BAYRAMDA ONBES ŞEHIT
Yine bir kara haber geldi bayramda
On beş şehit vermiş benim Türkiyem
Başımiz sağ olsun gerçek çok aci
Bu günlerde geçer benim Türkiyem.
Bir ölürüz bin doğarız bizler vatanda
Analar kan ağlar şehit çıkarda
Vatanım üstüne bulut çökende
Dağitır bulutları benim Türkiyem.
Mehmetçik vatanı her gün bekliyor
Gelecekteki şehitler hep emekliyor
Düşmanlar dört gözle bizi bekliyor
Yenmek için amma vermez Türkiyem.
Güvenmek olmuyor rusla irana
Istiyorlar ki bizi etsinler virane
Hele dibimizdeki bakın irağa
Ne hale çevirdiler gördü Türkiyem
Var Yunanın içinde eski kurtları
Kafaları kara sarı sirtları
Suriyenin sırtında çoktur bitleri
Gözleri siınırda benim Türkiyem.
Ne barıştan anlarlar nede sulhlardan
Ermenileri Amerika Fransa şımartan
Ancak onlar anlarlar tokat şamardan
Kalleştir hepsi bunlar Türkiyem.
Ilyasin dileği askerim şehit olmasın
O kirmiZi güllerimiz asla solmasın
Analar bacılar saç baş yolmasin
Çanakkaleyi görmüştür benim Türkiyem.
04.10.08
-12-
TOPRAK ÇEKTÍ BENÍ HERHAL GiDiYOM
Memlekete gitmek yoktu aklimda
Anamı özledim çekip gidiyom
Hanim yeni gömlek kravat almı1ş
Giydirdi boynuma takıp gidiyom
Bu yil bir gariplik vardır içimde
Bu kalleş dünya bak ne biçimde
Kalbimden hastayım bilmem suçum ne
Ağriyı sanciyı çekip gidiyom.
Cok özledim anamı hemde Şengülü
Kiraz bacim benim haydarın gülü
Onu erken çürüttü Ankara ili
O hasta bacımi görmeye gidiyom.
Insanoğluna ömrü Allah biçiyor
Yaşlaşmiştır anam yüzü geçiyor
Unutmuş ocakta sütü taşiyor
Kaynamiş sütünü içmeye gidiyor.
Kizılırmak duydum yine kurumuş
Toprak duman olmuş yerler yarılmış
Aç kalan tilkiler köye yürümüş
Sağ kalan milleti görmeye gidiyom
Hanımida aldım düstüm yollara
Selam saldım köyümdeki dullara
Yaşlanıp düşmüşler nice hallere
Hal hatır sormaya köye gidiyom.
Ilyasın halleri artik perişan
Benden de çok sağlam dayım ürüşan
Cansiz Musa tilki ile yarışan
Toprak çekti beni herhal gidiyom.
07.10.2008
-13-
MESUT GEL DEDI ONDER GIT DEDI
Halimi arz ettim bizim Mesut'a
Dedi dayı durma çıkta gel dedi
Dedi Matbaa ile bugün anlaştım
Hiç vakit geçirme çıkta gel dedi.
Telefonunu verdi Matbaacı beyin
Dedim ortasında gelirim onuncu ayın
Mesutuna kurbandır bu Ilyas dayın
Dayı özlemişim çıkta gel dedi.
Emeğin geçiyor kitap işine
Bakmam ortalığın boran kişına
Ağrı bastı bu dayiyın döşüne.
Unut sen onları çıkta gel dedi.
Sibeliminde emeği çok geçti bana
Çok teşekkür borcum olacak ona
Şükran borçluyum Onder Gençoğluna
Anladıum hepsini çıkta gel dedi
Oglum Onder Sibel gelinim canım
Ufacık yardımlari sarayım hanım
SiZISI durmasa da her bir dört yanın
Her şeye katlanda çıkta gel dedi
Büyük desteğimi bu üç den aldım
Insan olduğumu ben yeni bildim.
Sevdalandım bunlara ben âşık oldum
Nolur dayı uzatma çıkta gel dedi.
Ilyasın halinden bu üçü anlar
Keselerine bereket su gibi damlar
Hep onların olsun saraylar hanlar
Allah herkese çok versin hadi gel dedi.
-14-
AZERI DOSTLARIMA
Yeni yıla girdik ortalık durgun
Sokaklar bomboş insanlar yorgun
Gülüp eğlensekte yine de kirgın
Pansuman istiyor gönül yaralı
Bir sene bekledik geldi yılbaşı
Sona hanım mutfakta pişirdi aşı
Nurlanda ile azerin garadır gaşı
Yarısı vatanda gönül yaralı.
Jalesi Lalesi Hammı bir yerde
Azerle Nurlanda davandır derde
Dede olmak varmış Nazıma serde
Bacanaklar ayri gönül yaralı.
Uğur getirmiştir yezne mehtisi
Nazile ile Jale kizın ikisi
Nazıimin serveti gönül bitkisi
Gardaşlara hasret Sona yaralı.
Işte bu gurbetin halleri böyle
Gidenler gelmiyor doğru mu söyle
Değirmen dönüyor devamli suyla
Bad Driburg bomboş gönül yaral
Tevfikle Mehman bir de gayınço
Çakıra vurdular inan doyunca
Teraziye adaleti tutup goyunca
Hammisından ağır kantar hatalı.
Ilyas hatırladı bütün dostları1
Kafası haraptır pozuk yatlari
Yadından çıkmiyor Kırgız atlar
Hep hayal peşinde yürek yaralı.
Yezne: Enişte Hammi: Hepsi Çakır: Şarap
-15-
OĞLUM ÖNDER VE KIZIM ZEYNEP iÇIN
Yılbaşından önce geldiniz bize
Hal hatirdan sorup sohbet eyledik
Haydi, bize gidek dediniz evlat
Götürüp de bizi gonak ettiniz evlat.
Geldik yılbaşından gülüp eğlendik
Tam on dört gün burada bağlandik
Serhatınan bazı bazı eğlendik
Getirdiniz bizi size be evlat.
ilk defa bu kadar kaldım evinde
Mutluluklar bütün senin yuvanda
Çok sular döğmüşüz bunca havanda
Hep böyle mutlu olasın evlat.
Biletimizi alıp yolcu ettiniz bizi
Çok memnun ayrıldık işin içyüzü
Zamanla çok üzdüm belki de sizi
Gelmişi geçmişi unutak ne olur evlat.
Sağ salim evimize geç vakit geldik
Serhatla eğlenip bazen çok güldük
Zeynebin yüzünü pek çok az gördük
O kara Zeynebim kızımdır evlat.
Çok mutlu olmuşum hepiniz için
Bacı kardeş tutkun gördüm sizleri
Belki de sizlere çok büyük suçum
Tek bir ben değilim ayrılan evlat
Allah sizlere bol bol kazançlar versin
Yavrularıniz tek tek murada ersin
Bu Ilyas hepsinin toyunu görsün
Sizler çok yaşayın ben ölem evlat.
-16-
OĞLUM ÖNDER ÍçiN
Tren biletimi kestirmiş oğul
Istasyona götür yolla sen bizi
Durum iyi değil belki de ölüm
Burada kalmadan yolla sen beni
Yatmadim sabaha kadar kivrandım
Ölümden başkası yoktur dermanım
Evimde öleyim yoksa avradım
Yalniz gidemez yola gideyim.
Geldim helallaştım artık gideyim
Yerimi doldurur Serhat yedeğim
Saç yolması aynı bendir nedeyim
Onu gözüm gördü artık gideyim
Ferhat' la Ozan' im büyüdü gayrı
Arzu'nun küçükten ayridır tadı
Celal Zeynep helallaşalım hadi
Gelin görüşelim haydi gideyim
Önder'le Sibel'im yiük olduk size
Mutlu olun devamlı gelmeyin göze
Böyle olur ise çıkamam size
Açın yollarımı artık gideyim.
Stutgart' tan bindik hızlı trene
Götüngen'e geldik hava virane
Ne kadar bozulmuş eski zamane
Usandım zamandan çekip gideyim
Tlyas Gençoğluyu'm geldim gidiyom
Çocuklar torunlar büyük hediyem
Herkese boynum eğri ne diyem
Helal edin hakkıinızı çekip gideyim.
-17-
ÖLENE AĞLAMAM
Olene ağlamam çekip gidiyor
Çünkü Allah onu bizden çok sevmiş
Ne sefalar gördü ne cefa çekti
Göreceğini gördü çekip de gitti.
Doğup da büyüdü geceyle gündüz
Çalışıp koşturdu bir geçim için
Var yoğunu bir de dünya malını
Birakti dünyadan çekip de gitti.
Çok boğuştu bunca kara toprakla
Kazancını kefenin cebine sakla
Üstelik dalaştın kızılırmakla
Sellere kapılmadan çekip de gitti.
Göz koyma kardeşim dünya malına
Kabirde yer yok ipek halına
Dört metre beyaz bez kâfi salına
Sarılıp da dünyadan çekip de gitti.
Sultan Süleyman'a kalmamış dünya
Sonunda fânisin gitsen de ava
Son nefes çıkmadan dön git silaya
Gurbette ölmeden çekip de gitti.
Ne yedin içtinse ne de gezdinse
Insanı incitip eğer üzdünse
Sair olup eğer şiir yazdınsa
Kitabi çıkmadan çekip de gitti.
Ilyas' im diyor ki herkes gidecek
Ahirette yoktur sana yiyecek
En son herkes cepsiz gömlek giyecek
Sevinçten gömleği giyip de gitti.
-18-
EY HALIS KAYA
Saçını boyattın kara boyaya
Başıni teslim ettin züppe Ela'ya
Kara kafa ile ölseydin nasıl silaya
Cenazen gidecekti ey Halis Kaya.
Kendisi ahçıydı sanki bir ana
Uludağ' da nasıl gittim ormana
Orgürürem uşaklar dediydin bana
Bay1ldın örgürerek ey Halis Kaya.
Pala biçak cebinde köprüden öte
Peşine takılmış bir urus sipa
Hep eşek zannettin bindiğin atı
Alista içerdi hep vay Halis Kaya.
Vahit'le Nevzat erken gezerken
Ufacık iti görmüşler bağlı titrerken
Bu enişte demişler bize havlarken
Gülüp de geçmişler vay Halis Kaya.
Yanlışlıkla internete takılmış
Ta Italya-Venedik te resmi çekilmiş
Son zamanda Hido'ya fazla takılmış
Steinheimde ne aradinız vay Halis Kaya
Benim Cem gibi hep koştururdu
Çıkmıram lan der evde kapalı dururdu
Elke'yle Ela'ya hep bağırırdı
Bir ömre bedelsin vay Halis Kaya.
Lüchtringende bahçeyi hep böcek bastı
Lilo bana küstü suratın asti
Bir kova tuzu alıp bahçeye saçti
Bahçeyi kuruttuk vay Halis Kaya
-19-
EY HALIS KAYAII
Yerelmasi dalından biz tütün yaptık
Parfümledik onu pipoya bastık
Içtik de ölüyorduk hep geri kustuk
Olümden geri döndük vay Halis Kaya.
Nevzat telefonda ben Halis dedi
Elçe ta Varburgdan geriye geldi
Babacığıim hangimiz çok üfüyüz dedi
Sen çok ü füsün dedim gül Halis Kaya
Teşekkür ederim baba ben çok üfüyüm
Oğullarıyn içinde delibaş efeyim
Onlar hep uyuşuk bense neşeyim
Değil mi Baba" dedi koç Halis Kaya.
Nevzat nikâh kiyar koca Aynur'a
Vahit'le attılar bir yazı-tura
Rezzan'a gelmişsti sonradan sıra
Onu beğenmedi bu Halis Kaya
Asında Rezzan' la Halis' in hiç farkı yok
Yaşar hep ağlardı yandan çarkı yok
Halisin boynuna kurt dişi takıyok
Yaşar'i krmadı bu Halis Kaya.
Bir de baktık daldan bir Fatoş geldi
Vahid'e misafir yatılı kaldı
Işte Vahit şimdi belayı buldu
Andresa takıldı bu Halis Kaya.
Eski günlerimiz hayal edip yaziyom
Bazen kendi kendime pek çok kızıyom
Vefasız dostları hiç özlemiyom
Sizler de benim gibi olun ey Halis Kaya.
-20-
HASTAHANEDEN HABER GELDI
Yine haber geldi hastane gel diyor
Sana yine gün doğgdu ay uğraş zaur
Herhalde Allah'a yine yalvardın
Beni gitsin diye ay ugraş zaur
Ben hastaneye yatınca bayram ediyon
Ben gidince uğrun uğrun geliyon
Oturup soframda çörek yiyiyon
Rizasız lokma yutulmaz ay ugraş zaur.
Hani memlekette hamam yok dedin
Kaç para mamana sen harçlık koydun
Yemeği beğenmezsin ağzını eğdin
Daha ne işin var evimde ay ugraş zaur
Yedi yıldır başımda büyük belasin
Gözüm görsün sen benden de önce ölesin
Allah affedici ama şeytanlardan bulasın
Beni ne hallere koydun ay uğraş zaur.
Allah dert versin sana çaresiz olsun
Sonbahar çiçeği gibi gül benzin solsun
Maman senin için saçını yolsun
O zaman anlasın maman beni ay uğraş zaur.
Ben gidince sakıl girme evime
Sancılar saplansın nolur sağina
Hazarda düşesin balık ağına
Baliklara yem olasıin ay uğraş zaur.
Ilyas'a çektirdin sen de çekesin
Yollarda kartallar leşini yesin
Ilyas elleriyle mezara koysun
Mezarında kokasin ay uğraş zaur.
-21-
AYLAR YILLAR SENIN OLSUN
Aylar yillar senin olsun
Kisa günler yeter bana
Dünya malı senin olsun
Avuç toprak yeter bana
Lale sümbüllerle çiçek
Ağardı saç ile pürçek
Tarlada bir demet burçak
O da çoktur yeter bana
Meşelikler ovalıklar
Istemiyom senin olsun
Altindaki ceylan postan
Koç derisi yeter bana
Saraylarin servetlerin
Katar katar Mürvetlerin
Bütün dünya nimetlerin
Bir tek çörek yeter bana
Sen ağasın bense çoban
Altın dişli öldü baban
Tarladaki kara saban
O da çoktur yeter bana
Meradaki sürülerin
Katar katar hurilerin
Pala biyık dürzülerin
Bir pos biyık yeter bana
Ilyas istemiyom malı
Altindaki ipek halı
Ancak itler yiyer yalı
Bir eski çul yeter bana
-22а-
UN
TASLAR SES VERMEZ
Dilleri yok yaprakların konusa
Dikilmiş ağaçlar bütün yokusa
Gerdana işlenmiş türlü nakIsa
Dolasam kendimi yine ses vermez
Dağların sultani uzun çam dalı
Dokanmiş kavağa bir seher yeli
igdenin dalinda açıiyor gülü
Mis gibi kokuyor yine ses vermez
Karamiğa dolamiş keçi kilıni
Ardiç sanki koca dağın gelini
Bir gecede aşsan Çamlıbelini
Yorulup otursan yine ses vermez
Meşeler kaplamış o koca dağı
Tilkiler çakallar bir sürü ayı
Aslanlar kaplanlar Sankiye dayı
Yırtarlar adamı yine ses vermez
Baltayla ormanı kesip dağıtmi1ş
Hişıl hişıl ses veren koca söğütmüş
Koskoca ormanı kesip dağitmiş
Baltası körelmiş balta ses vermez
Doga çok güzeldir doğaya bakin
Yeşeren ağacı kesmeyin sakin
Baltayı vurmayın Allahtan korkun
Kestiğiniz ağaç yine ses vermez
Ilyas Gençoğluyum doğduğum köyu
Ne yeşillik var ne kuru agaç
Cingi taşi dolu karşki yamaç
Birbirine vursan yine ses gelme
-22в-
SEVMEZ VATANI
Askere gitmeyen sevmez vatani
Sen de yetim koydun kendi sıpanı
Unutma hiç şehit düşüp yatani
Sana vatansever diyenin
.
Askerlige gitmedin Almana geldin
Bir Rus kizı ile hemen evlendin
Ulkene hayrın yok burada eğlendin
Sana vatansever diyenin......
Askerliği duyunca korkudan ağlar
O yüzden gitti ya o kara bağlar
Sefa sürer burada gönlünü eğler
Sana vatansever diyenin
Ermeni vatanına senden çok bağlı
Senin gibilerin yüzünden gitti hocalı
Başın her gün ağrısın yürek sancılı
Sana vatanperver diyenin.......!
Doğuştan yetimsin insanlık bilmez
Yüz yaşına da gelsen hiç yüzün gülmez
Kazancına senin bereket gelmez
Sana bu insan diyenin.
Ananı aldım ya nikâhım sana
Nerde karışıp kaynadın bunca insana
Her zaman insan ol dedim ya sana
Bu insana benzer diyenin
Allah sana öyle bela verir ki
Hep haram yiyeni öyle görür ki
Tlyas ardn sira öyle yürür ki
Yürüyüp korkanın
-23-
TORUNDAN TOSUNDAN HAYIR YOĞUMUs
Muharrem ayında bir haber geldi
Dediler firişka çok güzel öldü
Musi çok ağladı perişan oldu
Evlattan devletten hayır yoğumuş.
Torunlar büyüttüm hayır vermedi
Nenisinin kirkına Zaur gelmedi
Emmisi ölende hemen damladı
Torundan tosundan hayır yoğumuş.
Derdin ki neneme verem başım
Çöreğini çok yedin hem de aşını
Ben yaptıram nenem kabir taşıni
Sahtekâr gededen hayır yoğunmuş.
Bir de gitti mamasını fitledi
Tilki gibi ordan ora zıpladı
Verdiği sözünü neden tutmadı
Sahtekâr Neveden hayır yoğumuş.
Karıştirr ortalığı asla utanmaz
Ona haram artık namazla niyaz
Seni alır bir gün o kuru ayaz
Sahte müslümandan hayır yoğumuş
Rahmete gitmiştir Musi göreyim
Gözlerine dursun onun çöreği
Kabrini yaptır da sal sen sirayi1
Senin gibi Gede daha yoğumuş.
Ilyas' im her sözün ardında varım
Ne dini imanı vardır Zaur'un
Insanliğı olmaz kaypak gâvurun
Senin gibi haram-zade yoğumuş.
-24-
AŞK BIR DEĞIRMENDIR
Aşk bir değirmendir döndükçe döner
Hep yeşil dallara bülbüller konar
Sevda yüklü kervan semahlar döner
Güller açar yollar bitmek bilmiyor.
Hanci hana varmiş kervani yüksüz
Anası ölmüştü yaralı ceylanim öksüz
Teleği dökülmüş kanadı tüysüz
Yorulmuş turnalar uçmak olmuyor
Susuz değirmene uğramaz kervan
Suyunu kesmiştir o zalım mervan
Ismail'i verdi babasi kurban
Işte bu sevgiyi gören olmuyor.
Yolcu yürü nolur yolundan kalma
Sen sen ol da sakıl Mervana kanma
Yezide lanettir sakıl aldanma
Yunus gibi olsan da bilen olmuyor.
Aşk elinden nice canlar yok oldu
Kerem yana yana Aslıyı buldu
Arzu Kamber için dağları deldi
Ferhat la Șirini gören olmuyor.
Ovaya obaya çadır kurdular
Bir sevda uğruna canlar verdiler
Sırasi gelende tek tek öldüler
Gittiler geriye gelen olmuyor.
Coşkun sular aksın değirmen dönsün
Aşk kervanı yorgun ovaya konsun
Doğanlar ölmesin gidenler gelsin
Ilyas' im der geriye gelen olmuyor.
-25-
KARA GÖZLÜM
Kara gözlüm çok sevmiştim ben seni
Ağlatıp Mecnun'a çevirdin beni
Yoluna adadım bu kuru canı
Sevmiyorum inan artık ben seni.
Aşkın ile çok dolandım yoruldum
Dene oldum harmanında savruldum
Yaktın beni güneşinle kavruldum
Sevmiyorum inan artık ben seni.
Dört dalli yoncaya benzer açardım
Kumru gibi daldan dala uçardım
Yaylalara çadır kurup göçerdim
Sevmiyorum inan artik ben seni.
Yörük çadırına göçüp yerleştin
Gittin uzaklara fazla yol aştın
Çok erken değiştin ben sana şaştım
Sevmiyorum inan artık ben seni
Ardın sıra düşüp seni aramam
Dökülse zülüfler ak gerdana taramam
Rüyada görmüş gibi hayıra yoramam
Sevmiyorum inan artik ben seni.
Çadır kurup yüce dağa oturmuş
Ardı sira bu Ilyas'i götürmüş
Bu ömrümü söke söke bitirmiş
Sevmiyorum inan artık ben seni
Yolduğum saçları gömdün toprağa
Seherin ayazında değsin kırağa
Beni birakıp da gittin irağa
Sevmiyorum inan artık ben seni.
-26-
BAHÇESÍNE ÇÍÇEK DiKTÍM GÜL AÇTI
Bahçesine çiçek diktim gül açtı
Yüreğimi kafes ettim uçup da kaçti
Kollarimı açtim ama vazgeçti
Yollarına halı sersem gelmiyor
Duman sarmış şu dağların başını
Nazli yar dediğim gönül kuşumu
Uğruna çektirdim yedi dişimi
Hepsini çektirsem yine gelmiyor.
Turna olup havalarda uçsam da
Kuşlar gibi dağdan dağa göçsem de
Pinarından soğuk sular içsem de
Yollarıni seller almış gelmiyor
Yaz gelende yaylalara çıkalm
Sözüm geçmez artık yok ki sakalım
Bu sene de öyle geçti bakalım
Seneye kalsa da artık gelmiyor
Yllarca bekledim gözyaşı döktüm
Çok yalvardım benim ömrümü söktün
Yeşeren bağımı tutup da büktün
Yeniden eksem de yine gelmiyor
Şu dertli halimden bilen olmadı
Omür boyu çektim yüzüm gülmedi
Akan gözyaşlarım silen olmadı
Kör olsa gözlerim y ine gelmiyor
Ilyas'im ağlarım kendi halime
Hiç de göz koymadım dünya malına
Her zaman gittiğim doğru yoluma
Kar yağsa da sel alsa da gelmiyor
-27-
BALACABULAGIN
(Küçük Pnarin)
Sakil ardm sıra gözyaşı dökme
Sonra göz bulağın kuruyup kalır
Nolur Allah' ina hiç isyan etme
Lal olur dillerin kuruyup kalır
iki türlü ağit vardır avrada
Birinci ağidı hoş görür Huda
Ozünü parçalama boşa beyhuda
Sonra göz bulağın kuruyup kalır
Boşa hiç döğünme yaşın genç senin
Dalinda duran var güleyip emin
Ikinci ağiıda bütün hevesin
Hevesin göğnünde kuruyup kalır
Sakıl aldanma sen yalan dünyaya
Men ölende sen çok kalırsın yaya
Dalini dayadın sen o sipaya
Umutlanma umudun kuruyup kalır
Yastiğim yumuşak döşeğim diken
Çok baba adamdı rahmetli atan
Mene çok çektirdio bedbaht sıpan
Ozün onun yüzünden kuruyup kalır
Men geldim giderim siz şirin olun
Sene hayır vermez bir tek oğlun
Men ölende sen çok perişan olun
Bütün umutların kuruyup kalır
Bu dünya ne menim ne de senindir
Canımi verdiğim menim canimdır
Iki cür ağlayan menim hanimdır
Balaca bulağın kuruyup gider
-28-
AZERBAYCAN KERBELASI
Yirmi yanvar hadisesi
Azerbaycan kerbelası
Bir de aynı hocalıIS
Azerbaycan kerbelası
Amansiz gaddar Sovyetleer
Bakü'yü gece bastılar
Hababarsızdı asıp kestiler
Azerbaycan kerbelası
Dünya görsün bu zulmü
Oldürdüler tek gelini
Kestiler halkın yolunu
Azerbaycan kerbelası
Nece Hasan Hüseyinleri
Vurup kırip öldürdüler
Avrat uşak saldırdılar
Azerbaycan kerbelası
Gafil avlayıp yaktılar
Nece yuvalar yıktılar
Minlerce gülle sıktılar
Azerbaycan kerbelası
Ne Aliler ne Veliler
Bir günde şehit oldular
Vatan için hep öldüler
Azerbaycan kerbelası
Şehitlerin Xiyabanı
Gorbaçovun çıksın cani
Gorudu hep Ermenistan'
Azerbaycan Kerbelası
-30 а
Toprağina sahip ol
Ay Azeri balaları
Vatanıni korumazsan
Böyle Sovyet hileleri
Kim savaşir senin için
Sen yaşarsan canin için
Askerlikten kaçmak suçun
Olma gavur balalar
Para ile asker olmaz
Bu vatan böyle kurtulmaz
Hani sendeki din iman
Çok çekersin çileleri
Göğe kaldır şu başını
Hep elden alma aşını
Alirlar çakıl taşını
Ermenistan gedeleri
Adam ol yurdunu koru
Düşman dolu sağı solu
Terk et artık şu pis yolu
Askere git ey urus dölü
Ey benim aslan yiğidim
Dün küçüktün bugün büyüdün
Vatan ve bayrağın için
Git çöllerde savaş oğul
Ilyas der ki git askere
Yiğitçe al gel teskere
Y oksa vatana yüzün olmaz
Olun sen herkese maskara
-30в -
BALACABULAGIN (K üçük Pinarin)
Sakil ardm sira gözyaşı dökme
Sonra göz bulağın kuruyup kalr
Nolur Allah'ina hiç isyan etme
Lal olur dillerin kuruyup kalır
Iki türlü ağıt vardır avrada
Birinci ağıdı hoş görür Huda
Ozünü parçalama boşa beyhuda
Sonra göz bulağın kuruyup kalır
Boşa hiç döğünme yaşın genç senin
Dalında duran var güleyip emin
Ikinci ağida bütün hevesin
Hevesin göğnünde kuruyup kalır
Sakıl aldanma sen yalan dünyaya
Men ölende sen çok kalırsın yaya
Dalını dayadın sen o sipaya
Umutlanma umudun kuruyup kalır
Yastığım yumuşak döşeğim diken
Çok baba adamdı rahmetli atan
Mene çok çektirdi o bedbaht sıpan
Ozün onun yüzünden kuruyup kalır
Men geldim giderim siz şirin olun
Sene hayır vermez bir tek oğlun
Men ölende sen çok perişan olun
Bütün umutların kuruyup kalır
Bu dünya ne menim ne de senindir
Canimı verdiğim menim canımdır
Iki cür ağlayan menim hanıimdır
Balaca bulağın kuruyup gider
-29-