağlara,
Odun için gittin yüce dağlara,
Çerci oldun gezdin köyden köylere,
Yine de doymadın canim emmioğlu.
Bir sevda uğruna gezdin köyleri,
Aradın bulmadın yüce dağları,
Saray zannettiğin toprak evleri,
Yikıp viran ettin neden emmioğlu.
Bismillah çekmezdin hangi işe gitsen,
Musa gibi dağda hep davar gütsen,
Her gece üç tane tokluyu yutsan,
Bir de boynuzlu koç doyman emoğlu.
Ne tarlalar koydun ne de bostanlar,
Dağdaki geyikler elinden ağlar,
Hep nefret etmiştir bunca insanlar,
Neler yedin amma doyman emmoğlu.
Kirdın hatır gönül saygı koymadın,
Hep dik kafa gezdin başın eğmedin,
Ilyas' in sözünü bir gün duymadin,
Sürünür durursun ölmen emmioğlu.
-134а
DERIN OLSUN KAZ MEZARCI
Vur kazmayi derin olsun
Mezarimi kaz mezarcı.
Kurtlar kuşlar başs düşmanim,
Derin olsun kaz mezarcı.
Ylan çiyan giremesin,
Börtü böcek türemesin,
Karincalar yürümesin,
Derin olsun kaz mezarcı.
Allah'in emridir ölüm,
Olmasın kabrimde gülüm,
Su dünyada çektim zulüm,
Derin olsun kaz mezarcıi.
Istemiyom pece kapi,
Almayin kabrime topu,
Su dünyanin kulpu sapi,
Derin olsun kaz mezarci.
Musallada durun beklen,
Nüfusumu gidin yoklan,
Gözyaşıma sakıl bakman,
Derin olsun kaz mezarci.
Kefenimi çifte sarin,
Ağlamasın bana karim,
Bitmez zaten ah-u zarim,
Derin olsun kaz mezarci.
Kul olanın yüzü gülmez,
Ecelsiz hiç kimse ölmez,
Ilyas sevdiğini bulmaz,
Derin olsun kaz mezarci.
-134в-
ANAM DUYMASIN
Sakil öldüğünü anam duymasin!
Duyarsa bayılır yikılır yere.
Nolur götürmeyin beni köyüme,
Anama görür ise serilir yere.
Evlat aCISina asla dayanmaz,
Azrail'e ta ezelden güvenmez,
Olene çok ağlar asla sevinmez,
Oldüğümü bir duysa serilir yere.
Gökteki yıldızlar haber vermeyin,
Sakli kalsın siz de sakıl demeyin,
Beyhuda çarçur oldu emegim,
Bu halimi duysa yere serilir.
Doksan beş yaşına bu sene değdi,
Çok yoksulluk çekti hep boyun eğdi,
Başımizda sanki koca bir dağdı,
Acı haber duysa yere serilir.
Iki evladını toprağa verdi,
Yillarca ağladı dizini dövdü,
Baba bostan idi anam da dağdı,
Bozuldu bostanı yere serilir.
Tanrim ömür versin çok yaşa anam,
Babam yüreğimdi anamsa canim,
Kirazla sen gülüm sürmeli sunam,
Onlar da ağlayıp yere serilir.
Ilyas'im diyor ki haktır ölmeğim,
Lekeli değildir aktır gömleğim,
Galıştim çabaladım boştur çömleğim,
Dolu olsa nolur düşer kirılır.
-135а-
SEVGILÍ YENGEM
Herkes ettiğini mutlak çekecek,
Ben de ettiğimi çekiyom yengem.
Ne ana tanittın ne de bir baba,
Sen kendi kocana sevgili yengem.
Allah çok büyüktür bunu bilmeli,
Hatıra sevgiye insan ölmeli,
Gençliğinde yazdın bütün havalı,
Dost içine gitmedin sevgili yengem.
Herkesi kendine kul gibi gördün,
Hatıri gönülü pul gibi gördün,
Tekeli ölende anamı dul gibi gördün,
Anam ne çekmiştir sevgili yengem.
Bir mendil mi verdin benim anama,
Yüz mark mi verdin söyle babama,
Bacıların mutlu oldu sırayla,
Beni benden aldn sevgili yengem.
Beş bin mark verdin neler etmedin,
Çevirdin kapımı gece gitmedin,
Pezevengin çocuğu dedin yetmedin,
Oğlun Ali şahit sevgili yengem.
Doğurduğun çocuklarla kiyasla bizi,
Hatan bir değil ki hep dizi dizi,
O iki dizine girmişse sizi,
Takdir-i Ilahi sevgili yengem.
Bir sorunun olsa can kardeşinim,
Hep hatr uğruna eğildi başım,
Söyler misin midemde kaç sefer aşın,
Tlyas'a nasip oldu sevgili yengem.
-135в-
SEVGILi YARAB
Her kuluyun derdi var çekmeyen yok ki,
Var mi dertsiz kulun sevgili Ya Rab?
Dünya hergün yavaş yavaş dönüyor,
Acaba sonu yok mu bu işin Ya Rab?
Kimi gözden hasta kimiyse belden,
Her sey takdir-i Ilahi ne gelir elden,
En çok korktuğumuz ateşle selden,
Koru bu afetlerden bizleri Ya Rab.
Kulların kulluğunu düzgün yaparsa,
Imanla inançla Sana taparsa,
Gösterdiğin doğru yoldan saparsa,
Sana yüzümüz yok sevgili Ya Rab.
Verdiğin nimeti bilmek gerekir,
Neye yariyor ki altınla bakır,
Ne kadar götürsen dolmaz ki çukur,
Gözü doymaz kullarıyın sevgili Ya Rab.
O koca kayalar o yüksek dağlar,
Sira sira yeşeren o yeşil dağlar,
Anasız babasız yetimler ağlar,
Oksüz kalmış bunlar sevgili Ya Rab.
Her şeyi verirsin sen kullarına,
Herkes gitse ne olur düz yollarna,
Sonra kapılırlar sel sularına,
Giden geri gelmez sevgili Ya Rab.
ilyas çok denedi gidip gelmeyi,
Kurtuluşu yoktur seçti ölmeyı,
Ne kadar özlese de yine sılayı,
Izinsiz gidilmez sevgili Ya Rab.
-136-
NE DERLER BANA
Ne yeşil bağlarım ne de ekinim,
Kalmasın dünyada bir tek dikilim,
Yakasiz gömlekte bütün fikrim,
Cebim boş gitsem ki kim ne der bana.
Var mi ki öbür dünyada bağ ile bostan,
Cennet dediğimiz gülle gülistan,
Allah'm kulların doğar mi baştan,
Böyle sorduğuma kim ne der bana.
Madem ruh geliyor beden orada,
Ahret sorgusunu mu bekler sırada,
Bunu böyle sorsam yüce Mevla' dan,
Acaba elalem ne der ki bana.
Doğumdan ölüme geçen zamanda,
Bedeni temizlesen her gün hamamda,
Ahretteki sorgu dinle imanla,
Sinifta kalırsam ne derler bana.
Ister fakir ol ister çok zengin,
Bulmadiysan dünyada kendine dengin,
Kefenle girdiğin yer bayağı engin,
Çikip geri gelsem ne derler bana.
Sırat köprüsünden ola ki geçtim,
Inşallah zemzemin suyundan içtim,
Arpa buğday ekip tırpanla biçtim,
Harman ektim desem ne derler bana.
Ilyas Gençoğluyum hep orda burada,
Hep dert çeke çeke olmuşum hurda,
Ölüp de gideyim öteki yurda,
Gitmiyorum desem ne derler bana.
-137-
BANA DER MISIN?
Sen Allah'1 Allah gibi görmezsen,
Yüreğinden dumanları silmezsen,
Dilegini Yaradan'dan bulmaZsan,
Neye yarar insanliğin der misin?
Ne kadar düz olsan yolun hep eğri,
Samyeli esende açıktır bağri,
Hileli yaşantınin olmaz ki hayrı,
Neye yarar insanlığın der misin?
Özünle yüzün bir değil senin,
Nedir bu çektiğim çileler benim,
Hani var idi senin imanın dinin,
Nerde insanlığın bana der misin?
Allah'in korkusu olmazsa eğer,
Zannederler güzelliğin dünyayı değer,
Ozünle yüzün çok ayrı meğer,
Senin insanlığın nerde der misin
Sana her şey hoş gelir bana toz duman,
Sen de yola gelirsin gelirse zaman,
Mezarda rahat yatsın ne olur anan,
Atanı sevdiğini bana der misin?
Ananla atayın sizlar kemiği,
Hep karşıma diktin sen zir deliyi,
Çok oldu kaybettin benden sevgiyi,
Neler kaybettiğini bana der misin?
Bu dünyanın ahvali zaten böyledir,
Curpınıp didinsem neyi halleder,
Verdiğim emekler seni kör eder,
Sevgi görmediğini bana der misin?
-138-
NE PILAVA BENZER NE DE BIR ASA
Ne pilav da pilav ne benzer aşa,
Yedik amma yedik biz kalka düşe.
Çoktandır hasretim ben böyle aşa,
Yesek yemesek de mecburum dostlar.
Pirinç mi kirıktır kirık mi pirinç.
Yedikçe içime geliyor sevinç,
Bir de baktım içinde bir avuç havuç,
Yesek de yemesek de mecburum dostlar.
Erimis pirinci bir yala benzer,
Belli ki mahsustan eylemiş hinzir,
Her zamanki gibi bugün de muzır,
Sevsek de sevmesek de mecburum dostlar.
Onüme koysalar zehir de yerim,
Ölsem de Allah'a çok şükür derim,
Inançla imana her zaman varım,
Tatli sohbetlere hasretim dostlar.
Pirinç pişmiş amma pilav da tuzsuz,
Hiçbir kış geçmez geçmeden yazS1Z,
Yedik bu pilavı gerçekten zevksiz,
Daha ne söyleyeyim sizlere dostlar.
Hanımi alırsan bakma dışına,
Burnunu sokarsa her gün 1şine,
Karışırsa baharına kışına,
Omür çabuk biter sevgili dostlar.
Huysuz huylu olmaz zoraki işle,
Işin düzen olmaz gördüğün düşle,
Pes etmek lazımdır hep bu gidişle,
Başka çare var mi sevgili dostlar.
-139-
ELAZIGLI DOSTUM MEHMET DEMÍR ÍCIN
(RUHU SAD OLSUN)
Yillarca koşturdun her gün çalıştin,
Hani kazandiğin servetin Mehmet?
Malın mülkün vardı kimlere kaldı,
Gitme dön gel desem gelin mi Mehmet?
Serkan' Yaşar'i bir de Cihan'1,
Tarla tapan boştur onlar bahane,
Gönüllü gitmedin kendi anana,
Yine de dön gel desem gelin mi Mehmet?
Cok inat adamdın sevgi bilmedin,
Aşıkti suratın içten gülmedin,
Çocuklar yalvardı yola gelmedin,
Dön de geri gel desem gelin mi Mehmet?
Serkan'1 severdin torun yaninda,
Gezip tozar idin her gün sağinda,
Sevgisiz dolaştın gönül bağında,
Bağ bostani boz gel desem gelin mi Mehmet?
Biliyorum bu yola giden gelmiyor,
Parayla pulu cüzdan almiyor,
Gel gör insanların hirsi doymuyor,
Ne alıp götürdün der misin Mehmet?
Halis'e Türkçe'yi ben öğrettim dedin,
Her sabah kalkınca yüzünü yudun,
Oyaşlı anana hep hasret idin,
Ananı gör gel desem gelin mi Mehmet?
Ilyas'1 kirdiydın sebepsiz yere,
Hakkim helal olsun tam yüz bin kere,
Bana da yer ayırttir üç metrekare,
Geriye beraber gelek mi Mehmet.
-140-
BIR MAYIST
AB ne yapsin seni Erdogan,
Ne halde gördün mü Taksim Tandoğan,
Yerde yatan kadina tekmeler vuran,
Beğendin mi bunu Sayın Erdoğan.
Olene saygı Allah tan emir,
Polise verilen emir kestirir demir,
Kovaladıkları halka coplarla vurur,
Demokrasi bu mu Sayın Erdoğan.
Suu yoktur yoldan geçen çocuğun,
Demokrasi adina biraz nolur aciyin,
Olenlerden kocasidır biri belki baciyin,
Bir çelenk koydurtmadiniz Sayın Erdoğan.
Türkiye'm ne Filistin ne da Hamas' tir,
Bir Mayis' ta ölenlere acı bir yastir,
Bastır Muammer'im Celal im bastır,
Hastaneye bomba attılar hoş mu Erdoğan.
Israil' le Filistin'e benzedi bura,
Şeriat düzeni de olsa gelir imana,
Demokrasi de zulüm olmaz ki cana,
Vicdanen rahat misın Sayin Erdoğan.
Dünya bizi böyle görmelimiydi,
Polisler insanlarI yere sermelimiydi,
O sivil halk karşı gelmelimiydi,
Bu sence demokrasi mi Sayın Erdoğan.
Bir may1s halkimin işçi bayrami,
Yetmiş yedide Taksim de bunca kurbanı,
Değiştir sirtındaki köhne urbanı,
Menderes modeli giy in Sayın Erdoğan.
-141-
BIR MAYIS II
Gelin sivil örgütlerle barışın artik,
Onlar emekçidir gömlegi yırtık.
Kismayn haklarıni verin siz artık,
Dünyaya örnek olun Sayın Erdoğan.
Allah'1 Allah görün ama çok candan,
Ne Arap'tan hayır var ne de Katar' dan.
Dua almak istiyorsaniz bizim yatırdan,
Al duani ne olur Sayın Erdoğan.
Bu bir rica değil sade yalvarmak,
Vatanimin insanlari değil ki ahmak,
Dik polisi kapısına sen halki coplat,
Demokrasi adina Sayın Erdoğan.
Benim Türkiye'm örnek dünyaya,
Düşmanı kovduk biz atlı ve yaya,
Girpina çırpina geldik bu çağa,
Incitmeyin bu halkı Sayın Erdoğan.
Hiç kimseye baki değil bu dünya,
Hani Istanbul' um hasretti suya,
Beyhuda siktiğinizo suyla boya,
Vacip mi bu millete Sayın Erdoğan.
Sanma sakıl baki sana koltuğun,
Seni çok şımarttı fazla çokluğun,
Cok fazla sürmez ki senin tokluğun,
Bir gün aç kalırsın Sayın Erdoğan.
Ilyas Gençoğluyum der ki yapmayın,
Doğru yolunuzdan sakil sapmayin,
AB diye kafanızı boşa takmayın,
Bu gidişle sinifta kaldın Sayın Erdoğan.
-142-
AB SIZI BEKLĪYOR KOŞUN ERDOGAN
Devlet üzerin düşeni yapti,
Bu sözlerle geçiştirir Erdoğan,
Bir de Faruk Çelik Bey'i dinleyin,
Vurdumduymaz olmaz ayip Erdoğan.
Devletimle övündüm yıllar boyunca,
Teröristlerle işçiyi yan yana koyunca,
O emekçiler coplandı karni doyunca,
Dünyanın gözü gördü canım Erdoğan.
Bu mu senin işçiliğin hani işçiydin,
Çiftlikte tavuk yetiştiren sanki besiciydin,
Mutfakta aş pişiren sanki aşçiydin,
Kazanın dibini yaktın gülüm Erdoğan.
Süvari olmayan ata binemez,
Yarasız emekçi boşa inlemez,
Istanbul halkından özür dilemez,
Çünkü kKasımpaşa' li koçum Erdoğan.
Halkıimn özgürlüğü dediğin sade türban mı?
Coplanan emekçiler sizce kurban mı?
Demokrasi bu mu diye sormam mi?
Susturamazsiniz bu halki gülüm Erdoğan.
Başta durmak için ayak da lazim,
Bu seneki mayıs olayini kenara yazin,
Seçimler olacak gelecek güzün,
Dünya nefret duydu yeter Erdoğan.
Ilyas'im seyretti hep canlı canli,
Emekçiler coplandi gövdesi kanlı,
Muammer'le Celal çok delikanlı,
AB sizi bekliyor koşun Erdoğan.
-143-
PINAR BiziM ÇEȘŞME BIZIM GULSEREN
Sabahın sıfir dördü ağrm başladi,
Uyumak zor oldu seni düşledim,
Bu sayfami sana açıp şiir başladim,
Allah'tan ne muradın vardır Gülseren.
Yillarca çok soğuk kaldık biz bizden,
Cahilliktir desem hepsi bu yüzden,
Çorbaya atılan bir çimdik tuzdan,
Ondan bile yoksun idik Gülseren.
Almanya sevdası çıkıp da geldik,
Bazen gözyaşları bazense güldük,
Çoluk çocuk büyüttük çok dertler aldık,
Yaş ilerledikçe sevgi güzel Gülseren.
Benim kabulümdür hatalar vardır,
Biz yaşta insanlar çoğu zırzirdır,
Yaş ilerledikçe gözümüz kördür,
Yalan dolan bize sanat Gülseren.
Insanın yüreği hep sevgi dolsun,
Dilerim Mevla' dan hep yüzler gülsün,
Abur cubur olmak bizi mi bulsun,
Adam gibi adam azdır Gülseren.
Gül dibine asla ağaç dikilmez,
Annen tek dünyada değer biçilmez,
Pinar bulanmışsa suyu içilmez,
Pinar bizim çeşme bizim Gülseren.
Ilyas'im sözlerin değeri büyük,
Sonradan azitma ey koca höyük,
Zaten yakışmaz ki sana o biyık,
Kime dokunduğumu bilin Gülseren.
-144-
ERMENi
Gel ermeni ne olur bize bulaşma.
Rahat dur yerinde bizle dalaşma.
Ayrık otu gibi gizli kol açma,
Hayvana yem için toplarlar seni.
Çök otur yerine yağinla kavrul,
Çik sen kara bağdan şerefle ayrıl.
Kaba yel gelince göklere savrul,
Adam gibi adam olun ermeni.
Ser ile dünyaya adın duyuran,
Gorbaçov un karisi sizi kayıran,
Hocalr' da çoluk çocuga kiyan,
Adam gibi adam olun ermeni.
Ne vicdan var ne de din, iman sizde,
Soykirmı hortluyor her sene güzde,
Insan sevgisi var topluca bizde,
Adam gibi adam olun ermeni.
Kalleşçe dünyaya ünü saldıniz,
Hocali'ya gece birden daldıniz,
Gorbaçov desteğinde Karabağ'1 aldıniz,
Adam gibi adam olun ermeni.
Var midır dünyada Türk gibi insan,
Taşlari oynamamış sağlam kilisen,
Ama siz adisiniz Türk bayrağını yakan
Adam gibi adam olun ermeni.
Ilyas Gençoğluyum sizi tanrim
Kizlarınizdan Rita olduydu karım
Beyhuda geçmiştir yazım baharın
Verdim kizınızi alin ermeni
-145-
TARIM KAN AĞLIYOR
Tarm kan ağliyor toprak çatladi
MIsir tarlada iken yandı patladı
Unakitanın tavukları çift yumurtladı
Az kaldi kuraklik bize geliyor.
Suya ihtiyaç var boşa akmasin
Boya katıp polis halka sıkmasin
Bu düzenden millet nasıl bıkmasın
Karşımizda kuraklik yine geliyor
Ne mercimek ucuz ne Pirinç kaldı
Fasulye tarlada kuruyup soldu
Bulgur soframızda başyemek oldu
Karşimizda kuraklik yine geliyor
Gübreye güç yetmez mazot pahalı1
Ne yesin ne içsin bilmem ahali
Fakir fukaranın işte bu hali
Karşımizda kuraklık yine geliyor
Böyledir ahvali fakir milletin
Yoksulluk çektirmez benim devletim
Korktuğumuz kuraklık denen illetin
Karşımızda öcü gibi geliyor
Süt çok ucuzladı pahalı peynir
Ahkâm kesti yine bu Firat dengir
Sikilma yok sizde milleti kandır
Enflasyon şeytan gibi geliyor
Türkiye'me bakın ne hale düştü
Tarlalar kurudu ekinler pişti
Zengin zengin olup gül olup açtı
Ilyas iskelete döndü geliyor.
-146-
BAŞIN SAG OLSUN CiHANIM
Duydum baban rahmete gitmiş
Başin sağ olsun sevgili Cihan
Sende baban kadar çok çile çektin
Allah rahmet eylesin sevgili Cilhan
Olursa da evlat böyle olmalı
Herkes sevdiğiyle murat almalı
Kulu değil Allah yalniz kalmalı
Topraği bol olsun sevgili Cihan
Yillarca çalıştı ne alıp gitti
iki yıl içinde çabuk pes etti
Kalmadı yanınizda çok inat etti
Nur içinde yatsıin sevgili Cihan
Bir gün baktim kapi zili çalıyor
Elinde bir torba narla geliyor
Ne ettim eyledim zorla gülüyor
Topraği bol olsun sevgili Cihan.
Hepimizin yolu ayni yolculuk
Ölüm tanimiyor kardeş bacılk
Ister hancı olsun ister hancilik
Kurtuluşumuz yok sevgili Cihan
Derdi ki Halise Türkçe bilmiyon
Çok yaşadın artık neden ölmüyon
Ulan sen üfüsün rahat durmuyon
Söylerdi Halise sevgili Cihan
Bir izine gitti isırdı köpek
Nevzat'a kızınca bu derdi sapık
Ilyas onun için ezelden tipik
Nur içinde yatsın sevgili Cihan
-147а-
KAYNIM SAMÍT IçIN
Sevinmiştim beni unuttu diye
Meğer aldanıp da gönül koymuştum
Yatağima Azraili sen mi yolladın
Sevinmiştim beni unuttu diye
Hani sevdiklerim beni sevenler
Gerçek dost olmayan benden ne anlar
Hal hatırm soran hani o canlar
Inan sevinmiştim unuttun diye.
Ara sira önceleri arar dururdun
Mesaj yazıp hal hatirim sorardın
Beni atan gibi pek çok severdin
Nerde sevdiklerim beni sevenler
Hep fakir fukaranin gönlü zengin
Samit şu dünyada bulunmaz dengin
Sana gidip geldim çok çabuk bezdin
Benim sevdiklerim nerde sevenler
Tanrim bol versin ciimle åleme
Artik bundan sonra selanm yollamna
Bir satir vursaydın nola kelleme
Hani sevdiklerim beni sevenler
Sen ağasin simdi ben ise fakir
Allah kabul etsin hep eyle zikir
Bugünlerde Ilyas' in cepleri tikir
Cebim delik artik yoktur sevenler
Allah cebinize bereket versin
Sizi gören Allah bizi de görsün
Ağrıyan yaramı bu Mevlam sarsın
Yoktur artık beni beni sevenler
-147в-
iKi BÍN ON YILINA KADAR SABIR
Iki bin yılına zaman vermişim
Ya gelirsin ya gidersin sevgili Ira
Tam on yılımi sizlere verdim
Bir on yilda bana siz verin Ira
Burada gidelim dedim çikmiyon
Insan olup sözüme kulak asnmiyon
Oğlun için buralardan çıkmiyon
Ya benimkiler nedir sevili Ira
Senin ki evlatsa bende de aynı
On senem dolanda yaşamam gayri
Sizin olsun artık şer ile hayri
Artık sabır taşar sevgili Ira
Hep çaresiz kaldim sesim çıkmad
O yetimin insan gibi bakmadı
Hep kullandı beni beni takmadı
Bunları görmezden geldin sevgili Ira
Sanki ömrüm size bir borçlu oldu
Sanki seni aldım yüzüm mü güldü
Benden istediğiyin hepisi oldu
Ya gelirsin ya da yalniz kalınin Ira
Siz kişi oldunuz ben ise avrat
Hep iyi niyetime olmadı gayret
Iki bin on yılinda deme sen hayret
Ondan sonra sözün kalmaz ki Ira
Ilyas çok sabırlı hâlâ da öyle
Sizin düşünceniz gitmez ki böyle
Ben de bir insanım olmaz ki böyle
Artık sıra sizde sevgili Ira
-148-
CANIM TORUNLAR I
Ozledim sizleri canım torunlar
Yaşlandim ya artık başlar sorunlar
Şu benim hakkumda olan yorumlar
Kim ne derse desin özledim sizi
Onur'um büyümüş dedesi kurban
Arzu'm gömleğimdir hemide urbam
Gözümde tütüyor o tombul Devran
Kim ne derse desin özledim sizi
Ozan' im canımdır Yaren' im tatlı1
Ferhat'm sankiye Abdullah çatlı
Zekâsı kuvvetli çokta akıll
Kim ne derse desin özledim sizi
Simay'm tatlıdır başkadr tadı
Çok akıll1 ama uslu bir cadi
Yaren'e Rahşan'i dedesi koydu
Kim ne derse desin özledim sizi
Berke de canimdr tatlı dilleri
Serhat mahsuni' min başka halleri
Hepsi dedesinin gızıl gülleri
Kim ne derse desin özledim sizi
Burcu burcu tüter hepsi burnumda
Hiç birisi kalmamiştır yanımda
Hepiniz gömülü sakat kalbimde
Kim ne derse desin özlüyom sizi
Ilyas insan değil insan olmadı
Çoluğa çocuğa yüzüm gülmedi
Ne ettim eyledim iki deli yola gelmedi
Ama torunlarımı ben candan özlüyom
-149-
CANIM TORUNLARIM II
Sarı Simge ile tatli Rafoş'um
Agildim dünyaya herhal sarhoşum
Deyme meyhaneci ben bir ayyaşim
Ey dünya güzelleri özledim sizi
Ne hastanem kaldı ne de doktorum
Yaşadıim dünyada bense bir körüm
Hakkimda yapmayin sakıl hiç yorum
Benden de körleri özledim sizi
Çok şükür torunlar doğup büy üyor
Görmeyi görmeyi onlar soguyor
Bu hasretlik beni her gün boğuyor
Sürünüp ölsem de özledim sizi
Ben ölünce dünya gözlerin doysun
Tek dileğim Ferhat adımı koysun
Dedem diye kendi oğlunu sevsin
Mezara girsem de özlerim sizi
Hasretim hepinize yaşantim böyle
Uzak kaldım sizlere öyle ve böyle
Kader kör olasın olmuyor böyle
Gurbette gurbetlik özledim sizi
Kader bu sevgiye boyun eğiyom
O yüzden sizlere hasret kalıyom
Ara sira suçu bende buluyom
Kadere katlanıp özlerim sizi
On yılim dolmaya az zaman kaldi
Ilyas hep ağladı ne zaman güldü
Bir de baktım sebep şeytandan buldu
Hepiniz1 mezarima gözlerim sizi
-150-

Комментариев нет:
Отправить комментарий