понедельник, 3 октября 2011 г.

Kitab 2 ( 61 - 90 Saifa )

Benim yaratabildiğim . 



İLYAS GENÇOĞLU

2 kitab. ILYAS KUZU



ÖĞRETMENÍM

Ben öğretmen değilim yaşli bir öğrenci
Ne çok gericiyim ne de aşırı dinci
Ne yorgun yolcuyum ama yorgun bir hanci
Oğretmenler gününüz kutlu olsun bay öğretmenim

Gözleri maviydi saçları sapsari
Doğurdu büyüttü onu Zübeyde karı
Bülbül bile ağladı hep zarl-zarı
Senin için çırpındı güvercin bay öğretmenim

Sağliğında 1şik tuttun koca dünyaya
Devrim yaptın okul açtın bizlere
Ne dersler vermedin ki dünyadaki devletlere
Seni unutmak olmuyor sayın bay öğretmenim

Bütün öğretmenlerin başöğretmeniydin
Sade ülkeni değil dünyayı sevdin
Yedi düvel düşmana sen karşı koydun
Omrün yetmedi fazla sayın bay öğretmenim

Alirıza babandı Zübeyde Hanımannen
Bu ülke hayrandı canı gönülden
Davaci olamayız yüce Allah' tan
Nurlar içinde yatasın bay öğretmenim

Ne olur uyanıp da yavaş yavaş gelebilsen ya
Kurduğun meclis kimlerde görebilsen ya
Kanayan yaralarım1zı sorabilsen ya
Ilyas cahil kaldı bay başöğretmenim

 -61-

 NIMA
BAD OYN HAUSENDE GECE HEMŞEHRISÍ EMiNE HANIS.
Birkaç gün geçti ama sonradan
Bir de baktım Türkçe sohbet eyledi
Dedim kıZım memleketin neresi
Bolu demiş bana ben Bon anladım

Inan gururlandım böyle bir yerde
Türkçe konuşmak da devadır derde
Hele bir de Türklük var ise serde
Adi Emineymiş sonra anladim

Sancilandım bir gün bir gece vakti
Bekledim doktoru yine gelmedi
Biraz sinirlendim herhal galiba
Beni Emine Hanım yanlış anladı

Hatamız olduysa sizden affola
Zor dönüyom yatakta hem sağa sola
Cuma günü gideyim hayırla sola
Umarim ki beni şimdi anladı

Okumuş hemşire olmuş buraya
Kademe kademe girmiş siraya
Derman olur hastalarda yaraya
Dua ettiğimi belki anladı

Varsa ana atası bağışla Rabbim
ilyastan aldığı bu büyük takdir
Olüm hepimize elbette haktır
Kirgın olmadığımı şimdi anladı

Martta geleceğim kısmetse eğer
Bana insanliğın dünyayı değer
Insan olan insan her zaman sever
Emine' ye verdiğim değeri şimdi anladim

 -62-

 ACELE GITMEN

Zannetmeyin ben gidince kalırsınız
Yavaş yavaş yürüyün acele etmen
Omür gündüz gece gibi çabuk geçiyor
Fazla telaşlanıp acele gitmen

Yetişmek istiyorsan bana atla taksiye
Son nefes gelirsin cennet bahçeye
Çantana doldurduğun külçe akçeye
Yeniden doğunca alırsın acele etme

Ne ektin ne biçtin şöyle bir düşün
Kaç olursa olsun o senin yaşın
Horasandan uçan güvercin kuşun
Hacı Bektaş Veli'dir hiç telaş etme

Güvercin donunda gelip kondu bir taşa
Erenlerin ugurduğu bir şahin kuşa
Hacı Bektaşî Veli'm gelmedi taşa
Çırpinıpta kalktı Veli donunda

Şaştılar erenler bu olan işe
Sanmişti güvercin konmuştu taşa
Pîrîm yerleşmiştir Hacı Bektaş'a
Ilim irfan saçtı kendi dilinde

Mevlana'nin dostu Bektaş Veli'yi
Allah'in arslanı Hazreti Ali'yi
Ibadet etmeyi bize Kible'yi
ilimi irfanı bunlar öğretti

Ilyas'im kurbanım ilim irfan yoluna
Geldim gidiyorum güzel ölüme
Esirgeme imanı Ya Rab cümle kuluna
Doğup da ölene şükürler olsun

 -63-

 EVLENDiĞÍM GÜN

Dediler ki bana evlendiğin gün
Cabuk davran bas ayağına avradın
Ben de uyup el sözine basmışim
Cicim ayI geçti hükmü kalmadı

Avrat hazırlanmışti o bana basa
Ablası ölmüştü büründü yasa
Aklim olsa dul avrat almazdım haşa
Bastimda ne oldu sözüm geçmiyor

Bura Almanya' dr geride kalın
Soysuza düşersen eğilir belin
Hele arkasında var ise kulun
Medet Allah' tandır çok çabuk ölün

Ey ahali ölçün biçin düşünün
Sözü geçmiyorsa eğer kişinin
Başına konacak o talih kuşunun
Kir kanatlarını firlat çal yere

Sevmekle sevilmek bir yürek işi
Kol kola dolaşmak bir sevgi işi
iki de bir sızlarsa avradın dişi
Dili dudağı şişsin kaldır at çöle

Gel kardeşim bekâr yaşa kalan ömrünü
Boşuna aktarma aydın gününü
Aratırlar sana geçen gününü
Başına ak düşer kel olun kalın

Ilyas'imn derdi yazmakla bitmez
Kader zorla değil bu ocak tütmez
Çileli başmdan hiç duman gitmez
Ben yandım bu dünya kor olur kalır

 -64-

 BACIM KIRAZ'A

Bacim Kiraz' in iki kızı
Biri Çiğdem biri Sibel
Çiğdem zaten kara Çiğdem
Sibel ise sari badem

Bir de iki oğlu vardır
Biri Mesut biri Serhat
Mesut yağız Serhat kirat
Yağız uslu şeytan kirat

Bacimin gülleri bunlar
Hepsi tatlı tatli canlar
Neye yarar saray hanlar
Evlat yanda olmayınca

Kiraz'imin tek derdi var
O da Serhat bulmadı yar
Simdi gezer diyar diyar
Gelir herhal iyi haber

Sikintımiz Serhat kaldı
Mesut'un yuvası oldu
Çiğdem'in de oğlu oldu
Sibel artik Murat aldı

Sira enişte Haydar da
Kimseyi koymuyor darda
Bacimi çıkartmıştır hurda
Kafasinda saç kalmamış

Gitmiş köye muhtar olmuş
Hacı'yı baş aza almış
Fakir halka salma salmış
Saç dökülmüş hep kel olmuş

Ilyasın kara bacısı
Geçmiş şükür bel sancısı
Enişte insanın hası
Gelip kööye muhtar olmuş

 -65в-

 AZERBAYCANLI SONA BACI

Sona bacı bugün senden yazayımn
Ne Nazım'i ne de seni üzeyim
Senin balan o tatlı Nazayı
Sevdik seviyoruz biz Sona Bacı

Güle güle derken Avrupavari
Bülbül her gün darda ötüyor zarı
Hiç olmazsa nolur el tutma bari
Biz baci kardeşiz can Sona Bacı

Ben size gurbanim inan ki candan
Ağir kişi çok hoşum gelir Nazım'dan
Gurbete verdiğin Jale kizindan
Hepinizi seviyoruz biz Sona Bacı

Demek ki gurbette gurbet varımış
Nurlanda dört mevsimden bir baharimış
Azer sülalede bir seher imiş
Hepiniz de şirinsiniz siz Sona Bacı

Sükür bacıların bir de Gardaşın
Yanindalar hem de Nazım yoldasın
Iradeyle Ilyas da bacin kardeşin
Bizleri de unutman siz Sona Bacı

Tevfik' le Mehman çok yakın sana
Elman benzer adam gibi adama
Tanıimadim bir şey diyemem öbür damada
Onlar da mutlu olsunlar be Sona Bacı

Bu dünyanın hali artık hastayım
Hatıram olsun şiirim son nefesteyim
Seyda bülbüle yapılan dar kafesteyim
Ara sira hatırlayın beni siz Sona Baci

-66-

 HOSBAHT OLALIM (MUTLU OLALIM)

Bir bulag başında oturmuş Gzlar
Oturmuş da asbab yıkıyor onlar
Sürme çekmiş gözlerine hammis
Küçeden yar gelir diye gözlüyrik

El salladı gızlar oğlana geldi
Sarmaş dolaş oldu bir buse aldı
GIZin yaşmağını coşkun sel aldı
Seller bize gider diye gözlüyrik

Bir de baktım yaşmağamı yuyarlar
Var git oğlan gelme sakıl duyarlar
Ikimizi bir tabuta koyarlar
Biz barabar ölek diye gözlüyrik

Garar vermiş idik toy eylemeğe
Maralı Ceylana hay eylemeğe
And içmiştim sana sır söylemeğe
Ahiracan gitmeği biz bekliyirik

Küceleri süpürmüşüm suladım
Lavaşımı mürebbeye buladım
Oz özümü men yârime caladım
Aç da kalsak biz dokuduk diyirik

Toyumuzu yaptık hoşbaht olalm
Ev de gaynanamdır başı belalım
Çatla oğlun artık menim helalim
Ahiradan sürer deyi bekliyirik

Ilyas da allandı böyle bir toya
Tatlı söze ganıp giti Bakü'ye
Bir türlü düşmedi yolum Sekiye
Hoşbaht bizi biz hoşbahtliğı gözlüyrik

 -67-
 MAHKUMLAR

Sabah gelip kapıları açarsın
Bahçeye çıkıp da hava alırlar
Kimi suçlu kimi suçsuz çekiyor
Boynu bükük gönlü buruk mahkûmlar

Kimi ağa kimi ayakçıdır koğuşta
Kimi gasptır kimi yatar fuhuştan
Kimi cezalıdır zaten doğuştan
Kadere boyun eğer çeker mahkûmlar

Her sabah gardiyan sayima başlar
Bir anda hazır olur bütün koğuşlar
Ağanin ağzında altından dişler
Ağzında dişleri kırılan garip mahkûmlar

Çalışır atölyede kimi mutfakta
Şükreder yattığına gezmez sokakta
Yoksa gece gündüz her gün batakta
Kader kurbanıdır çoğu mahkûmlar

Elinde tespihi atar oltayı
Rahat dur koğuşta yeme sopayi
Yaşlı biraktığın ana atayı
Düşünür gününü çeker mahkúmlar

Yetim gibi kaldı evde çocuklar
Hanım bebeğini her gün kucaklar
Mahvolmuştur böyle bütün ocaklar
Kaderim buymuş der çeker mahkúmlar

Burada gardiyandı işte bu Ilyas
Vicdanı elvermedi eyledi iflas
Tiyatro oynardı Ciguli Binnaz
Seyreder zamanı geçer mahkümlar

-68-

 CAM FABRÍKASI (GLASHÜTE HOLZMÍNDEN)

Kimler gelip geçti senin kapindan
Kimi öldü kimi sürünür durur
Kiymetini senin bilenler bildi
Bilmeyenler boş yere gerilir durur

Sen bir hazineydin bilenler için
Yağcılık yapmayanlar tez aldı göçün
Kader insan elinde senin ne suçun
Gurindig var iken sen glashüte

Eskiler ayrıldı kalan yaşlandı
Paralı eıkışılar yağlarıyla kavruldu
Kaba yel gelince hepsi savruldu
Çoğunu harcadın sen glashüte

Sarıkaya, Sorgun, Boğazlayan'
Hatiri sayılırdı Muhittin Dayı
Ahmet'i Mehmet'i yiğen Namiki
Onları da harcarsın sen glashüte

Uzunlulu emmi damat Osman'i
Gördüler Mustafa Yozgat'm hışmını
Hep Yozgatlılar Nafiz'in dostu düşman
Memduh'a karşılık Nafiz'i yer glashüte

Konyalı Hüseyin' e paralı çikış verdiler
Çok geçmedi defterini dürdüler
Göze battı Erbakan'1 sordular
Ona gücün yetmedi ey glashüte

Beyceköylü Abidin çeker tütünü
Köyüne yaptırmış üçüncü katını
Çorumlu Musa Baştaş kalmış yatilı
Ilyas'r da yedin sen glashüte

 -69-

 iSTANBUL'UM SUSUZ KALMIŞ

Kimler gelip geçti senin kapindan
Kimi öldü kimi sürünüp durur

Bu sene yağmur yağmadi1
Istanbul'um susuz kalmış
Henüz daha yaz gelmeden
Istanbul'um susuz kalmışs

Kurumuş toprak çatlamış
Barajlarda su kalmamış
Altyapı tümden patlamış
Istanbul'um susuz kalmışş

Bir telaş sardı Topbaş'1
Gökten düşecek göktaşı
Bu meteorolojinin işi
Istanbul'um susuz kalmış

Allah Peygamber bilmezler
Güya hiç haram yemezler
Allah için namaz kılmazlar
Vicdanları susuz kalmış


 -70а

 Kul kulun hakkın çalıyor
Ama Allah hep görüyor
itler ipini sürüyor
itler hepten susuz kalmış

Yağmur havadan inmedi
Halkin hiç yüzü gülmedi
Bu millet susuz ölmedi
Milletimiz susuz kalmış

Ankara bar bar bağırır
Sicak toprağı kavurur
Millet har vurur harman savurur
Ankara'miz susuz kalmış

Yeraltina indi millet
Yaklaşır gelir kiyamet
Bu sene geçse selamet
Türkiye'miz susuz kalmış

Aslında bunlar hep yalan
Var mi susuzluktan ölen
Fasa-fiso hepsi yalan
llyas der ihale var yine alan

-70в-

 ÇAYLARDA BOGULUR PERIŞAN OLUR

Aldanma bu güneşin sicaklığına
Çarpar seni yere kalkamaz olun
Kuru yaprak gibi düşersin yere
Rüzgâra kapılın koşamaz olun

Açarlar yapraklar bin bir hevesle
Bülbüller beslenin çubuk kafeste
Vatan diye çırpinıro son nefesle
Bakmışsın vatani meşelik olur

Hakk'in kulu isen düz git yolundan
Hayır, yoktur oğul ile gelinden
Ne çekerse insan kendi dilinden
Dilinin yüzünden malamat olur.

Her seher kalkanda çek bismillahı
Gabirde ananı gör göğde Allahı
Kendini aldatıp kelamullahi
Boşu boşuna çeken perişan olur

Rabbim ne aldanır nede aldatır
Adami gözünün içinden tanır
Yarattığı kulunu çok iyi bilir
Bakarsın el yüzün belirsiz olur.

Arif ol dünyada Arifçe Yürü
Allah yaratmıştır sağırı, körü
Sen seni yaratanı unutma bari
O zaman istediğin hep senin olur.

Ilyas'in sözüne kulak asmazsin
Doğuştan şeytansin uyur gezmezsin
Hazar denizinde asla yüzmezsin
Caylarda boğulup perişan olur.

 -71-

 ÜRKEK CEYLANIM

Neden bugün yalni1Z yalnız dolaşın
Kurt olan Kuştan korkar ürkersin ceylan
Ahu bakışların şirin gözlerin
Sevdiğim canana benzer ceylanım.

Yavrularnda senin gibi ürküyor
Çok yüksekte gezme avci bakıyor
Sağ yaninda dağda keklik ötüyor
Gözlerin anama benzer ceylanım.

In gel dağdan zaten yavrun yaralı
Esin tek başına gezer maralı
Geziyor dağlarda avcı siralı
Seni vuracaklar dön gel ceylanım.

Acimasiz gavur dağin avcisi
Ceylanimı tutmuş doğum sancisi
Torosdaki ölen onun yavrusu
Kaç git bu dağlardan güzel ceylanım.

Eşin gitmiş yavrun ölmüş öleli
Yaralı yavrunun gözü sürmeli
O Toros dağını ters çevirmeli
Gavur dağlarından ürker ceylanım.

Topla yavruları gelin düzlüğe
Erciyes dağından sultan sazliğa
Kişı atlatınca sicak yazlığa
Al götür yavrularını dağa ceylanım.

Cok korktun hep ürktün yüce dağlarda
Yavrularla dolaştın yeşil bağlarda
Yalniz dolaştığın soğuk aylarda
Ilyas'i da al götür dağa ceylanim.

 -72-

 SÜRÜNESÎN SEN

Bağladin kendine beni zor günde
Ardından dolanıp sürünüp durdum
Ne sevdiğini bildim ne sevmediğini
Beni süründürdün sürünesin sen

Dağ çiçekleriyle oynadın durdun
Yüzüme güldün de kalbimden vurdun
Sanki Sibirya'ya sürgüne sürdün
Beni süründürdün sürünesin sen

Bir zamanlar dağı taşı inlettin
Sarp kayalıkta gezdin izin belli ettin
Soruyorum sana neyi hallettin
Beni süründürdün sürünesin sen

Dörtte bir ömrüm boş boşa geçti
Senin şahinlerin hep yüksek uçtu
Dağdaki yoncalar dört yaprak açtı
Beni süründürdüin sürünesin sen

Ne bülbüldün ne keklik sürmeli geyik
Ilgit ilgt esen samyeli soğuk
Karşima çikinca hep başı eğik
Beni süründürdün sürünesin sen

Hep havalı gezdin hep gaza bastın
Oyle gün geldi ki kellemi kestin
Geceleri gülerdin gündüz hep küstün
Beni süründürdün sürünesin sen

Beter ol beter yüzün gülmesin
Derde tutul derdini Rabbim bulmasın
Ruhun ölmüş vücudun çeksin ölmesin
Ilyas'i süründürdün sürünesin sen

                                                                                                                                                                       -73-

 YAŞADIĞIN MÜDDET KIYMETIN OLMAZ

Baba olmak kadar zor şey yoğumuş
Yaşadığn müddet kiymetin olmaz
Evlatlar doğunca dert daha çoktur
Baba ağlamazsa kimler ağlasıin

Ağlar baba gizli gizli evlada
Oğul gözün diker vara devlete
Hayir, gelmez ondan asla millete
Baba ağlamazsa kimler ağlasın

Kadere boyun eğmiş anne çok dertli
Evladı büyüttü yavan ve sütlü
Büyüdü erkek oldu saçları bitli
Baba ağlamazsa kimler ağlasın

Malin mülkün olunca gözünü diker
Hazıra konmak ister yan gelip yatar
Çalişmaz ki ailesine hiç düzgün bakmaz
Baba ağlamazsa kimler ağlasın

Ben ağladım babama çok gizli gizli
Çok yavan yedik tatsız ve tuzlu
Ayakta çorap yok hava çok buzlu
Babam ağlamasın da kimler ağlasın

Evlat babasına pena der mi ki
Eğilir ekmeğini acep yer mi ki
Evlat yetiştirmek öyle zordur ki
Ben ağlamayım da kimler ağlasın

Bu işler geçmiştir benim bașımdan
Çok üşüdüm Bülent Bey'in boran kışından
Tek isteğim mutlu olsun eşinlen
Ilyas söylemesin de kimler ağlasın

-74-

 KARDEşÍM MEHMET'E

Bir telefon geldi canım Mehmet' ten
Bülent yola çıktı sana geliyor
Dedim ki hayrola canım kardeşim
Dedi internetten gel de görüşek

Meseleyi anladim Mehmet hastaymış
Sana geçmiş olsun canim kardeşim
Hepinizin yerine ben yok olayım
Tekrar buluşmayım ona kardeşim

Gelseydi Bülent'e kapi açmazdim
Pislenmiş yüzüne asla bakmazdım
Başka biri olsaydı kafa takmazdım
Bağışla sen beni canım kardeşim

Hiç korkma git ora sığıin Allah'a
Sana gelen bana gelsin Billaha
Gövdemi sererim işte yollara
Siğın Yaradan'a korkma kardeşim

Korkmadan git gel sen güle güle
Tanrim acır benim sarı bülbüle
Zeynep'le Keziban orda var hele
Tanri bunları da görür kardeşim

Hiç korkma sen sıra bendedir
Hepimize kismet bizim köydedir
Dünyanin ahvali zaten böyledir
Yazin geleceğim size kardeşim

Azrail'i ben askere saldım
Inanır misin ondan rüşvette aldım
Yarısıini sırattaki bekçiye saldım
Onlardan tortorpilim vardır kardeşim

             (Azrail ile sıratın bekçisi de bizden)

 -75-

 iLYAS DERMAN BULUR G HALDEYIM

Su yalan dünyaya borçlu mu geldim
Doğduğuma pişman olmuş haldeyim
Kir çiçekleri hep açtı ben ise soldum
Kuruyan dallara dönmüş haldeyim

Boş durmadım arı gibi çalıştım
Güzel çirkin insanlarla tanıştim
Küs olduğum evlatlarla barıştım
Dünyaya yeni gelmiş gibi haldeyim

Çok şükür tanrıya ben çok mutluyum
Yaşamama artık çok umutluyum
Omrü bitmiş deve gibi yüklüyüm
Dünyaya yeni doğmuş gibi haldeyim

Ezildim ezmedim yine yürüdüm
Yalanci dünyaya ben çok kırıldım
Yeri geldi yılanlara sarıldım
Denizde boğulmuş gibi haldeyim

Doğaya dargınım kula küsmedim
Dedim ki ne ise benim kısmetim
Isyan edip Allah'a surat asmadım
Tanriya çok borçluyum öyle haldeyim

Bakımsız bir yola döndü yüreğim
Bana lezzet verirdi kuru çöreğim
Sopan ile bir de narlı böreğim
Bal baklava yemiş gibi haldeyim

Her geçen günüme şükür eyledim
Rabbime her zaman gönül bağladım
Yediğim çöreği yağsız yağladım
Ilyas derman bulur gibi haldeyim

-76-

 BACA EČRÍ BÜĞRÜ DE OLSA
DUMAN DOĞRU TÜTMELI

Buz üstüne bina yapma
Güneş doğunca yıkılır
Gel doğru yolundan sapmna
Yoksa ciğerin sökülür

Baca eğri büğrü olsa
Duman hep dogru tütmeli
Allah kula fikir vermiş
Bildiği yola gitmeli

Sakil sapma doğru yoldan
Pay alma dünya malından
Açan o cennet gülünden
Bal almadan gitme gönül

 -77a

 Yüce dağın bülbülleri
Allah Allah der dilleri
Coşkun akar hep selleri
Kapılıp da gitme gönül


Yolum Ali'nin yoludur
Herkes Allah'in kuludur
Haci Belktaşî Velidir
Kirşehir de kalan gönül

Kim olursan kim olursan
Yeter ki bana doğru gel
Diyen Mevlam'in dili
Konya'dan ses veren gönül

Yunus gibi doğruluktan
Ayrılma sen deli gönül
Eğri büğrü çalılardan
Odun olmaz deli gönül

ilyas' imin bozuk sazı
Su doğanin ala kazı
Ötüp getirmiştir yazı
Mutlu musun deli gönül

 -77b-

 KIZIM ZEYNEP'IN ÇOCUKLARINA

Doğup da büyüdü koca kız oldu
KiVircik saçları şimdi düz oldu
Yaşantisı onun bütiün yaz oldu
Boyu annesinden uzun Arzu' mun

Okulu bitirdi eh öyle böyle
Çalışmaya başladı hem de anayla
Uyum sağlamıştır güzel doğayla
Dede kurban gözlerine güzel Arzu'mun

Saz kursuna gitti çaldı sazıni
Konuştukça konuşuyor işin düzünü
Artık görür halde bahar yazını
Dede huylarıma kurban güzel Arzu'mun

iki kardeşinden birisi ozan
Ferhat'tir küçükken ismini yazan
Bu dünya ahvali kurulmuş düzen
Dede kurban olsun bu canlarına

Ozan çok zekidir ufacık yaştan
Ferhat ekmeğini çıkarır taştan
Sınifina olmuş okulda başkan
Dede kurban olsun bu güllerine

Ana ata saygıları büyüktür
Ozanım akıllı Ferhat ayıktır
Arzum içlerinde artik büyüktür
Abla abi oldular dedesi kurban

Mutluyum onlarla hepsi çiçeğim
Güvercin donuna girip uçayim
Torunlar büyüdü artık ben de göçeyım
Ilyas torunlarınıin hepsine kurban

 -78-

 BAL ARILARI

Arn baldan korkmaz ama dumandan
Ne anlarlar onlar dinden imandan
Petekleri yapılır sapla samandan
Vizil vizıl öter bal arıları

Gece uyuyorlar gündüz uçarlar
Bir damla bal için dağlar geçerler
Ağacı çiçeği tek tek seçerler
VIzıl vizil öter bal arıları

Akasyadan bal yapmaz iğde çiçeği
Dağdaki düşmanı yıldız böceği
Sevdiği hep otlar ebe gömeci
VIzıl vizl öter bal ariları

Yavşan otlarıyla kekik otundan
Yeşilhisar bağlarının karadutundan
Içmezler ki asla keçi sütünden
VIzıl vizıl öter bal arıları

içiniz de beğ denen baş arı olur
Konduğu çiçekler hep sarı olur
Yaptiği oğullar tüm komşu olur
VIzıl vizıl öter bal arıları

Bahar başlar tüm yaz boyu çalışır
Gider gelir yuvasına alışır
Bütün kış boyunca yatar uyuşur
VIzıl vizıl öter bal arıları

Yeşilhisar kazası Büget köyünden
Çalışkandır soyu sindel soyundan
Toplanıp gelmişler urum elinden
ilyas gibi çalışkan bal arıları

 -79-

 UTANMAZ NE O NAZILER

Almanya' da başlamıştir yanginlar
Çocuk yakar insan yakar gavurlar
Acimasiz bu günlerde ne o Naziler
Bize sahip çıkın artık Türkiye

Çağirdılar bizi biz geldik buraya
Can dayanmiyor artık böyle yaraya
Yakip dağitmaya girdiler siraya
Bize sahip çıkın artik Türkiye

Hepsi politika hepsi bir plan
Neden Almanlar değil Türklerdir yanan
Amaç tüm Türkleri etmektir talan
Bize sahip çıkın artık Türkiye

Emek verip bu ülkede çalıştık
Ikinci vatan deyip artık alıştık
Dağları delerek size yol açtık
Bitiniz mi şişti zalim Almanya

Çağirdıniz bizleri bizlerse geldik
Çocuklar torunlar oldu burada kaldık
Kirk yıl oldu geleli hep yabancı kaldık
Ne oluyor size Almanya utanmak yok mu?

Insanlar yakılmaz bu cani iştir
O insanlar yakanlar babasız piçtir
Ne o Nazilik siz de serbest bir iştir
Onleyin bu zibili zalim Almanya
Ômrümün birçoğu burada geçti
Demokrasi öldü Naziler şişti
O kin tohumlarını yeniden saçti
Ilyas şikâyetçi sizden hain Almanya

 -80-

 AZERBAYCAN'IN BAKÜ'DE GEZERKEN

Hazarda gezerken bir güzel gördüm
Yanaklari al al güle benziyor
Sordu ki ay kişi hardan gelirsen
Dedim T'ürkiye" den ey menim balam

Dedi kurban olam menide apar
Elinde sepeti hep misir satar
Kişi evde durur ya gelip yatar
Bikmişim Bakü'den ay menim balam

Bacim senin çoluk çocuğun yok mu?
Söyle mene nolur tahsilin yok mu?
Bir hanim Bakü'ye bu kadar yük mü?
Gurban olam ay kız avradım vardır

Tahsilim yüksektir men okumuşam
Kişinin elinden inan bikmışam
Gargi dalı satıp ona bakmışam
Al apar Türkiyeye ay menim balam.

Seni aparmağa gücüm çatmaz ki
Kafeste bülbülle karga ölmez ki
Menim ocak o zaman ola tütmez ki
Olmaz bu isteğin ay menim balam.

Men seni yemirem sade bir çörek
Sene yaparim men baklava, börekk
Sen nasıl kişisin yok mudur yürek
Menide al apar gurbanım balam.

Ay giz otur kurban olam otur yerinde.
Aç susuzda galsan kendi yerinde
Kişin çatlar ölü sonra kahrından
Ilyas'a sürünme ay menim balam.

 -81-

YiĞENIM ALÍ KUZU

Samyeli mi değdi güneş mi vurdu
Hangi yöne döndün bilmem ki Ali
Bu halini amcan çoktandır bekler
Baktım Müslüman olmuş yiğenim Ali.

Gafil Hüseyin' din yıllar öncesi
Baktım ki değişmiş tüm düşüncesi
Tanridan dileğim iyi olsun işi
Tozutmayı birakmış yiğenim Ali.

Kafesteki Aslan gibi dolanır
Ağzında gökenin lafi ballanır
Garipcan uzamış kavak gibi sallanır
Çocuklar gideli fittırmiş Ali.

Semray diyor başka bir şey demiyor
Uzüntüden annesini emiyor
Ana sütünden başka bir şey yemiyor
Kafayi oynatmiş yiğenim Ali.

Aman Ali amcan kurbandır sana
Bu günlerde fazla düştün amcana
O beni sevmiyen yamuk Gülüstana
Çok çok iyi bakın yiğenim Ali.

Ana baba yeri başkadır başka
Benim lesman Alim gelmiştir aşka
Onceden beri böyle olsaydin keşke
Höxter hep sizindi yiğenim Ali.

Ilyasi gidince herkes bilecek
Beni sevmiyenler bana gülecek
Ben gidince onlarda tıpış tipiş gelecek
Onları orada boğarım Ali.

18.07.08

 -82- 196-


NERGIZ şiiriM HANIMA HEDIYE

Muharrem ayinin simgesi Nergiz
Sen açanda kaynanam öldü frengiz
Kaynatam Museyy ip kaldı yalıniz.
Baharin çiçeği sarı Nergiz im.

Insanin ruhunu okşar açarsin
Sen de insan gibi konup göçersin
Kirlar da hep yağmur suyu içersin
Baharın çiçeği sarı Nergiz'im

Laleler açıyor hep uzun uzun
Boynu bükük sümbül kalmıştır hüzün
Açip soluyorlar her sene güzün
Baharın çiçeği sarı Nergiz'im

Sümbülüm büyürken hep boynu eğri
Dağların çiceğe açıktır bağr
Dağdaki ceylanım yaralı böğrü
Baharın çiceği sarı Nergiz' im

Adinı koymuşum Doğan toruna
Bir demet toplayıp verdim yârime
Mis gibi kokarsın estin bağrıma
Baharın çiçeği sarı Nergiz' im

Dağda kuşlar konar hep dallarına
Art hasret senin o ballarına
Ozlem'in bülbülün hep dillerine
Baharın çiçeği sarı Nergiz'im

Bu şirim nazlı yâre hediye
Lale sümbül bir de Nergiz var diye
Mis gibi kokuların çıkiyor göğe
Tlyas'in sevdiği sarı Nergiz' im

 -83-

 ASKERE SALDIM

Besledim büyüttüm saldım askere
Gittide mektup yok bilmem nedendir
Gülüp oynayarak uğurladığım
Oglumdan haber yok bilmem nedendir.

Vatan borcu idi mecbur gitmeye
Her askerler gibi nöbet tutmaya
Her sabah kalkıp da talim etmeye
Talimgâhtan haber yok bilmem nedendir.

Üç aylik eğitim dağıtım olmuş
Bir üç ay geçmemiş bir çavuş olmuş
Kalmiş bölüğünde eğitmen olmuş
Alti aydir haber yok bilmem nedendir.

Çok isterdi gidip şehit olmayı
Vatan borcu savaşarak ölmeyi
Unutmuştu doya doya gülmeyi
Gülmeyi unutmuş bilmem nedendir.

Dağıtımi çıkmış Mardin Nusaybin
Bunca zaman nolur haber salsaydın
Izin alıp bir kerecik gelseydin.
Bizleri unutmuş bilmem nedendir.

Birde duydum orda nöbete çıkmış
Yolunu kaybetmiş pusuya düşmüş.
Bir yanlışlık olup sınırı geçmişs
Gitti de gelmedi bilmem nedendir.

Bir de duyduk şehit haberi geldi
Anne baba ondan çok önce öldü
Kendi köyümüzden ilk şehit oldu
Gözleri açıktı bilmem nedendir.

 -84- 82

 BIR KULUM

Yaradan'in yarattiği ben de bir kulum
Hiçbir farkim yok öbürlerinden
Yaratici olmak Rabbim'e Mahsus
Ancak yaratı lan ben de bir kulum

Allah'a inanmak her kula mahsus
Rabbim'in kuluna verdiği bahşiş
Hepsi senin kulun Müslüman keşiş
Ancak yaratı lan ben de bir kulum

Isa'yı Musa'yı yaratan sensin
Zebur'u Davut'a kendin verirs in
Yarattiğın tüm kula nefes verirsin
Ancak yaratılan ben de bir kulum


Canlılar cansızlar Sen' den armağan
Son Peygamber geldi Sen'in Mustafa'n
Hep Sen'in izninle olan tutanlar
Ancak yaratılan ben de bir kulum

Bu dunyanın sahibi ancak tek Sen'sin
Kâfire Islam'a inançlar verdin
Kimler gelip geçti hepsini gördün
Ancak yaratılan ben de bir kulum

Daği taşI yeryüzüne oturtan
Kuru duvara bindirip alıp götürten
Islam olmak için geçti satırdan
Inançli olarak doğmuş ben de bir kulum

Ilyas'in imanı inancı Sana
Çok erken kiyarsın sevdiğin cana
Her canlı kuluyun vardığı hana
Yolu ordan geçecek ben de bir kulum

 -85-

TORKIYE'M

Turkiye 'm sevgilim ben sevdalist
Ay yilduzlı bayrağm o dalgalisı
Vatanim denizdir bense yalisı
Bir bütündür bölünmez benim Türkiyve'm

Al kuzıl bayrağım hep dalgalanır
Nazli nazlı göklerde durmaz sallanir
Yigitler vatana asker yollanr
Bir bütündür bölünmez benim Türkiye'm

Doğusu batısi güney kuzeyi
Atlatmiş Türkiye' m bunca kazayı
Yurduma göz koyan bulur cezayı
Bir bütündür bölünmez benim Türkiye'm

Yillarca Atamin izinden koştuk
Al bayrak dalgalandı milletçe coştuk
Kurtuluş savaşında cepheye koştuk
Bölünmez bütündür benim Türkiye'm

Bu ülke armağan Türk milletine
Çakıl taşı vermeyiz düşman itine
Kurban olam yurdumun karadutuna
Bölünmez bütündür canım Türkiye'm

Alevi sünnisi lazı çerkezi
Havası karası suyu körfezi
Düşmana vermeyiz bir tek park yeri
Bölünmez bütündür canim Türkiye'm

llyas' in bayrağı Türkiye'm cani
Topraklarn da şehidimin akan o kani
Vatani uğruna verdiler cani
Bölünmez bütündür anam Türkiye' m

-86 - 84

 DOGUSUM VE YAŞLANIŞIM

Temmuz'un altISI seneyse kirk dört
Doğaya gelmiştir bir ciliz bebek
Baba Hasan kuzu anaysa 2Zeynep
Bir Keler evinde sapsarı bebek

Adimı koymuştur Ismail dedem
Bir göz boncuğu takmış o kamber ebem
Konuşmaya başlamışım havadan sudan
Dünyaya gelmişim bir cilız bebek

Mama nedir o devirde bilmedim
Kitlik varmış o amanlar gülmedim
Hep çavdar ekmeği buğday görmedim
Dünya'ya gelmişim bir cilız bebe

Büyüdüm anamla çifte giderdim
Gislavet lastiği giymekti derdim
Ineğin gönünden çarık giyerdim
Dünyaya gelmişim bir cilız bebek

küzün birisi çok hasta idi
Yanina eşseği hep koşar idi
Dağlarda topladığım hep kenger idi
Dünyaya gelmişim bir ciliz bebek

Buğdayımız yok idi ekmezdi anam
Eğitmen olmuştu o fakir babam
Gücüm yetmez tarlada tutmazdım saban
Dünyaya gelmişim bir cılız bebek

Büyüttü beni anam askere saldı
Işi elinden aldım yüzleri güldü
Almana gidiyom dedim gözleri doldu
Yaşlanıp hasta oldu o sarı bebek

 -87-

 KARA ÖZÜLU SULEYMAN KOC

Kara özülü Süleyman Koç dedi bizlere
Bir firma kuralım dedi dostlarım
Toplandık yirmi beş kuru kafal
Sirketi kurmadan öldü dostlarım

Süleyman Koç gerçekten iyi niyetli
Veli Pehlivanoğlu'na para kayıtlı
Haydar Avci gezdi her gün kıratlı
Sirketimiz doğmadan öldü dostlarım

Dört yüzün üstünde kayıtlı üye
Traktör firması kurmuşuz güya
Haydar Avci denen o yamuk var ya
Şirketi tüketen odur dostlarım

Milletin hakkını olmaz ki yemek
O paralar için çok verdik emek
Yeri gelmiş iken olmaz mi sövmek
O Haydar Avei'ya söğün dostlarım

Veli öldü paralar cebinde kanlı
Haydar Didim'e otel yaptırdı canlı
Kara özü bu sana anlı ve şanlı
Bir yara değil mi söylen dostlarım

Fabrika arazisine hep seller doldu
Traktör yerini balıklar aldı
Bu arada Hasan Karahan güldü
Ne var ne yok alıp gitti dostlarım

Ilyas'in aklını hep itler yesin
Bunca zaman oldu çıkmadi sesim
Haydar servetini mezara koysun
Süleyman'a Allah rahmet eylesin dostlarım

-88- 86

 KINALI KEKLÍĞÍM ÖTER KAFESTE

Kinalt kekliğim ötüyor dağda
Avcu tuzak kurmuş gözlüyor bağda
Yavrular uçuşur sağ ile solda
Oter dertli dertli ala kekliğim

Avcu acimasız tüfeği elde
Kekliğin sürüsü yem arar çölde
Yavruları gitmiş o coşkun selde
Oter dertli dertli ala kekliğim

Her seher erkenden coşar öterler
Sürüsüyle dağdan dağa göçerler
Ikindi vaktinde suyun içerler
Oter dertli dertli ala kekliğim

Boynunda alası Hakk'1 Teâla dan
Erkeği dişisi belli aladan
Gözlere sürmeyi çekmiş Yaradan
Oter dertli dertli ala kekliğim

Çil keklikte vardır birde alası
Grup grup uçar dayı halası
Dağda çekirgenin başı belas
Oter öter dertli ala kekliğim

Baharin kafeste öter delice
Ardica tünemez konmaz alica
Nöbetleşip yatar dağda kuluçka
Oter dertli dertli ala kekliğim

Koyarsın kafese evin bir süsü
Yine efkâr bastı bizim Ilyas'
Bende var idi kekliğin hası
Olüp gitti benim ala kekliğim

 -89-

 YESILHISARLIM

Düz ovaya kurulmuş Yeşilhisar'm
Incesu Yahyallı çok yakın sana
Yemyeşil bağlarla bir gelin gibi
Süslü püslü gezer Yeşilhisarlım

Sultan sazlığiyla tarihe geçtin
O yeşil doğaya bağrini açtin
ğdeleri mis gibi kokular saçtın
Kavak dalı gibi Yeşilhisarlım

Zerdali dalında hep sarı gelin
Çalışır çabalar tüm cümle kulun
Soğanlı barajı kırmizi gülün
Ari gibi çalışkan hep Yeşilhisarlım

Buğday1 pancarı kara dutunu
Toplarlar tarladan ayrık otunu
Çobanları besler kangal itini
Kurda kuzu vermez hiç Yeşilhisarlı

Araplı yokuşu meşhurdur biz de
Büget köyü görünür karşıki düzde
Davullu zurnalı her sene güzde
Düğün yapar benim Yeşilhisarlım

Sira sira kurulmuştur köyleri
Içmecede dururdu Bedirhan beyleri
Yahyallı' dan başlar Toros dağları
Ava çıkar benim hep Yeşilhisarlım

Araplı Gördeles bir de Tiras'1
Kuşcuda yetişir elmanın hasi
Gurbetlik mahvetti garip Ilyas'i
O da sizin gibi tam Yeşilhisarlım

-90a



SAZIM

Cansiz kuru bir tahtaya
Sap takip da saz yapmişam
Tezenemi aldim ele
Vurdum vurdum dile geldi

Ince uzun saz sapina
Burgular taktim kulpuna
Bir eşsik koydum döşüne
Tel taktm da cana geldi

Karaduttandır teknesi
Vurdukça çıkiyor sesi
Bam telindeki o pası
Ben vurdukça cana geldi

Altı telden sarma teli
Irak olan yaban eli
Gözlerimin akan seli
Akar akar cana geldi

Koydum kılıfa sazimi
Söyledim ben son sözümü
Yerlere sürdüm yüzümü
Sürdüm sürdüm dile geldim

En sonunda kirdım sazi
Unuttum baharı yazi
Yürekteki gizli sız
Çektim çektim cana geldim

Çaldıim sazı teli koptu
Tlyas'imin derdi çoktu
Elkizları beni yakti
Oldüm öldüm cana geldim

 -90b-88

Комментариев нет:

Отправить комментарий